Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın ifadesi: Öğrenci bursu adı altında reklam şirketine para toplamadık; soruşturmanın amacı PKK’ya gösterdiğim yüksek sesli tepkileri sindirmek
Bolu Belediyesine yönelik operasyonda, Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın dışında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın da olduğu 12 kişinin daha gözaltına alındığı öğrenildi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın ifadesi ortaya çıktı.
T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre;
“İrtikap” soruşturması kapsamında gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a; marketlere yaptığı denetimler, öğrencilere belediye tarafından sağlanan burslar ve reklam bedelleri hakkında sorular soruldu. Özcan, ifadesinde, marketlere yapılan denetimlerle alakalı şikâyetler hakkında “Ben görev yaptığım süre içerisinde hakkında 42 tane tutanak tutulduğunu herhangi bir şahıs, kişi, kişiler bana müracaat etmedi. Ancak 2024 yılı seçimlerinden sonra kurumumuza stokçuluk, fahiş fiyatının önüne geçmek yönünde aldığımız talimatları uygulamak için sorumlusu olduğum yetkili arkadaşlara daha hassas olarak denetimleri yürütmesi talimatı verdim” dedi. Belediyenin markalara yaptığı 25 bin TL’lik reklam bedeli teklifini kendisinin mi belirlediği sorulan Özcan, “Herhangi bir tutar, bedeli o gün sözlü olarak söylemedim. Ancak genel müdürlüklerinden bu konuda gerekli yardımı almaları için sonrasında bir teklif mektubu benim talimatımla kendilerine verildi” ifadelerini kullandı. Öğrencilere destek adı altında özel şirketlerden belediye için reklam parası topladığı iddiaları hakkında Özcan, “Vakfın amacını, öğrenciye burs vermeyi amaçladığını toplantıdaki davetli şirket yetkililerine anlattım. Reklam şirketine para topladığımız konusu doğru değildir” diye konuştu. Özcan, yarın savcılıkta ifade vermek üzere adliyeye sevk edilecek.
Bolu Belediyesine yönelik operasyonda, Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın dışında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın da olduğu 12 kişinin daha gözaltına alındığı öğrenildi. Soruşturma sürecinin devam ettiği öğrenildi. Avukatı Ferit Atalay, soruşturmanın öğrencilere destek için kurulan vakfa “usulsüz nakit girişi” iddiasına dayandığını söyledi. Atalay, suçlamaların asılsız olduğunu ve itibarsızlaştırma amacı taşıdığını savundu. ŞOK, A101, BİM, Carrefoursa, Avantaj ve Nuhmar'ın mağdur olduklarını ileri sürerek Özcan hakkında şikayette bulundukları öğrenildi. Özcan’ın suçlama hakkında Jandarma Komutanlığı’nda verdiği ifadeye ulaşıldı.
Özcan ifadesinde şöyle konuştu:
“Stokçuluk, fahiş fiyatının önüne geçmek yönünde talimat verdim”
Market denetimlerinde “fazla ceza kesildiği” hakkında sorulan soruya Özcan şöyle yanıt verdi:
“Ben bu aleyhime ifade veren Saffet Karadağ isimli şahsı şahsen tanıyorum. Ancak hatırladığım kadarıyla BİM mağazalarını temsilini bir şahıs vardı. Ancak şahsın adını soyadını bilmiyorum. Görsem de tanımayabilirim. Vermiş olduğu beyanda toplantıdan sonra 33 şubesi olan BİM isimli işletmelere 42 adet eksik hususlar yönünde tutanak tanzim edildiğini söylemiş. Ben görev yaptığım süre içerisinde hakkında 42 tane tutanak tutulduğunu herhangi bir şahıs, kişi, kişiler bana müracaat etmedi. Ancak 2024 yılı seçimlerinden sonra kurumumuza stokçuluk, fahiş fiyatının önüne geçmek yönünde aldığımız talimatları uygulamak için sorumlusu olduğum yetkili arkadaşlara daha hassas olarak denetimleri yürütmesi talimatı verdim. Ancak şahsım olarak herhangi bir kimsenin iş yerini, dükkanını denetlemesi veya denetlememesi hususunda böyle özel bir talimat vermedim. Suçlamayı kabul etmiyorum.”
“Kimseden zorla ve baskıyla bu yönde bir talebimiz olmadı”
Belediyenin “öğrencilere vereceği bursu reklam masrafları için kullandığı” iddiaları hakkında sorulan soruya yanıt veren Özcan, şu ifadeleri kullandı:
“Tarihini tam hatırlamamakla birlikte 2024 yılı içerisinde kendim Bolu içerisinde faaliyet gösteren genelde kurumsal olarak şubeleri bulunan marketlerin yetkililerini ben kendim görüşmek için Bolu Belediyesi hizmet ana binasına çağırdım. Toplantı odasına tam olarak anımsamamakla birlikte 8-10 şirket yetkilisi katıldı. Ben bu yetkili şahıslara “Bolu merkezli bir vakıf kurma hazırlığında olduğumuzu, bu vakfın nihai hedefi huzur evi yaptırmak, öğrencilere yardım etmek gibi faaliyetinin olacağını kendilerine söyledim.” Kendilerine kurmayı düşündüğümüz vakfı desteklemeleri konusunda ricada bulundum. Bu firma yetkilileri tarafıma toplantıda kendilerinin kurumsal oldukları için doğrudan bağış yapmakta sıkıntı yaşayacaklarını ancak reklam bütçeleri olması sebebiyle bu şekilde destek olabileceklerini, genel müdürlükleriyle görüşme yapıp döneceklerini söylediler. O gün toplantıyı bitirdik. Toplantıda şu an hatırlamıyorum fakat bir heyet huzurunda yapılmıştır. Bu şahıslardan kesinlikle doğrudan, zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı. Amacımız kurma aşamasında olduğumuz yardım vakfını desteklemekti. Bu vakıfla ilgili başkanlığımızca zaman zaman Bolu’da yaşayan sanayi esnafı, büyük esnaflar, iş adamları, hayırseverlerle toplanarak istişare yaptığımız oldu. Kesinlikle kimseden zorla ve baskıyla bu yönde bir talebimiz olmadı.
Sormuş olduğunuz soruyu anladım. Adem Keskin isimli şahsı tanımıyorum. Kendisi toplantıya katılmış olabilir. Ben bu toplantıda vakfın amacını, öğrenciye burs vermeyi amaçladığını toplantıdaki davetli şirket yetkililerine anlattım, izah ettim. Öğrencilere yardım amaçlı bölümünü doğru söylemiş ancak reklam şirketine para topladığımız konusunda doğru söylememiştir. Yukarıda ben bu konuyu anlattım.”
“Herhangi bir bedeli sözlü olarak söylemedim”
Reklam bedellerinin kim tarafından belirlendiği, süreçte herhangi bir dahli bulunup bulunmadığı sorulan Özcan, şöyle konuştu:
“Yukarıda belirttiğim gibi kesinlikle herhangi bir tutar, bedeli o gün sözlü olarak söylemedim. Ancak genel müdürlüklerinden bu konuda gerekli yardımı almaları için sonrasında bir teklif mektubu benim talimatımla kendilerine verildi. Bu teklif mektuplarının hazırlanmasını toplantıdan sonraki günlerde yapıldığını ve arkadaşlarım tarafından kendilerine ulaştırıldığını hatırlıyorum. Kesinlikle o gün bedel veya tutar belirlenmedi. Bu Saffet isimli BİM yetkilisi şahıs o gün bana hatırladığım kadarıyla ‘başkanım biz kurumsalız, bizi ayrı tutun, teklif mektubunu hazırlarken bize yüksek meblağda hazırlayın, Bolu’nun yerel esnafına daha düşük meblağda hazırlayın’ diye teklif verdi. Kendisiyle hiçbir zaman irtibat kurmadım. Toplantıdan sonra kendisini bir daha hiç görmedim.”
“PKK ile hükümetin başını çektiği grubun bir ihanet sürecine gösterdiğim yüksek sesli tepkiler nedeniyle soruşturma açıldı”
Son olarak eklemek istediği bir husus olup olmadığı sorulan Özcan, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bu hakkımda yürütülen soruşturmanın ve gözaltına alınmamın nedenini başsavcının kişisel husumetinin yanı sıra terör örgütü ile PKK ile hükümetin başını çektiği grubun bir ihanet sürecine gösterdiğim yüksek sesli tepkilerden rahatsız olunmasına ve bundan dolayı da beni korkutarak ve sindirmek amacıyla bu adli işlemin hakkıma tesis edildiğini düşünüyorum. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Diyeceklerim bundan ibarettir.”
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.