CHP’den “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”: Özel’den birlik mesajı, İmamoğlu’ndan çözüm çağrısı

CHP’den “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”: Özel’den birlik mesajı, İmamoğlu’ndan çözüm çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”nı İstanbul’da geniş bir katılımla gerçekleştirdi. Siyasetçiler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve farklı toplumsal kesimlerden isimlerin bir araya geldiği konferansta, demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve toplumsal barış başlıkları ele alındı.

CHP, İstanbul’da “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” düzenledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Demokratik Zeminde Cumhuriyeti Payidar Kılmak” başlıklı açılış konuşmasının ardından siyasetçiler, akademisyenler, ekonomistler barış sürecini değerlendirdi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise yapay zekayla hazırlanmış videoyla konferansa mesajını iletti.

Özel, konferansı “Ortak Gelecek Buluşmaları” serisinin başlangıcı olarak tanıttı. Konferans fikrini, Silivri’de tutuklu bulunan ve yerine kayyum atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın dile getirdiğini söyleyen Özel, Şahan ile birlikte konferans için çalışan partililere ve CHP Parti Meclisi üyesi Emine Uçak’a teşekkür etti

9d5d6b8c-f2ea-4da4-jpg.webp

Fikir sahibi Resul Emrah Şahan’dan mesaj 

Konferans, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlarken, ilk olarak Resul Emrah Şahan’ın mesajını CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu. Şahan “İstanbul İttifakı-Türkiye İttifakı” dediği, tutuklanma gerekçesi olan kent uzlaşısını bir seçim taktiği olarak değil, “Cumhuriyet’in kurucu değerlerine dayanan tarihsel bir sorumluluk olarak” gördüğünü ifade etti. Şahan konferansı şöyle selamladı: 

“Önümüzde bir tercih vardır: Demokrasi, barış, hak ve özgürlükler ekseninde bir gelecek mi, yoksa yurttaş iradesinin belirsizlik ve güvencesizlik tehdidi altında sınırlandığı bir geleceksizlik mi? Yaşadığım süreci, kişisel bir hikâyenin ötesinde; Türkiye’nin ortak geleceğini kurma iradesinin sınandığı bir dönem olarak görüyorum. Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmış olabilirim. Ancak bu ülkenin barışına, demokrasisine ve birlikte yaşama umuduna duyduğum sorumluluktan asla vazgeçmem. Bugün bu buluşmaya sahip olduğum tek bir imkânla katılıyorum: Bir kalem ve bir kâğıtla. Ama şunu biliyorum ki bu ülkenin geleceği, en zor zamanlarda bile sözünü sakınmayanların emeğiyle kurulacaktır.”

Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı İstanbul'da yapıldı
Ekrem İmamoğlu yapay zeka aracılığı ile hazırlanan videoyla konferansa seslendi.

İmamoğlu: “Yeni ve cesur adımlar atmalıyız”

İmamoğlu’nun yapay zekayla hazırlanan video mesajında şunları kaydetti:

“Ulusal birliğimizi sağlamlaştırmak, milletimizin ve devletimizin dayanıklılığını artırmak, bölgesel siyasetimizi akılcı, iç siyasetimizi kucaklayıcı kılmak için ülkemizi 40 senedir meşgul eden terörü bitirmemiz, ülkemizi ve bölgemizi senelerdir meşgul eden Kürt meselesini çözmemiz lazım. Ülkemizi, sınırlarımızın haricinde yaşanan ve yaşanması muhtemel büyük değişimlerin olumsuz etkilerinden korumak ve kardeşliğimizi daim kılmak için Kürt meselesini çözmeli, bu alanda yeni ve cesur adımlar atmalıyız. Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın bu yeni ve cesur adımların tartışılmasına vesile olmasını diliyorum.”

İmamoğlu’nun önerisi: “Eşit vatandaşlık, bölgesel kardeşlik, ülkede refah”

İmamoğlu çözüme dair önerisini “Şahsi kanaatim şudur: Kürt meselesini eşit vatandaşlıkla, bölgesel kardeşlikle ve ülkemizde ve bölgemizde refahı artırarak çözebiliriz, çözelim” şeklinde ifade etti. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ilan ettiği İmamoğlu eşit vatandaşlık önerisini şu sözlerle açtı: 

“Türk-Kürt hepimiz kanunlar önünde eşitiz ancak Kürt vatandaşlarımızın bir kısmı kanun önünde eşitliğe indirgenen, bununla sınırlı kalan eşitlik anlayışından şikayetçi. Bu şikayeti göz önünde bulunduran bir eşitlik anlayışı geliştirelim. Kürtleri kimlikleriyle, dilleriyle, kültürleriyle tanıyalım. Resmi ve eğitim dilimiz Türkçe kalmak şartıyla okullarımızda Kürtçenin öğretilmesinin, Kürt tarihinin ve edebiyatının öğrenilmesinin önünü açalım. Eşit vatandaşlığı pekiştirerek Kürt meselesini çözelim önerimin esası bu. Eşit vatandaşlığı pekiştirerek ulusal birliğimizi güçlendirelim, ulusal dayanışmamızı büyütelim. Önerim budur.”

İmamoğlu ayrıca, Kürtlerle kardeşliği pekiştirecek bölgesel bir perspektif geliştirilmesi ile Türkiye’de ve bölgede refah artışı için sınır ötesi ticaretin önünün açılması önerisini dile getirdi. İmamoğlu “Türkiye bir bütündür. İstanbul, Bursa, Kayseri gelişirken Ağrı, Muş, Hakkâri, Tunceli geri kalamaz, kalmamalı. Hızla yeniden kalkınmak için Diyarbakır’ı, Van’ı, Mardin’i, Şanlıurfa’yı Doğu ve Güneydoğu Anadolu ekonomisinin dinamosu haline getirelim. Sınır ötesi ticaretin önünü açalım. Daha çok sınır kapısı açalım. Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa Erbil’le, Süleymaniye’yle, Haseke’yle, Afrin’le, Halep’le ticaretini yapsın” diye konuştu. 

Özel: “Cumhuriyeti payidar kılmak Atatürk’ten ödev” 

CHP lideri Özel, “Ortak Gelecek Buluşmaları” serisine başladıklarını açıklarken, salonda bulunan kişilerin çoklu kimlikleri ve siyasi aidiyetleri birleştirdiğini belirtti. Amaçlarını ise Özel “Çoklu krizleri, çoklu kimliklerimizle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak; Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmak” olarak ifade etti. 

Kürt meselesinin kuşaklar boyu taşınan büyük bir yük olduğunu vurgulayan Özel, 102 yıllık Cumhuriyet tarihinde demokrasi yolculuğunda CHP’nin de geçtiği sınamaların tecrübesi ve birinci parti olma sorumlulukları olduğunu söyledi. Özel “Demokratik Zeminde Cumhuriyeti Payidar Kılmak” başlıklı konuşmasına şöyle devam etti:

“Cumhuriyet’i kurmak kadar onu payidar kılmak da bize kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten kalan bir ödev ve sorumluluktur. Cumhuriyeti yani halkın yönetimini, demokrasiyi yani yurttaşın iradesini hiçbir koşulda geriye atmamak, ezmemek ve ezdirmemek. Cumhuriyeti payidar kılmak işte budur. Biz bu mirası ortak geleceğimizi inşa etme sorumluluğu ile sahipleniyoruz. Ülkenin her meselesinde olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduk, duruyoruz. Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesi, kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor.”

Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı İstanbul'da yapıldı
Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı İstanbul’da yapıldı

“Beklentimiz, komisyonun çalışmalarını bir an önce tamamlaması”

“Terörün bitmesi ve meselenin demokratik zeminde çözülmesine dair irademiz tamdır” diyen Özel, çözüme dair kendi müstakil siyasetleri olduğunu vurguladı. Dünyada dengelerin bozulma tehdidi olduğunu söyleyen Özel, “Barış, maalesef süper güçlerin küresel sermaye ile el ele pazarlandığı bir renkli masal haline dönüştürülmeye çalışılıyor” dedi. 

Özel, Türkiye’nin iç barışının ve huzurunun düşmanlaştıran politikalarla sağlanamayacağını ifade ederek “Bir olağanüstü hal uygulaması olan kayyumluk sistemi, sistematik olarak barış imkanını sabote etmektedir. Sürece yapılan büyük sabotaj ise 19 Mart darbesidir” dedi. Kent uzlaşısı davalarının sürdüğüne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları yerel mahkemeler tarafından yok sayıldığına dikkat çekti. 

CHP lideri provokasyonlara rağmen Meclis’teki komisyonda kaldıklarını ifade ederek, “Beklentimiz, komisyonun çalışmalarını bir an önce tamamlamasıdır. Komisyona zaman kaybettirmek, Türkiye’nin demokratikleşmesine ve barışına zaman kaybettirmektir” diye konuştu. 

 “Suriye’de yaşananlar Türkiye’nin barış sürecini sekteye uğratmamalı, tersine hızlandırmalı”

Suriye konusunda da müstakil siyasetleri olduğunu söyleyen Özel, savaşı değil, barışı ve uzlaşıyı savunduklarını vurguladı. Özel şöyle devam etti:

“Bölgeye kendi güç hesaplarının içinden bakanlar, bugün ‘ak’ dediklerine yarın ‘kara’ diyebiliyorlar. Emperyalist devletler tarih boyunca olduğu gibi bu toprakların çıkarlarını değil, kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Bizim yolumuz; Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Şiilerin, Alevilerin ve Dürzilerin birlikte kazanacağı bir mücadeleyi vermek olmalıdır. Suriye’deki Türkmenler, Kürtler, Araplar hepsi bizim akrabamızdır, kardeşimizdir. Bu kapsamda Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen ve ‘Kürt eşittir terörist’ algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz. Türkiye’deki Kürtleri de Suriye’deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.”

Suriye’de uzlaşma haberlerinin ardından tam mutabakatla sürekli hale gelmesi gerektiğini belirten Özel “Suriye’de yaşananlar Türkiye’nin barış sürecini asla sekteye uğratmamalı tam tersine hızlandırmalıdır. Biz bunun için kararlılıkla çalışmaya devam edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansımız da bu kararlılığın somut göstergelerinden biri olarak yeni bir başlangıçtır” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.