Özgür Özel'den 'süreç' mesajı: 'Cumhuriyet Halk Partisi’ne rol biçmeye çalışanları dikkatle izliyoruz'

Özgür Özel'den 'süreç' mesajı: 'Cumhuriyet Halk Partisi’ne rol biçmeye çalışanları dikkatle izliyoruz'

Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "süreç"le ilgili mesajlar verdi. "Cumhuriyet Halk Partisi’ne rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları dikkatle izliyoruz" diyen Özel, "Kendine ait siyaseti olmayanlar, başkalarının planlarında figüran olurlar" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” açılış konuşmalarıyla başladı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salonun farklı kimlikleri, siyasi aidiyetleri ve yaşam tarzlarını bir araya getirdiğine dikkat çekerek "Bizim beklentimiz ve amacımız tam olarak budur. Çoklu krizleri, çoklu kimliklerimizle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak. Türkiye için özgür, adil ve huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmak’ dedi.

Özel, iktidarın devam ettirdiği "süreç"le ilgili olarak ise destek vermeye devam ettiklerini belirtirken "Meseleyi bir siyasi ihlal olarak gören anlayışı da üzülerek takip ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları dikkatle izliyoruz" ifadelerini kullandı:

Özel konuşmasından bazı başlıklar şöyle:

"TERÖR YOKSULLUKTUR, GERİ KALMIŞLIKTIR"

"Ülkenin her meselesinde olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduk, duruyoruz ve bundan sonra da duracağız. Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele, kuşaklar boyunca taşınan ağır bir toplumsal yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor.

Terör nedir? Terör, korku salmaktır. Gündelik hayatı karanlıkların gölgesinde yaşamak zorunda kalmaktır. Olağanüstü haldir. Korkmadan bir ilçeden diğerine gidememektir. Terör, evlatlarımızın büyüdüğünü göremeden, gelinlik ve damatlık giydiremeden onları kara toprağa vermektir. Terör, yoksulluktur; dünyadan geri kalmışlıktır. İşte biz bu ülkenin geleceği kararmasın diye, analar Kürt olsun Türk olsun ağlamasın diye, tarihsel bir tutarlılık içinde her dönemde barışı savunduk.

Bu barışı savunmaya hep birlikte devam etmeliyiz. Bu meselenin meclis çatısı altında, toplumdan hiçbir şey saklamadan; samimiyetle, şeffaflıkla ve cesaretle çözülmesini istedik. Sonunda bu önerimize uygun biçimde mecliste bir komisyon kurularak başlayan sürece destek verdik ve destek vermeye devam ediyoruz. Yapılan hataları, eksik bırakılan konuları açıkça milletimizle ve muhataplarımızla paylaştık, paylaşmayı sürdürüyoruz. Bu mesele bizim için hiçbir zaman bir siyasi çıkar konusu olmadı.

"CHP'YE ROL BİÇMEYE ÇALIŞANLARI İZLİYORUZ"

Meseleyi bir siyasi ihlal olarak gören anlayışı da üzülerek takip ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları dikkatle izliyoruz. Herkes bilmelidir ki Cumhuriyet Halk Partisi bugün Türkiye’nin birinci partisidir. Kendine ait siyaseti olmayanlar, başkalarının planlarında figüran olurlar. Bizim ise Türkiye’nin meselelerine ve ihtiyaç duyduğu çözümlere dair kendi müstakil siyasetimiz vardır. Terörün bitmesi, silahların susması ve bu meselenin demokratik zeminde çözülmesine ilişkin irademiz tamdır.

GAZZE'DEKİ KATLİAM: KÜRESEL SERMAYEYLE EL ELE

Kıymetli misafirler, bugünlerde sıkça 'dünyanın çivisi çıktı' deniyor. İki dünya savaşı görmüş, vekalet savaşlarıyla, bölgesel çatışmalarla ve soğuk savaşlarla şekillenmiş mevcut sistem, yeniden dengelerin bozulması tehdidiyle karşı karşıyadır. Demokrasiler zayıflıyor, güvencesizlik artıyor, eşitsizlikler derinleşiyor. Sermaye birikim sistemi değişiyor; şirketler artık yalnızca sermayeyi değil, savaşları da yönetiyor. Barış ise maalesef süper güçlerin küresel sermayeyle el ele pazarladığı renkli bir masala dönüştürülmek isteniyor. Gazze’de olan tam da budur. Soykırımı yapanlar, yetmiş bir bin insanı öldürenler, bugün demokrasi havarisi gibi davranarak barış adı altında fiili işgale girişiyorlar. Böylesi bir atmosferde Türkiye’nin bekası, içeride birlik ve beraberliği büyüten, dışarıda ise aklı ve soğukkanlılığı esas alan bir siyaset çizgisine bağlıdır. Toplumu ayrıştıran değil birleştiren, gerilimi körükleyen değil denge kuran bir iç siyaset artık bir tercih değil, zorunluluktur.

"SLOGANIMIZ ÇIKIŞ YOLUNU TARİF EDİYOR"

Bu krizlerden çıkışın yol haritası, aslında meydan meydan yükselttiğimiz bir sloganda vücut buluyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Bu söz, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu krizi de çıkış yolunu da tarif eden anlayışın kelimelere dökülmüş halidir. Türkiye iç barışını ve huzurunu sağlamak zorundadır. Bu hedefe toplumu ayrıştıran, düşmanlaştıran ve kutuplaştıran politikalarla ulaşmak mümkün değildir. Otoriterleşmiş, çıkar odaklı bir eksene savrulmuş, rayından çıkmış ve bozulmuş bir siyasi kültürün yarattığı tahribatı, ancak gerçek bir demokratik siyasetle onarma iradesi gösterilebilir. Toplumsal sorunları, üzerine basarak yükselinecek bir basamak olarak gören siyaset anlayışı artık yolun sonuna gelmiştir. Milletimiz, her düşüşte yeni düşmanlar yaratarak ayakta kalmaya çalışan bu siyasi bakışı topyekûn reddetmektedir.

Zemini çürük bir binada kolonların yükselmesini beklemek de, bir yeri onarmaya çalışırken başka bir yerin yıkıldığını görmezden gelmek de doğru değildir. Biz, hepimizin içinde güvenle yaşayacağı sağlam bir evi inşa etmekten söz ediyoruz. Bu nedenle toplumsal barış, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü birbirinden ayrılamaz; birbirinin tamamlayıcısıdır."

4 PANEL DÜZENLENECEK

"Demokrasi ve Toplumsal Barış Konferansı" CHP tarafından düzenleniyor. CHP Parti Meclisi Üyesi ve Cumhurbaşkanı Aday Ofisi Koordinasyon Kurulu Üyesi Emine Uçak’ın sorumluluğunda düzenlenen konferansın ikinci gününde program dört ana panelden oluşuyor:

1. Panel (Yurtta Barış, Dünyada Barış): Mesut Yeğen moderatörlüğünde; Hüseyin Oruç (İHH), Esra Çuhadar (BM Danışmanı), Galip Dalay (Chatham House) ve Mithat Sancar (DEM Parti) konuşmacı olarak katılacak.

2. Panel (Demokratik Bir Geleceğin İnşası): Sezgin Tanrıkulu moderatörlüğünde; Saruhan Oluç (DEM Parti), Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol Partisi), Ahmet Şık (TİP), Feti Yıldız (MHP), Bülent Kaya (Yeniyol Grup) ve Doğan Bekin (Yeniden Refah Partisi) yer alacak.

3. Panel (Toplumsal Barışın Sosyoekonomik Zemini): Serkan Özcan moderatörlüğünde; Mehmet Kaya (Diyarbakır Ticaret Odası), Ozan Diren (TÜSİAD), Reyhan Aktar (TÜRKONFED) ve iktisatçı Şevket Pamuk sunum yapacak.

4. Panel (Barışı Toplumda Yeniden Kurmak): Emine Uçak Erdoğan moderatörlüğünde; Ahmet Özer, Gültan Kışanak, Melek Göregenli, Prof. Besime Şen ve Güven Sak (TEPAV) konuşacak.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.