İlk veri Eylül’de açıklandı: Resmi verinin üç katıydı

İlk veri Eylül’de açıklandı: Resmi verinin üç katıydı

Ekim ayı enflasyonu yıllık yüzde 11,89 olarak gerçekleşti.

 

TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) açıkladığı verilere göre enflasyon aylık olarak ise yüzde 2,13 oldu.

Öte yandan 1,5 yıl önce kurulan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı Ekim ayı enflasyon oranı ise aylık yüzde 2,56. Bu veri, Türkiye’de resmi veriler ile sahadaki gerçeklerin uyuşmadığına yönelik eleştirilerin bir yansıması niteliğinde.

Türkiye’de resmi kurumların açıkladığı enflasyon ve işsizlik gibi verilerin, gerçeği yansıtmadığı eleştirisi uzun zamandır yapılıyor.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), bir grup akademisyen tarafından Türkiye’deki enflasyonun saatlik, günlük ve aylık olarak açıklanması amacıyla kuruldu.

Anlık olarak takip edilen döviz kuru, faiz ve borsa hisse fiyat değişimlerini etkileyen enflasyon verisinin de anlık olarak hesaplanması hedefleniyor.

TÜİK, enflasyon verisini sadece aylık olarak açıklıyor.

ENAG ise kamuoyuna ilk aylık verisini Eylül ayında açıkladı. Hesaplamalarına göre aylık olarak Eylül ayında enflasyon yüzde 3,61 oldu.

Bu TÜİK’in açıkladığı 0,97’nin üç katı.

ENAG’ın kurucusu ve yöneticisi olan Prof. Dr. Veysel Ulusoy, “Sokağın enflasyonuyla resmi verilerin uyuşmadığını her zaman belirttik” dese de ENAG’ın kurulması amacının daha çok akademik olduğunu vurguladı.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Ulusoy, hesapladıkları veri ile TÜİK’in verisinin uyuşmamasının bir denetim mekanizması kurulmasında etkili olabileceğine inanıyor:

“Enflasyonu siyasetten arındırılmamış bir veri olarak verdiğiniz zaman fakirlik başlar. Aralık ayında ayarlanacak ücretlerin yıllık enflasyona göre gerçek değeri belirlenmez. Gelir dağılımı başta olmak üzere fakirliğin temelini oluşturur.”

Hesaplama nasıl yapılıyor?

ENAG’ın enflasyon sepetinde, TÜİK sepetindeki 418 maddenin 314 tanesi yer alıyor.

Bu da TÜİK’in enflasyon sepetinin ağırlık olarak %80’ine denk geliyor.

Geriye kalan 104 madde ise enflasyona etkilerinin yoğun olmaması ve tüketim davranışlarını tam olarak yansıtmamaları nedeniyle kapsam dışına alındı.

Ancak TÜİK enflasyon oranı ile birebir karşılaştırma yapılabilmesi için bu 104 ürünün aylık fiyat değişimi, TÜİK’ten alınarak ENAG’ın hesapladığı enflasyon oranının içine kalan yüzde 20 olarak ekleniyor.

TÜİK sepetiyle ürünler ve ağırlıklar aynı, ölçüm farklı

Böylece ENAG’ın enflasyon hesaplamasında ürün sepeti ve ürün ağırlıkları TÜİK ile aynı şekilde ele alınırken ölçümleme ve metodolojide farklılık görülüyor.

TÜİK’e daha önce enflasyon sepetine aldığı ya da almadığı ürünler üzerinden bazı eleştiriler yöneltilmişti.

Prof. Dr. Ulusoy ise TÜİK’in enflasyon hesaplamasında seçilen ürün listesinden ziyade bu ürünlere dair kullanılan ağırlıkların tartışmalı olduğu görüşünde:

“Tartışma liste üzerinden yapılırsa bir yanılgı oluşur; zira Avrupa Birliği’nin listesi ve ana ürün harcama gruplarının özelliği aynı. Öte yandan ağırlıkları üzerinden gidersek tartışmada haklılık payı var.”

‘Enflasyon, ücretlinin ne kadar zam alacağını belirler’

Ulusoy, enflasyonun gerçeğe uygun açıklanmasının neden önemli olduğunu ise şu şekilde açıklıyor:

“Dünyada sermayenin payı ile ücretin payı, bütün kavgaların sebebidir. Karl Marx’ın Kapital’inde de belirtilen en büyük vurgu budur.

“Sermaye sahibi fiyatı belirleyendir, ücretli fiyatı belirlenendir. Dolayısıyla enflasyonun hakiki bir şekilde elde edilmesi ücretlinin ne kadar zam alacağını ortaya koyar.

“Sermaye sahibi zaten fiyatı belirlerken döviz kurundaki ve faizdeki değişimi yansıtır. Yansıttığı fiyatın düşük açıklanması ücretlinin gelirini, alım gücünü daha da azaltacak; gelir dağılımını bozacaktır.”

merkez bankası

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.