Donald Trump’tan sonra başka ülkelerin liderlerinin durumu merak ediliyor.
Donald Trump'ın Twitter hesabı kalıcı olarak askıya alınırken Twitter'ın başka ülkelerin liderlerinin hesabını askıya alıp almayacağı merak ediliyor.
ABD’de yükselen tansiyonun patlama noktası olarak meydana gelen Capitol Baskını’nın ardından Donald Trump’ın Twitter hesabı kalıcı olarak askıya alınırken, Twitter’ı Facebook, YouTube, Instagram ve Snapchat de takip etti ve Trump’ın bu mecralardaki hesapları da kilitlendi.
Zurnanın zırt dediği yerde sosyal medya mecralarının aldığı bu karar gözleri, zaman zaman sosyal medya hesaplarından insanları şiddete yönlendirebilecek paylaşımlar yapan veya söylemlerde bulunan diğer liderlere çevirdi.
Bu noktada Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi öne çıkan iki isim olarak dikkat çekiyor. Hatta öyle ki bu iki ismin paylaşımları, eylemleri ve söylemleri adeta parmakla işaret ediliyor.
Covid-19 salgınında dünyada en çok can kaybı yaşanan ikinci ülke olan Brezilya’da Devlet Başkanı Jair Bolsonaro sorumlu tutuluyor. Eylemler yapan vatandaşlar Bolsonaro’nun görevden azledilmesini istiyor.
Ülkesinde muhalifler tarafından “tropik Trump” olarak adlandırılan Jair Bolsonaro, sosyal medya kanallarını yoğun biçimde kullanan bir lider. Son olarak pandemi sürecinde Brezilya’nın dünyada en çok can kaybının yaşandığı (210 bin 328 kişi Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi) ikinci ülke olmasıyla sert bir şekilde eleştirilen Bolsonaro, 2018 seçimlerinden önce katıldığı bir YouTube yayınında “kızılları temizleyeceği” sözünü vermişti.
Bolsonaro ayrıca, zaman zaman sosyal medyayı bireysel silahlanmayı teşvik eden açıklamalarda bulunmak için kullanıyor. Köleleştirilmeye karşı çıkmak için bireysel silahlanma çağrıları yapan Bolsonaro’nun bu yaklaşımını yorumlayan Felipe Neto, olası bir seçim mağlubiyetinin ardından seçmenlerini sokağa dökmeye hazırlandığını belirtti.
Teknoloji yazarı Pedro Doria da aynı görüşte. Doria, Trump’ın göz göre göre ABD’yi Capitol Baskını sürecine götürdüğünü ifade etti ve Bolsonaro’nun da aynı şekilde Brezilya’yı benzer bir sürece götürdüğünü vurguladı.
Bolsonaro aynen Trump'ın yaptığını yapıyor. Kaybederse dolandırıcılık iddiasında bulunmaya hazırlanıyor. Kalabalığı kışkırtmaya ve demokratik rejimi devirmeye çalışacak. Ve bu, Trump bu işleri yaptıktan sonra Brezilya'da da gerçekleşirse, sosyal medya suç ortağı olacaktır. 'Hayal bile edemezdik' argümanının arkasına saklanamayacaklar.
Gazeteci ve yazar Pedro Doria
Kasım ayında yaptığı bir açıklamada homofobik ifadeler de kullanan ve “Verdiğimiz kayıplar için ben de üzgünüm. Ama bir gün hepimiz öleceğiz, buradaki herkes ölecek. Bu gerçekten kaçamayız. Artık bir i..e ülkesi olmayı bırakmalıyız. Başımızı dik tutmalıyız, mücadeleye devam etmeliyiz” diyen Bolsonaro, büyük tepki çekmişti. Bolsonaro’nun yanı sıra Hindistan Başbakanı Modi ve Hindistan Halk Partisi (BJP: Bharatiya Janata Party) yetkililerinin de hesaplarının kapatılmasını savunan görüşler de bulunuyor.
Modi’nin Twitter hesabı tartışmalardan uzak bir görüntü çizse de hem Modi’nin meydanlarda dile getirdikleri hem de BJP yetkililerinin özellikle Facebook üzerinde yaptıkları paylaşımlar, Müslümanlık karşıtı nefret söylemlerine platform oluşturuyor.
Hindistan Başbakanı Modi, görevine veda etmeye hazırlanan ABD Başkanı Donald Trump’la yakın diplomatik ilişkiler kurmuştu.
MODI’NİN ‘MÜSLÜMANLIK KARŞITI’ OLARAK YORUMLANAN KARARLARI
Vatandaşlık düzenleme yasası: Hindistan’daki göçmenleri, Müslüman değillerse affetmeyi öngören Vatandaşlık Düzenleme Yasası ile BJP, komşu ülkelerdeki baskılardan kaçan Hindu, Sihler, Budistler, Hristiyanlar gibi ülkedeki dini azınlıkların vatandaşlık başvurularını hızlandırmayı amaçlıyor. Bu yasa ile, Hindistan vatandaşı olmak için ülkede 11 yıl kalmış olma şartı 6 yıla düşürüldü; ancak Müslümanlar yasanın kapsamı dışında tutuldu. Müslüman karşıtı olmakla eleştirilen bu yasa ile din kaynaklı ayrımcılığı yasaklayan Hint anayasasındaki vatandaşlık şartları da ilk kez değiştirilmiş oldu.
Assam’da vatandaşlık kaydı: Vatandaşlık kaydına göre ise Hindistan’ın kuzey doğusundaki Assam eyaletinde yaşayanlardan aile geçmişlerini kanıtlayan belge isteniyor. Assam halkının Bangladeş’in Pakistan’dan ayrılarak ayrı bir devlet olarak kurulduğu 24 Mart 1971 tarihi öncesinde Hindistan’a geldiğini kanıtlaması gerekiyor. Vatandaşlıklarını kanıtlayamayanların kaçak yabancı statüsüne alınıyor. Assam’da 2 milyonun üzerinde kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığı aktarılıyor. Assam’da 32 milyon nüfusun üçte biri Müslüman. Bu oran, Hindistan idaresindeki Keşmir’in ardından en büyük oranı oluşturuyor.
MÜSLÜMANLARA KARŞI LİNÇ GİRİŞİMLERİ KIŞKIRTILDI
Facebook bu noktada Hindu milliyetçisi gruplara karşı harekete geçmemekle suçlanıyor. Ülkede Müslümanlara karşı, Modi iktidarıyla artış gösteren, linç girişimleri ve Hindu çetelerin Müslüman topluma yönelik organize saldırılarının ateşleyicisi olarak kışkırtıcı paylaşımlar gösteriliyor.
Fitili ateşlercesine yapılan paylaşımların ardından Facebook; Hindistan’da çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olan çeşitli toplumsal şiddet salgınlarından ve tehlikeli Müslüman karşıtı komplo teorilerinin yayılmasından sorumlu tutuldu. Eylül ayında Facebook BJP üyesi bir politikacıyı nefret söylemi kurallarını ihlal ettiği için yasakladı. Ancak bunun hamle Wall Street Journal’ın kapsamlı soruşturması ve bununla beraber yükselen büyük kamuoyu baskısı sonrasında atıldı.
Şiddeti kışkırtanların ifade özgürlüğünün kısıtlanması Hindistan'da da gerekli. Liderlik etmek üzere seçildikleri kişilerin haklarını ve özgürlüklerini kısıtlamaya çalışanlara, bunu yapmalarını kolaylaştırıcak bir platform verilmemeli.
Ulusal Meclis Partisi Lideri Shashi Tharoor
Tüm bu yaşananlar ve geçmiş örnekler sosyal medya mecralarının aslında kişiye, olaya ve tepkilere göre hareket ettiğini de göstermekte. Brezilya’nın en çok takip edilen, muhalif internet ünlülerinden 31 yaşındaki Felipe Neto “Videolarımı paylaşırken YouTube’un kurallarına uymak zorundayım aksi halde yasaklanırım. Gazeteciler, haberlerinde kendi kurumlarının kurallarına uymak zorunda. Dolayısıla neden başkanlar, online mecrada bir şeyler paylaşırken kurallara tabi olmasın ki? Bu kadar basit” sözleriyle yasağın gayet devlet başkanlarını da, siyasileri de kapsayabileceğini belirtiyor.
Örneğin, Rus muhalefet lideri Mikhail Kasyanov’u Instagram’da paylaştığı videolarla tehdit eden Kremlin destekli Çeçen lider Ramazan Kadirov, 2017’de tehditleri gerekçesiyle değil insan hakları ihlali nedeniyle ABD’nin yaptırımı sonrası Facebook tarafından yasaklanmıştı.
TÜRKİYE'NİN TWITTER KRİZİNDE SON DURUM!
Resmi Gazete'de yayımlanan ‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu' kararına göre, Türkiye'de çok sayıda kullanıcısı bulanan Twitter, Periscope ve Pinterest gibi sosyal medya ağlarının, kendilerine belirlenen süre içerisinde Türkiye'ye temsilci atamadıklarından dolayı reklam alması yasaklandı.
Facebook Kadirov kararında gerekçe belirtmezken ABD’nin yaptırım listesinde yer alan diğer liderlerden Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Facebook araçlarını kullanmaya devam ediyor. Hukuk profesörü ve BM’nin ifade özgürlüğü konusunda eski özel raportörü David Kaye şunları söyledi:
“Bence buradaki en önemli soru; geçen hafta Trump’la yaşanan durumu, şirketlerin küresel olarak benimsemeye hazır olup olmadığıdır. Evet, diyeceklerini tahmin ediyorum ancak yetmez. Dünya genelindeki içerik sorunlarına, ABD’dekilere uyguladıkları türden dikkat ve kaynak ayırmadıkları sürece, özel olarak ABD’nin bağlamı ve endişeleri noktasında algısı açık olan Amerikan şirketleri olarak görülecekler.
Trump’a getirilen yasağı eleştirenlerin başında ise siyasi liderler yer alıyor. Macaristan’ın aşırı sağcı başbakanı Viktor Orban, Rusya Dışişleri Bakanlığı, Bolsonaro’nun oğlu Eduardo, Meksika Devlet Başkanı Obrador ve Angela Merkel farklı dozlarda da olsa karara yönelik eleştiriler getirdi
TRUMP’IN HESABI NASIL KAPATILDI?
Twitter’ın baş avukatı olan güvenlik uzmanı Vijaya Gadde aradığında, dünyaca ünlü sosyal paylaşım mecrasının kurucusu ve CEO’su Jack Dorsey, Fransız Polinezyası’ndaki özel adasından çalışmaktaydı. Gadde, kendisinin de dahil olduğu şirket yöneticilerinin Trump’ın hesabını askıya almaya karar verdiklerini ve son sözü söylemesi için aradıklarını belirtti. Konuşmanın detayını bilen iki kişi, New York Times’a yaptıkları açıklamada Jack’in kararsız kaldığını aktardı
36 saatlik bekleyişin ardından Trump, Twitter’dan yasaklanırken Jack, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda ‘Donald Trump’ı Twitter’dan yasakladığımız için övünmüyorum ve bundan gurur duymuyorum…’ derken paylaşımının son cümlesinde ‘Bu doğru oldu mu’ diyerek uzun saatler sonrasında bile aklında kalan endişe kırıntısını paylaşmıştı.
KAYNAKLAR: The Guardian, New York Times, BBC Türkçe
(Fotoğraf: Depo Photos)
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.