Devlet Bahçeli: Bu yürüyüş yorulanlarla sürmez

Devlet Bahçeli: Bu yürüyüş yorulanlarla sürmez

MHP lideri Bahçeli partisinden ayrılanlara çağrıda bulunarak "Gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de baki" ifadelerini kullandı. Bahçeli'nin "Bu yürüyüş yorulanlarla sürmez, yükü omuzlayanlarla devam eder" sözleri de dikkat çekti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli, 3 Mayıs Türkçülük Günü mesajlarının devamında partisinden ayrılanlara yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı. MHP lideri, Kerkük'te 102 yıl sonra Türkmen bir valinin görev alması ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'ye yönelik tepki çeken sözleri hakkında konuştu.

MHP lideri, grup toplantısında şu mesajları verdi:

- MHP, Türk milliyetçilerinin yegane kalesidir. Bu hareketin kökleri Türk'ün binlerce yıllık ülküsündedir. MHP ayaktaysa Türk milletinin geçmişi çiğnemeyecek, şehidin kanla suladığı toprağı kirletilemeyecek, bayrağı indirilemeyecektir. Milletle ve devletle buluşmayan bir iddia tarihte yer bulamaz. Bugün aynı ülküye gönül vermiş dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması davanın yükünün ne kadar ağır olduğu göstermektedir. 3 Mayıs bir aynadır ve herkese o aynada kendine şu soruyu sormalıdır. Bu dava benim için bir sözden mi ibarettir?

- Bu yürüyüş yorulanlarla sürmez, yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur, zira yükümüz ağırdır. Ancak gönlü hala bizimle atan, gözü hala bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir. 'Hepiniz birer Türk bayrağısınız, bayrağı düşürmeyin, kirletmeyin.' Bayrağı yere düşürmeyen her dava arkadaşımızın yeri bellidir.

"İNŞALLAH O BAYRAK KERKÜK'TE DE DALGALANACAK"

(Kerkük'te valiliğe Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa'nın seçilmesi)

- Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız terörden arındırılmış bir Türkiye ile huzurun kök saldığı bir bölge iklimidir. 'Hiçbir kişi kurum ve kuruluş Irak Türkmenlerinin mücadelesini desteklemese de ülkücü hareket yanlarında olacaktır. Beş bin ülkücü birlik mücadelesine hazır beklemektedir.' Bu sözler kelime oyunu, içi kof sözler değildi. Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır. İnşallah o bayraklar bir gün Kerkük'te de dalgalanacaktır.

- Tarihi bir ana şahitlik ettik. Ankara'da edilen dualar Kerkük'te duyuluyorsa bunun sebebi Türk milliyetçiliği davasının büyüklüğüdür. Kerkük'ün bizlere bir miras olduğunu cümle aleme göstermiş olduk. Kerkük bir kez daha pazarlık masalarına meze olmayacaktır. Hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür, Kerkük yaşayacaktır.

- Milliyetçi hareket zamana göre renk, konuma göre biçim, rüzgara göre yön, menfaate göre söz değiştirmez. Irak bizim için sıradan bir komşu ülke değildir. Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. İlişkilerin ufku genişletilmelidir. Kerkük büyük resmin en hassas başlığıdır. Kerkük birlikte yaşamanın sembolüdür. Irak'la dostluğumuz iyi niyet beyanlarıyla kalmamalı.

AB'YE TEPKİ: BU SÖZ DİLİN KAZASI GÖRÜLEMEZ

(Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki bu kıta Rusya, Türkiye veya Çin'in etkisi altına girmesin" sözleri)

- Önümüzde şimdi bir cephe daha vardır. Avrupa'nın Türkiye'ye bakarken içine düştüğü zihni ve siyasi yanlışlık yapılan açıklamalarda gün yüzüne çıkmaktadır. Bu söz sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. AB'nin en üst siyasi makamından çıkan bu söz, dilin kazası olarak görülemez. Kibrin ve çifte standardın dışa vurumudur. Bu küstah dilin çifte standartlı bulunduğu kendi çevrelerince dile getirilmiştir. Bu tavır güven iklimi inşa edemez. Mesele Türkiye'nin nerede durduğu değil Avrupa'nın nereye savrulduğudur.

- Ursula Hanım'ın şahsında tüm Avrupa'ya sesleniyorum. Türkiye gel dediğinde gel git denildiğinde giden bir unsur gibi görülemez. Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu devletin kriz hafızası derindir. Türkiye hafife alanlar, vakarını edilgenlik sanmış, sabrının sınamaya kalkışmış ardından tarih karşısında mahcup olmuştur.

- Avrupa Türkiye'siz yapamaz, güvelikte, enerjide, göç yönetiminde yapamaz. Türkiye Avrupa'sız tarihtir, devlettir, coğrafyadır, merkezi bir hakikattir. Avrupa bu hadsizliklerle yüzleşsin, muhasebesini yapsın. Bu çağ birbirini küçük gören çağı değildir. Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Bize had bildirmeye çalışanlara cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.