Uzmanlardan çok öneli uyarı! Betonun da ömrü var...
Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Maden Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ali Kahriman, “İzmir örneği göstermiştir ki, deprem tehdidine karşı betonun 50-60 yıllık teknik ömrü dikkate alınarak, yapıların 50 yılda bir yıkılıp yenisinin yapılması gerek” dedi.
İzmir'de 6.6 büyüklüğündeki deprem felaketinin ardından Sözcü'den Halil Ataş'a açıklama yapan Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Maden Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ali Kahriman, deprem tehdidinin arazi yönetim politikaları ile azaltılabileceğini söyledi. Kahriman, “Yerleşim birimlerimizin, düzensiz, plansız konumları, depremlerin kaynağına olan yakın mesafeleri, yapı stokumuzun niteliği dikkate alındığında söz konusu riskin çok daha yüksek olduğunu göstermektedir” dedi.
BETONUN ÖMRÜ VAR
“Kentsel gelişim stratejileri oluşturularak, proaktif bir iyileşme ve yeniden yapılandırma uygulamasına gidilmesi gerekmektedir” diyen Prof. Dr. Ali Kahriman, şu ifadeleri kullandı: “Fay hatlarının doğrudan üzerinde bulunmayan ancak nispeten yakın olan, çoğu mega kentlerimizdeki yerleşim birimlerimizin de ne yazık ki uygun olmayan zemin koşullarının yanında, teknik ömrünü tamamlamış yapı stoklarından oluştuğu bilinen bir gerçektir.” Kahriman, belirli sıklıkta yaşanması kaçınılmaz olan deprem tehdidini, betonun 50-60 yıllık teknik ömrünü dikkate alınarak yenilenmesi gerektiğini ifade etti. Kahriman, “İzmir örneği göstermiştir ki, deprem tehdidine karşı betonun 50-60 yıllık teknik ömrü dikkate alınarak yapıların 50 yılda bir yıkılıp yenisinin yapılması gerek” değerlendirmesini yaptı.
BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİ
Kahriman, depremlerin insan faaliyetlerine yönelik tehditlerini yok etme ya da en aza indirmenin ülkelerin güvenliği ve bağımsızlığı kadar önemli olduğunu söyledi. Kahriman sözlerini şöyle noktaladı: “Bu nedenle deprem gerçeği ile karşı karşıya olan ülkemizde, ulusal bir deprem etki değerlendirme stratejisi ile kapsamlı arazi kullanım ve mekansal gelişim planı ve deprem güvenli bina uygulamaları prosedürü konularında; kısa orta ve uzun vadeli politikalar; toplumumuzun tüm kesimlerinin katılımı ile oluşturulmalıdır. Bu amaçla ve siyaset üstü bir yaklaşımla, sadece bugünü değil aynı zamanda geleceğimizi de planlayabilecek özerk yapıda bir ‘Ulusal Kalkınma Afet ve Arazi Yönetimi Bilim Konseyi' kurulmalıdır.”
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.