İBB Davası'nda 11'inci gün: Ekrem İmamoğlu'ndan Mehmet Murat Çalık'a sorular

İBB Davası'nda 11'inci gün: Ekrem İmamoğlu'ndan Mehmet Murat Çalık'a sorular

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanıklı İBB Davası'nda, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık sorgusu yapıldı. Duruşmada söz alan İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e göndermede bulunarak, "Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez" dedi. İmamoğlu, duruşmada Murat Çalık'a sorular yöneltti.

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 106’sı tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB Davası devam ediyor.

Duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

İBB Davası'nın 11. gününde dün savunmasını tamamlayan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın sorgusu yapıldı.

Duruşmada söz alan İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e göndermede bulunarak, "Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Ama bu zor bir iş. Onun için lütfen buna imtina edin. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez. Onun için ısrarla söylüyorum ki, ısrarla ifade ediyorum ki burada "asrın yolsuzluğu" değil, asrın hukuksuzluğuyla mücadele ediyor ve demokrasi mücadelesi veriyoruz" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Mehmet Murat Çalık'a da sorular yöneltti.

CANLI BLOG

21.00 | İBB RAYLI SİSTEMLER DAİRE BAŞKANI CEYHUN AVŞAR SAVUNMA YAPTI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar savunmasına başladı.

Avşar savunmasına iddianamenin 140. maddesinde yer alan metro hatlarını anlatarak ve bunlara dair açılan ihaleleri izah ederek başladı. Avşar "Biz, hazırladığımız projelerde öngörülemeyen durumlar dışında %2, %3 veya %5 gibi en ufak bir metraj hatası olmayacak, herhangi bir proje tadilatı gerekmeyecek şekilde yola çıkmaya hassasiyet gösterdik. Yaklaşık maliyetimizin ne olduğunu çok iyi biliyoruz, projemize ve oluşturduğumuz metrajlara sonuna kadar güveniyoruz" dedi.

Hakkında çıkan 14 milyar TL'lik zarar haberlerine dair ise "Ben konuma komşuma, aileme, eşime, herkese; yani biz burada 15.000.000.000 tasarruf oluşturduk, yani nasıl 14.000.000.000 kamuyu zarara uğratabiliriz?" ifadelerini kullandı ve ifadesinin devamında "Yani siz bir ihalede gecenizi gündüzüne katacaksınız, 15.500.000.000 tasarruf sağlayacaksınız; 14.000.000.000 kamu zararıyla, yetmeyecek bu iddialarla 697.000.000 TL ile yargılanacaksınız" diye ekledi.

İhbar ve dilekçe konularına ise "Mesela bu iki ihalede bile Ogün Kuzu var, Aga Enerji diye bir firma var; o da benzer şikayet dilekçelerini sunuyor. Kemal Seviş diye bir adam var, inşaat var; Gaziosmanpaşa'da nalburluk yapan adam bile "Ben şöyle bir şey duydum" diyerek ihbarda bulunuyor. Yani bizim inşaat piyasasında birçok benzer ihalelerde bu tarz benzer durumlar oluşabiliyor" diyerek cevap verdi.

Avşar savunmasının devamında "Bugüne kadar bu ülkede yanlış yolculuk verisiyle, yanlış fizibilitelerle, yanlış güzergahlarla, yanlış inşaatlarla, yanlış işletmelerle bu memleketin yüzlerce milyar TL'si yer altına gömüldü. Biz "Bununla savaşacağız" dedik, "Bununla mücadele edeceğiz" dedik" dedi.

Ceyhun Avşar savunmasını "Benim söyleyeceğim tek şey şu; son olarak onu söyleyeceğim ve toparlayacağız: Ben hiçbir ihaleye fesat karıştırmadım. Hiç kimsenin herhangi bir ihaleye fesat karıştırmasına da asla müsaade etmem" diyerek bitirdi.

Savunmanın ardından Ekrem İmamoğlu, Ceyhun Avşar'a sorular yöneltti:

Ekrem İmamoğlu: Çok teşekkür ederim. Tabii Ceyhun Avşar Daire Başkanımızı dinlemekten gururlandım, teşekkür ederim. Ama şunu burada belirtmem lazım ve sizin yine az önce anlattığım şekilde aslında bürokrasiden ilk arkadaşıma soru soruyorum. İki belediye başkanımıza sordum, bir iştirak genel müdürüne sordum. Çünkü hep diyorum ya özür dileyerek; ne menem bir örgüt ki biz aslında örgütlü yapıyı bilimsel bir çatı altında yürütmeye gayret ediyoruz. Buna insan kaynakları bilimi diyoruz ama burada bir suç örgütüne döndürülmek isteniyor. Onun için bunların sizin huzurunuzda cevaplandırılması, mahkemenin de kararına hem de Türk milleti huzurunda söylenmesinin çok vicdani bir hat oluşturacağına inanıyorum. Ceyhun Bey, biraz böyle ritmik gidelim ki hem bu gece vaktinde sizi de yormuş olmayalım, mahkeme başkanımızı ve heyetini de. Söylediğiniz 2012 ama nasıl işe başladınız? 2012'den öğrenmek istiyorum. Ben de bilmiyorum, ilk defa soruyorum size yani.

Ceyhun Avşar: Başkanım, ben 2007-2010 yılları arasında yurt içinde ve yurt dışında projelerde çalıştım. 2010 yılında Kamu Personeli Seçme Sınavıyla, yani KPSS sınavıyla Eyüpsultan Belediyesi'ne atandım. Eyüpsultan Belediyesi bir ilçe belediyesi; çalışma kriterleri bana uymuyordu. Daha çok şantiyeci, daha çok sahada çalışmayı seven bir yapım vardı. Asaletimi aldığım günün ertesi günü dilekçe yazdım İstanbul Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Daire Başkanlığına. O dönem bir müdürlüktü, atama oldu.

O zamanın şube müdürü ile geçişle alakalı görüşme yaptım. Şube müdürüm şu an Ulaştırma Bakanlığı'nda genel müdürlük yapıyor. Ve daire başkanlığını normalde memuriyetten istifa etme sürecim vardı; bana o dönem raylı sistemlerin de çok seveceğim, çalışabileceğim bir alan dendi. Ben de geldim, kendimi bildim bileli çalıştım. Hep çalıştım yani, başka bir şey yapmadım.

Ekrem İmamoğlu: Yani 2012'den beri oradasınız?

Ceyhun Avşar: Evet Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: Şimdi burada şunu açıklamak isterim ki; Ceyhun Bey de belki yani bu şekilde işe başladığı dönemde konuşmadığımız için, başladıktan sonra, görevine başladıktan sonra tanıştığımız için bu hiyerarşik yapıyı da bilmenizi isterim. Mesela bir daire başkanı atanacağı zaman, daire başkanının onayını üstleri olan genel sekreter yardımcısı ve genel sekreter onaylıyorsa; ben onun kim olduğuna bile bakmam. Ve bir kriterimiz daha vardır. Bu birinci kriter; ikinci kriterimiz de şudur: "Önce içeriden birisini bulabilirseniz mutlaka bunu zorlayın" deriz. Dolayısıyla daire başkanı atanması esnasında yani Ekrem İmamoğlu'nun işte oluru ya da işte Ekrem İmamoğlu'nu ikna edecek çabanız mı oldu yoksa kendi içinizdeki o mekanizma mı işledi?

Ceyhun Avşar: Başkanım, ben geçmişten gelerek bir şey söyleyeyim. Ben çalıştığım dönemlerin hemen hemen hepsinde hangi görevi yaparsam yapayım, bir üst yöneticinin tarafından çok sevilmedim. Böyle geçti yani, benim hayatım böyle mücadeleyle geçti. Ben mühendisken de şefken de genelde böyle geçti. Ben yani doğal olarak bir an önce anlatacaktım, siz müsaade edince kısa kesip bitirmemi istediniz.Ben Çekmeköy metrosu müdür yardımcısı olarak... Zaten Üsküdar-Çekmeköy hattının ilk etabı Türkiye'nin ilk sürücüsüz metrosudur. Ben o hattın bütün aşamalarında çalışan, yani Türkiye'nin ilk sürücüsüz metrosunun bütün alt aşamalarında çalışmış; birinci etabını 2017'nin Aralık ayında açmış, ikinci etabını 2018 Ekim ayında açmış ekibin şefiyim. Ve o dönem müdür yardımcısının bir hastalığı vardı, müdür yardımcısıydım aslında; fiili olmasa da müdür yardımcılığı yapıyordum ve siz geldiniz. Doğal olarak o projenin devamında Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli işinde ben şube müdür yardımcısı olarak görev aldım. Ve 2020 yılında sıfırdan başlayan 6 projemiz vardı. O 6 projeden 2024 döneminde açılan tek işimiz Çekmeköy-Sultanbeyli hattı oldu. Çünkü ben orada çalıştım, çok çalıştım. Ve bunun sonucunda şube müdürü oldum. Projeler Müdürlüğünde de şube müdürü oldum. Göreve başladıktan sonra ilk oradaki projelerden başlayarak çok büyük tasarruflar oluşturduk, projeleri arz ettik. Sonrasında atama döneminde sizinle hiçbir görüşmem olmadı; Sayın Genel Sekreterin olurlarıyla ve takdirleriyle o dönem daire başkanlığı gerçekleşti.

Ekrem İmamoğlu: Az önce dediğiniz 90.000.000.000 liralık, ki bugün güncel değerlerle de daha yüksektir, bütçeyi, ki bütçenin sahibi daire başkanıdır. Benim aslında hiç tanımadığım, liyakatiyle gelen siz ve sizin gibi arkadaşlarınız... Burada başka daire başkanı arkadaşım da olacak, onlara da soru soracağım. Emanet ettik. Peki, yine burada da arkadaşlarımız var, yine gözaltına alındılar sizinle beraber. Orada da dışarıdan duyduğum için, duruşmada gösterdiğin yönetici karakteri açısından yol arkadaşım olmandan da gurur duyuyorum. "Arkadaşların sorumluluğu yoktur, eğer madem bir suç varsa ben tümünü üstüme alıyorum" ısrarıyla arkadaşlarım o asliye sulh ceza mı oluyor işte, orada serbest bırakıldı ve sen tutuklandın. Seninle de yol arkadaşı olduğum için gurur duyuyorum. Hiçbirisiyle ilgili "şunu al, bunu alma", hangi siyasi partiden şudur budur vesaire, herhangi bir detayla, engellemeyle karşılaştın mı?

Ceyhun Avşar: Başkanım, ben şunu açıkça söyleyeyim. Ben, 2012 yılından beri burada çalışıyorum. Bizim şube müdürlerimiz daha eski; 2010 var, 2008 var. Şube müdür yardımcılığında 2006 var, 2007 var. Şeflerimiz 2010 var, 2009 var. Şimdi ben bu dairede, yani benim dönemimde de benden önce de çalışan kişilerin birçoğu zaten belirli bir tecrübe aktarımıyla gelen kişiler. Yani hepsi burada ve ben şöyle şikayet edildiğimi biliyorum: "Eski dönemin adamlarını göreve getiriyor. Ekrem Başkan müdahale etmiyor!” Bu eleştiri geliyor; gelen eleştiri varsa buydu yani! Ha biz "eski dönemin adamı" veya... Ya bizim ne zaman işe girdiğimiz, Kamu Personeli Seçme Sınavı ile atanmış memurların hangi dönem işe girdiği... Hangi yönetim değişikliğiyle… Biz görevimizi yaptık? Görevimizi yaptık; bize ne görev verildiyse görevimizi yaptık. Fayda sağlayabildiğimiz ölçüde görev yaptık. Bu görevi yaparken de her zaman yerimize yapabilecek kişileri de hazır etmeye çalıştık, orada da sabit kalalım.

Ben hiçbir görevde 2 seneden fazla görev yapmadım; öyle bir fazla görev yapma gibi amacım da olmadı. Olmadı, olmaz da zaten; olmaması da gerekir. Belki hepimizin kalkması gereken zaman var. Ben hiçbir şekilde kendi kontrol teşkilatlarım, bir tane müdür yardımcısı, bir tane gel, bir tane... Sadece kontrol teşkilatı değil, yani bir tane taşeron... Ya biz Başkanımızın yakın bir akrabasının 2024’ün seçim öncesi bir döneminde, bir hattı açarken biz alt yüklenici firmada çalıştığını öğrendik. O da adam "selam vermek zorundayım, selam versem olur mu?" diye sordu. Dedi ki "ne demek yani?" Yürüyen merdiven firmasında çalışan bir kişiymiş; eski sektörün 20 yıllık personeli, hepimizin tanıdığı. Olmasın; bir firma ne bir personel...

Ekrem İmamoğlu: Yani buraya ilave açtığınız konuyu ama Ceyhun Bey, yine çalışacağınız firmalar ya da çalıştığınız firmalarla ilgili, direkt ya da dolaylı, size herhangi bir dayatmam, ihale vesaire süreçlere bir müdahalem oldu mu?

Ceyhun Avşar: Başkanım olmadı. Sizin ben sadece bizde değil, hiçbir alanda böyle bir şey yok yani. Bu ben değil, bütün daire başkanları buna şahitlik edecektir. Herkes şahitlik edecektir. Ben de açıkçası Başkanım, hani siz de biliyorsunuz, yani öyle bir ortamda biz de çalışmayız; sizin öyle bir tasarrufunuz olsa zaten biz orada bulunmayız yani. Ne ben ne ekibimdeki arkadaşlar, bulunma zorda yani.

Ekrem İmamoğlu: Peki çok teşekkür ederim. Son olarak şunu söylemek isterim Sayın Hakim; hani bunu da bilmeniz gerekir. Çünkü arkadaşımız tabii ki dertli. 10 aydır hapis yatıyor. Hepimiz bir ızdırabın içerisindeyiz. Ben her arkadaşımın yüzünden, gözünden akan ızdırabı görüyorum ve gerçekten bu büyük bir kul hakkıdır bize göre. Büyük bir iftiranamedir. Yani gerçekten şurada bir ihale soruşturulamaz mı? Soruşturulur. Dava açılamaz mı? Açılır. İddia ile ifade ediyorum ki; Türkiye'de ilk defa böyle bir mahkeme, böyle bir dava ya da böyle bir soruşturma ilk defa tutuklu yürütülüyor. Bakın iddia ediyorum; bir tane daha koysunlar önüme, ben bütün mesuliyetlerimden kendimi geri çekeceğim, bundan sonraki mesuliyetlerimden de. Çünkü bu bir kurgu. Üzülerek ifade ediyorum. Burada nasıl bir kamu yararı arayışı olduğunu biliyorum. Ben ihale sürecinin de bir bölümüne tesadüfen bir ziyarette katıldım, öyle değil mi Ceyhun Bey? Yani katıldım ve "cesaretle fiyat verin" dedim. "Bakın burada hiç davet edilmemiş firmalar da var" dedim. Tesadüfen Yenikapı'da aşağıda bir açılışa gelmiştim; dediler ki "yukarıda tanıtım toplantısı var." Davet edilen firmalara tanıtım toplantısı değil mi Ceyhun Bey?

Ceyhun Avşar: Teknik sunum yapılıyordu. Konunun daha net anlaşılabilmesi için, davet süresinin kısıtlılığına binaen daha net anlaşılabilmesi için ve bir önceki yerde davet edilen firmalar nezdinde değil, tüm firmalara eşit bir şekilde "rekabetçi bir teklif verin" denildi. Çünkü bizim için ikinci ihalede rekabetçi teklif almak çok kritik; benim için çok riskli bir dönem. Yani ben ihale ettiğim sürece büyük bir risk altındayım. Ve firmalara tanıtım yapıyoruz; projeyi daha net anlatıyoruz hem risklerini hem projenin kolaylığını, her şeyi anlatıyoruz ama o gün açık söyleyeyim, ben daha çok kolaylığını, genel durumunu gösterir bir şekilde projeyi tanıtırım. Ve orada Başkanımız toplantıya katıldılar.

Ekrem İmamoğlu: İktidara yakın da firmalar var. Hepsi bilinen yani. Hiç çağrılmamış, yurt dışında iş yapan firmalar da var. Dedi ki: "Bak hiçbirinizi birbirinden ayırmayız, iyi fiyatı veren alır." Şunu son şeyi söyleyerek bitiriyorum; Valiliğin ismi geçti. Her konuya mesaj yetiştiren Valilik, bakalım burada lehimize bir açıklama yapacak mı? İsmi geçtiği için söylüyorum. Çok merak ediyorum. Gerçekten önemli ama bir husus gerçekten bu çok onur kırıcı. İktidar partisi adına görev yapıyorum diye, alçakça, bu arkadaşlarımızın onuruna, gururuna laf yetiştiren o siyasileri kınıyorum. Gerçekten sizi de zor durumda bırakıyorlar. Çünkü bugünün iktidarının, bugünkü siyasi ortamın, yargıya müdahale ettiği konusundaki o büyük yorum, algı ve bana göre de ne yazık ki öyle olduğu çok ortam yaşadık. Bugün artık adalet inancı %15’lere kadar indi. Siz bunu ayağa kaldıracak bir koltukta oturuyorsunuz; siz ve sizin gibi yargıçlar. Bu arkadaşlarımızın onuruna laf yetiştiren bu alçaklığı kınıyorum. Herkesin evinde çocuğu var; kızı var, oğlu var, eşi var, annesi var, babası var. Bu feryat ona binaen Sayın Hakim, yoksa başka bir şey değil; inanın bu feryat ona binaendi. Sadece bunları ifade etmek istemiştim, fırsat verdiniz; teşekkür ederim. Ceyhun kardeşim Allah seni korusun.

Duruşma, haftaya pazartesi saat 10:00’da devam edecek.

17.52 | DURUŞMA TEKRAR BAŞLADI

Aranın ardından duruşma tekrar başladı.

14.45 | MURAT KELEŞ SAVUNMA YAPTI

Çalık'ın ardından Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş'in savunması başladı.

Keleş, savunmasına "Aynı aileden 4 erkek tutukluyuz. Ailemizin kadınları yalnız bırakıldı. Bu vicdanları yaralıyor" diyerek başladı.

Herhangi bir örgütün üyesi olmadığını ifade eden Keleş, hakkındaki suçlamaların etkin pişmanlık ifadelerinden kaynaklandığını ve somut bir delil olmadığını belirtti.

Keleş tahliyesini talep etti.

14.30 | ÇALIK HASTANEYE KALDIRILMIŞ

Mehmet Murat Çalık'ın sağlık durumuna ilişkin beyanda bulunan avukat Cihan Ünal, tahliyesini talep etti.

Ünal, dün savunmasını yapan Çalık'ın gece saatlerinde hastaneye kaldırıldığını belirtti.

13.35 | TAHLİYE TALEPLERİ DEĞERLENDİRİLECEK

Duruşma yeniden başladı.

İBB Davası'nda kritik bir gelişme yaşandı. Tahliye taleplerine ilişkin ilk değerlendirme 2 Nisan Perşembe günü yapılacak.

Tutuklu sanıkların tutukluluk incelemesi yapılacak. Gelecek hafta salı, çarşamba ve perşembe günü sanık müdafiilerine söz verilecek. Mahkeme heyeti, perşembe günü kararlarını açıklayacak.

Mahkeme başkanı, şunları söyledi: "Haftaya özellikle salı, çarşamba, perşembe; 3 gün, sadece dinlenmeyen, savunmasını alamadığımız sanıklarımızın müdafilerine tahliyeye ilişkin söz hakkı vermeyi planlayıp, perşembe günü tutukluluk değerlendirmesi yapıp, sonra savunmalarımızın kaldığı yerde yine esas hakkında savunmaya yönelik tekrardan söz hakkı vereceğiz."

12.15 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

İBB Davası'nda duruşmaya ara verildi.

Ekrem İmamoğlu salondan çıkarken Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’a geçmiş olsun dileklerini iletti.

11.00 | ÇALIK'IN AVUKATI: İDDİANAME İADE EDİLMELİ

Mehmet Murat Çalık'ın avukatı Fatih Selami Mahmutoğlu'nun savunması başladı.

Müvekkilinin 1 yıldır tutuklu olduğuna değinen Mahmutoğlu, iddianamenin iade edilmesi gerektiğine vurgu yaptı ve sürecin hukuksuz ve özensiz yürütüldüğünü belirtti.

Mahmutoğlu, "Müvekkil örgüt üyeliğinden tutuklu. İrtikap suçundan dava açılmadı, rüşvet suçundan açıldı. Müvekkilim kaç suçtan tutuklu?" dedi.

Tutukluluk incelemelerinde müvekkilinin avukatı olmadan savunmasının alındığını vurgulayan Mahmutoğlu, bu durumun Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğunu belirtti. Mahmutoğlu, "Sayın başkanım bu dosyaların içinde insan olduğu unutulursa her şey eşyaya döner" ifadelerini de kullandı.

10.45 | İMAMOĞLU'NDAN ÇALIK'A SORULAR

Duruşmada İmamoğlu, Murat Çalık'a sorular yöneltti. İmamoğlu'nun soruları ve Murat Çalık'ın yanıtları şöyle:

Ekrem İmamoğlu: İspatla kanıt gösteren bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak, ben şu anda ona çalışıyorum. Yani kanıt; ama savcılık beyanla hareket etmiş ve bir iftiraname ortaya çıkmış. Uydurma bir iftiraname ortaya çıkmış. Kıymetli Mehmet Murat Çalık başkanıma şuradan başlamak istiyorum, şu bölümü de belirterek sorumu soracağım: 2019’un, 2018’in Aralık ayında, benim büyükşehir belediyesi adaylığım kesinleşti. Daha doğrusu bana yapılan teklifi ben kabul ettim. Bunu o dönem Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ifade ettim. Sonrasında da doğal olarak o güne kadar ben doğal bir Beylikdüzü Belediye Başkanı aday adayıydım. Ama o tarih itibariyle artık yeni bir yol çizildi. Seçime 4.5 ay kala, 4 ay kala hatta. Çizilir çizilmez... Ben o süreçte… Mehmet Bey biraz bahsetti nasıl tanıştığımızı anlattığı için o devreye girmiyorum zaten.

"Beylikdüzü’ne belediye başkanı adayı olmanı istiyorum, sen ne dersin?" diye teklifini ilettim. Bana ilk cevabı da açıkçası olumsuz oldu. Yani çok böyle düşünmediğini, doğru olur mu şeklinde bir tarif oldu. Önce bunu bir daha sorayım Sayın Başkanım, bu şekilde oldu değil mi diyaloğumuz?

Mehmet Murat Çalık: Evet Sayın Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: İkinci olarak da benim adaylığımın... Çünkü benim adaylığım bizim partimizin tüzüğü gereği genel merkezde genel başkanın talebiyle olmaz, diğer partiler gibi bir  kişinin imzasıyla yasaya çıkmaz, Parti Meclisinin onayıyla olur. Parti Meclisinden Beylikdüzü’nün de belirlenmesi adına ben ısrarda bulundum; "Lütfen bunu düşün, hızlıca düşün, 1-2 günde bir daha konuşalım" dedim ve sonra bir nevi de ikna ederek kendisinin aday olması noktasında olurunu aldıktan sonra, sadece kendi olurunu almadım, aynı zamanda ilçe örgütüyle de bunu konuştuk. "Böyle bir düşüncem var, ne dersiniz?" dedim. Büyük oranda da kabul gördü ve o şekilde Beylikdüzü Belediye Başkan adayı oldu. Bunu niye anlattım? Bunu şunun için anlattım: Bu oluru aldıktan sonra bunu söylemem lazım; biz ne menem bir örgütüz ki yani 2014’te kurulmuşuz, Beylikdüzü’nü ele geçirmişiz, Büyükşehir’i de İstanbul’u da ele geçireceğiz ama daha bizim Beylikdüzü adayımız belli değil. Ne menem örgütüz yani! Ve o şekilde… Sayın Başkanım, bu örgüt olduğu için beyefendi sadece eylemlerden yargılanmıyor, örgüt üyesi olarak yargılanıyor. Ben hepsinden yargılanıyorum. Arkadaşlarım benden sorumlu, ben onlardan sorumluyum bu arada. Onu da söyleyeyim de. Ama bu, bu şekilde.

Mahkeme Başkanı: Zaten savunmanızda anlatmıştınız:

Ekrem İmamoğlu: Ama bu diyalog önemli. Bu inanın. 5 dakika en fazla.

Mahkeme Başkanı: 201 kapsamında bu hakkınız var. O yüzden soru sorma hakkını veriyoruz da siz de soruya gelemiyoruz bir türlü.

Ekrem İmamoğlu: Sorularımı daha cazip hale getiriyorum, sizi de mutlu edeceğini düşünüyorum. Yani sorunun ilkini şöyle devam ettirmek isterim: 2019’da aday oldunuz Mehmet Murat Çalık Başkanım. Aday oldunuz. O dönem ilçe başkanıyla oturup çalıştınız, örgütle çalıştınız ve bir meclis üyesi listesi yaptınız. Benim size bir kişi dahi "Şunu meclis üyesi yapacaksınız" veya "Şuna şöyle bir görev vereceksiniz" diye bir telkinim, ısrarım, talimatım olmuş mudur? Zorlamam olmuş mudur? Bir kişi dahi.

Mehmet Murat Çalık: Herhangi bir zorlamanız olmadı kıymetli Başkanım. Ama şunu söyleyeyim; belediye başkan adaylık sürecinde bir zorlamanız oldu.

Ekrem İmamoğlu: Sana oldu.

Çalık: Arkadaşlarımız üzerimde baskı da kuruldu aday olmam noktasında. Ben savunmamda da zaten anlatmıştım. Siyasete gerçekten mesafeliydim. Ama hani şu an belki burada bulunuyor olmamın vermiş olduğu durum da var ama hiç pişman değilim Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olduğum için. Meclisten herhangi bir arkadaşın önerisi, "Şunu koy" veya "Bunu koyma" gibi bir öneriniz olmadığı gibi, ben meclis üyelerini zaten tanıyordum. Büyük bir oranda da meclis üyesi arkadaşlarımızı tanıdığım için hani hangisiyle yol yürüyebiliriz diye karar verdim. Sizin döneminizde olup benim dönemimde yol yürüyemeyeceğim arkadaşlar olmuştur; onları da sizin çok sevmenize rağmen bazılarını liste dışında bırakmışımdır. Siz de bir gün dönüp bana "Ya şunu da listeye niye koymadın?" demediniz mi?

Ekrem İmamoğlu: Yani basiretsiz bir suç örgütü lideriyim bu arada! İkinci olarak bunu hani ifade etmek istiyorum. Çok önemli çünkü. Bu işlem oluşurken, yani bir siyasi hat kuruluyor. Aynı şekilde 2024'ü de yaşadınız. Bakınız Sayın Başkan, inanın Beylikdüzü benim ailemdir yani, o kadar net. Hani Mehmet Bey'in planlama şu bu ama. Hani benim çok birebir hayalim geçmiştir. Yani 3 bine yakın aileye de ev vermiş, ev satmış bir iş insanıyım bu arada. Onu da söyleyeyim yani. Hani ben neredeyse bir ilçe kadar insana birebir ev yapmış bir insanım. Dolayısıyla ayrı bir bağım var. Bu kadar da tanışıklığın, tanıdıklığın var insanlarla. Mehmet Murat Çalık'la 2019'u bırakın, gelelim 2024'e. Aynı şekilde size herhangi bir meclis üyesi "Şunu şunu yaz, şunu şunu al" vesaire bir telkinim olmuş mu burada? Bırakın talimatı.

Mehmet Murat Çalık: Yok Başkanım öyle bir şey. 2024’te de olmadı Sayın Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: Hayır 2 seçim olduğu için anlatmak zorundayız Sayın Başkan. Bu niye önemli? 2009 niye buradayız da bir şeyidir. 2009'da %30'la seçim kaybeden bir partiyiz. 2014'te %51'le seçim kazandık. 2019'da %54'lerle seçim kazandık. 2024'te yani %30'dan %60'a çıkan bir 15 yıllık seyir var. Yani bu mesele bir suç örgütü değil, örgütlü bir siyasi çalışmanın ürünüdür. Onu ifade edeyim. Peki 7 yıldır görev yapıyorsun Sayın Başkan. Yani bir belediye başkan yardımcısı veya bir müdür veya bir yönetici veya bir danışman... Bakın tek bir bunu söylüyorum Sayın Başkan; siyasette bu Türkiye'de çok nadir, o parti bu partide. Bakın burada iddialı konuşuyorum. Mevcut iktidar partisi o konuda çok şaibelidir de! Bir tek kişi size "Şunu yönetici yapacaksınız" diye direkt ya da dolaylı, ama memur ama siyasi bir öneri, bir dayatma... Bak öneri bile yapmadım. Niye? Beylikdüzü'nde hassasiyetim var, kendi demokratik yapısıyla yürüsün diye. Talimatım veya bir zorlamam olmuş mudur size?

Mehmet Murat Çalık: Kesinlikle olmamıştır Sayın Başkanım. Hatta Beylikdüzü'nde şöyle bir zorluğu da sırtımda taşıyarak iş yaptım. Belki Sayın İmamoğlu da şimdi duyacak bunu. Beylikdüzü'nde 2019 yılında ki kendisi Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için yola çıktığında ve Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde, benim bütün bürokrat arkadaşlar, hiç tereddütsüz hepsi, Büyükşehir Belediyesi’ne gitme arzusu içerisindeydiler. Hani Sayın İmamoğlu'yla birlikte Büyükşehir'de görev alan arkadaşlarımız oldu ama gitmeyenlerin de aklı emin olun başkanım sizle birlikte Büyükşehir'e gitti. Ben bu adamlara yeniden Beylikdüzü'ndeki motivasyonu sağlamakta o ilk aylarda çok zorlandım. Sizin bana herhangi bir müdür, şef, başkan yardımcısı öneriniz olmadığı gibi, hani ben bir de böyle bir zorluğu yaşadım. Diğer ilçeler yaşamamıştır, ben Beylikdüzü olarak yaşadım. Çünkü herkes, inanın çöpte çalışan, sokak süpürgecisi olan arkadaşım bile "Büyükşehirde ben bir şef olurum" duygusuyla hareket ediyordu. Siz çünkü o kadar sıcak bir 2014-2019 arası insanlarla diyalog yaşadınız ki... Yani ben dedim ki herhalde ben Sayın İmamoğlu'yla hiç çalışmadım, hep onlar çalıştı!

Ekrem İmamoğlu: Uzattın mı biraz? Tamam. Duygularımız yüklü biraz. Devam ediyorum. Son evet, tamam. Ne yapalım? 1 yıldır hasret gideremedik böyle burada sizin sayenizde biraz sohbet etmiş olduk. Görev dönemimizde bu yönetici kısmını sorduktan sonra Sayın Başkanım, Mehmet Murat Çalık Başkanım; Beylikdüzü'ndeki ideallerimiz, ki ben iddiayla söylüyorum 2013'te seçim taahhüdü olarak hazırladığımız ne varsa %90'ına yakınını 12 yılda başardık. İdeallerimiz, Beylikdüzü'nü halka kazandırmamız, halka kazandıracağımız projelerimiz veya İstanbul'a yönelik senin mesleğinden dolayı yaptığımız, kurduğumuz belediye başkanları masası vesaire gibi hususların dışında tek bir kişi üzerinden ya da tek bir menfaat ilişkisi üzerinden bir diyalog, bir masamız, bir toplantımız... Yani şu yaklaşık nereden baksanız 12 yıl, 13 yıllık siyasi iş birliğimizde böyle bir masada bulundunuz mu? Birlikte böyle bir gündemimiz oldu mu? Böyle bir ortama şahitlik ettiniz mi?

Mehmet Murat Çalık: Herhangi bir ifade edildiği gibi, herhangi bir masada bulunmadım. Şahitliğim de olmadı Sayın Başkan.

Ekrem İmamoğlu: Böyle bir gündemimizin olmadığının yanı sıra söylediğiniz gibi herhangi bir iş insanı veya herhangi bir taşeron firma... "Şuna iş ver, şuna para kazandır, şunun işte işini yap" ya da usulsüz bir teklifte size bulundum mu Sayın Başkan?

Mehmet Murat Çalık: Yok Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: Şimdi şöyle söyleyeyim: Sayın Başkan, bu çok önemli gerçekten. Mehmet Murat Çalık da çok ciddi bir sürece değindi ve ifadelerde bulundu. Ağır bir yük taşıyoruz yani bizler. Çok ağır yük taşıyoruz ve burada verdiğimiz Beylikdüzü'nü savunmak, İstanbul'u savunmak, kendimizi savunmak değil. Bu gerçekten tarihe geçecek bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Dış müdahalelere maruz kalıyoruz Sayın Başkan. Yani ve gerçekten hala maruz kalıyoruz. Hala İstanbul Savcılığı ya da farklı makamların müdahaleleriyle karşılaşıyoruz ve zorda kalıyoruz.

AKIN GÜRLEK'E GÖNDERME

İmamoğlu, sözlerinin sonunda Adalet Bakanı Akın Gürlek'e göndermede bulunarak, "Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Ama bu zor bir iş. Onun için lütfen buna imtina edin. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez. Onun için ısrarla söylüyorum ki, ısrarla ifade ediyorum ki burada "asrın yolsuzluğu" değil, asrın hukuksuzluğuyla mücadele ediyor ve demokrasi mücadelesi veriyoruz" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bu soruları sorarak sizi aydınlatmanın, sizi bilgilendirmenin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü zor bir iş yapıyorsunuz ve biz zor bir süreçten geçiyoruz. Yalan ve iftirayla onlara cevap verme zorunda, bir de tutukluluk haliyle bütün arkadaşlarımın yaşadığı ortamı yaşıyoruz. Ağır bir iş bu yani. Çok ağır bir iş bizim için. İnsanların, çocukların, kadınların, ailelerin buradaki kişilerin mağduriyetlerine girmeyeceğim ama gerçekten bu iş ağır bir iştir. Ve lütfen bugüne kadar gösterdiğiniz itinayı görüyorum, bunu koruyarak devam edin ama bu ülke, bu millet sizden gerçekten önemli bir sorumlulukla bu süreci yönetmenizi bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız.

Gerçekten bu iş öyle basit siyasi cümleler kurarak... Niye müdahaleden bahsettim Sayın Başkan? Hala hem makamı İstanbul'dayken hem makamı Ankara'dayken hala şu yürüttüğünüz diyalogla işin doğrusunu bulma gayretinizde "asrın yolsuzluğu" diye tariflenen bir işlemin içindeyiz. Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Ama bu zor bir iş. Onun için lütfen buna imtina edin. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez. Onun için ısrarla söylüyorum ki, ısrarla ifade ediyorum ki burada "asrın yolsuzluğu" değil, asrın hukuksuzluğuyla mücadele ediyor ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. İlginize, özeninize teşekkür ediyorum. Mehmet Murat Çalık başkanım, Allah seni korusun."

10.55 | İMAMOĞLU: ÇALIK ÇOK ÖZENLİ BİR 6 YIL GEÇİRDİ

Mahkeme başkanının ardından Ekrem İmamoğlu'nun sorularına geçildi.

Duruşmada söz alan İmamoğlu, şunları söyledi:

"Beylikdüzü denince benim de farklı bir bünyem var orada. Yaklaşık 35 yıl önce bir yatırımla adım attığımız, çocuklarımın doğup büyüdüğü ve hayatımın, yani bir doğduğum köy ve sonrasında Beylikdüzü desem yeridir, böyle çok özel 2 mekanla var olmuş bir kişiliğim. Dolayısıyla benim için de Beylikdüzü çok önemli. Elbette burada şu anda savunmasını yapan değerli kardeşim, değerli belediye başkanımız Sayın Mehmet Murat Çalık da bu anlamda değerli; aynı zamanda kişisel olarak da hem kardeşlik hukukumuz hem birbirine olan inançla da kıymetli bir arkadaşım. Ben, gerçekten güzel hizmetlerinden dolayı da Beylikdüzü’nde kendisini tebrik ediyorum. Çok özenli bir 6 yılı geçirmiştir. Eminim ki burada mahkum olduğu 1 yılda da aynı özenle süreçleri takip etmiştir diye de düşünüyorum. Uzaktan izlediğim kadarıyla da böyle bir durumdadır. Sürekli hüzünle karşıladığı için de o şekilde anlıyor ama ben başka türlü Gülseren annemize ifade edeyim ki; Mehmet Murat Çalık bir insanı yetiştirip, bu ülkeye hazırlayan bir anne olarak kendisine minnet duygularımı da iletmek isterim. Buradan hürmetlerimi de ileteyim kendisine.

Bunu söyledikten sonra, girizgahımı yine müsaade ederseniz Sayın Hakim ,şöyle yapmak isterim. Tabii ki ben burada yanlış anlaşılmasın, hani soru sorma meraklısı değilim ya da buraya çıkan yönetici arkadaşlarım, özellikle belediye başkanı, siyasi arkadaşlarım çıktıklarında onlarla bu münazarayı yapma meraklısı da değilim. Ama iddianame denilen, benim "iftiraname" diye adlandırdığım bu belgenin, bu diyalogu şart koştuğunu düşünüyorum. Zira diyor ki: "Ekrem İmamoğlu bir suç örgütü kurdu. Bu suç örgütü 2014 yılı itibariyle kuruldu. Önce Beylikdüzü’nü ele geçirmek, sonra İstanbul’u ele geçirmek, sonra cumhurbaşkanı olup Türkiye’yi ele geçirmekti." Yani bu, 1000 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir tarif. Bu çok acı bir tarif. Bu tarifi yapan akıl, zihniyet ancak "kişi kendinden bilir işi" misali bir tutum ve tavırdır. O bakımdan ben bunun altında, bu kadar büyük yükün altında buraya çıkıp, hatta "özel vasıflı üye" diye tanımlanan arkadaşlarım var. İmamoğlu’na bağlı çalışan, sanki bir suç örgütünün bir neferiymiş gibi çalışan diye onları da zan altında bırakan bir süreçle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bunu ve bu diyaloğu benim yaşamam ve size bunu göstermem şart diye düşünüyorum. Yoksa meraklısı değilim.

Zira inanın baktım, tekrar söyleyeceğim: Bugün iddia makamını sizin de ifadenizle geçici olarak temsil eden savcı, herhangi bir soru sormadı ama daha önceki savcının sorularında bile bazen sorunun içinde 20 defa "beyan" demişti. Beyanla karşı karşıya bulunmamız acı bir tarafı. Şuna baktım; ‘beyan’ bildirmek, söylemek, ileri sürmek, anlatmak... Bu sözlük var hapishanede, ayırmıyorum yalnız ucunda."

10.30 | ÇALIK'TAN "ADEM SOYTEKİN'LE TANIŞIYOR MUSUNUZ" SORUSUNA YANIT

Duruşma, mahkeme başkanının sorgusuyla başladı.

Çalık, kendisine yöneltilen "Adem Soytekin'le tanışıklığınız var mı?" sorusuna, "Zaman zaman Trabzonspor maçlarına beraber gitmişliğimiz var. Tanıdığım biri. Müteahhitlerin taşeronluğunu yapar. İşini de çok iyi yapar" yanıtını verdi.

10.25 | DURUŞMA BAŞLADI

Mahkeme heyetinin salona gelmesinin ardından duruşma başladı.

10.17 | SANIKLAR SALONA GETİRİLDİ

Tutuklu sanıklar alkışlar eşliğinde salona getirildi.

10.15 | BASIN MENSUPLARINA KART KONTROLÜ

İBB Davası'nda dün sahte basın kartıyla yakalanan bir kişinin ardından bugün basın mensuplarına tek tek İletişim Başkanlığı tarafından verilen turkuaz kartı kontrolü yapıldı.

(Kaynak: BirGün Gazetesi)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.