Tayfun Kahraman hastanede: Adalet artık bizim için bir yaşam hakkı meselesi

Tayfun Kahraman hastanede: Adalet artık bizim için bir yaşam hakkı meselesi

Gezi davası kapsamında 3 yıl 8 aydır cezaevinde olan MS hastası Tayfun Kahraman, hastaneye kaldırıldı. AYM'nin hak ihlali kararını hatırlatan Meriç Demir Kahraman bir kez daha adalet istedi: Adalet bizim için bir yaşam hakkı meselesidir...

"Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi? Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor? Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim? Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?"

Dr. Meriç Demir Kahraman 25 Aralık'ta X hesabından yaptığı paylaşımda bu soruları sorarken, 'adalet' talebini bir kez daha yineliyordu.

"Sorumluluk kimde?"

Gezi davası kapsamında 3 yıl 8 aydır cezaevinde olan şehir plancısı ve yıllardır MS tedavisi gören eşi Tayfun Kahraman'ı o gün bir saat camın ardından acı içinde gördüğünü söylüyordu Meriç Demir Kahraman ve Anayasa Mahkemesi'nin kararını hatırlatıyordu: "(...) Tayfun geçirdiği MS atağı nedeniyle dün bütün gün daracık havasız bir ring aracı içinde oradan oraya götürüldü. Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç dağıtım saati geçtiği için almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacı verilememiş! Tüm geceyi ağrı içinde bir başına geçirmiş! Hastaneye tekrar sevki ve yatışı planlanıyor! Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi?

(...) Resmi gazetede yayınlanmış AYM kararına göre dışarıda olması gereken Tayfun neden zırhlı araç içinde gün boyu şehirlerarası yolculuk yaparak tahlil, tetkik ve takip altında kalıyor? Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor? Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim? Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?"

Hastaneye kaldırıldı

Dr. Kahraman'ın bu paylaşımının üzerinden bir hafta sonra avukat Cansu Çiftçi, müvekkili Tayfun Kahraman'ın MS atağı nedeniyle hastaneye kaldırıldığını duyurdu ve şunları yazdı:

"Geldiğimiz aşamada Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmaması nedeniyle fiilen tutuklu bulunan müvekkilimin, sağlığında geriye dönüşü olmayan hasarlar oluşmaması için bir an önce tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor."

'Hekimlerin gözetiminde olacak'

Tayfun Kahraman'ın tedavisi Cerrahpaşa Tıp'ta sürerken Meriç Demir Kahraman son durumu yine X'ten duyurdu: "Eşim Tayfun Kahraman, yıllardır tedavisini üstlenen hekimlerin gözetiminde olacak. Bu süreç boyunca bizlerin yanında olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca bu zorlu süreçte her türlü kolaylığı ve bilgilendirmeyi sağlayan Marmara Kapalı Cezaevi idaresi ve Adalet Bakanlığı yetkililerine de teşekkür ederim. Haklılığımız ve masumiyetimiz apaçık ortadayken, Anayasa Mahkemesi’nin kararı tartışmasız bir biçimde önümüze konmuşken tüm bunların yaşanmasından dolayı büyük bir keder duyuyorum. Artık adalet bizim için bir yaşam hakkı meselesidir..."

tw.png

Anayasa Mahkemesi ne demişti?

Anayasa Mahkemesi, Tayfun Kahraman'ın başvurusu üzerine 31 Temmuz 2025'te, hak ihlali kararı vermişti.

Kararın gerekçesinde, Kahraman’ın mahkumiyetine gerekçe gösterilen sosyal medya paylaşımları ile basın açıklamalarından şiddete teşvik ya da hükümeti devirmeye teşebbüs etmeye yönelik ifadeler içerdiğinin tespit edilmediği ve bunların hangi şiddet eylemlerine sebep verdiğinin anlaşılamadığına dikkat çekmişti. AYM, hak ihlalinin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama kararının, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine hükmetmişti. AYM kararının ardından yapılan yeniden yargılanma ve tahliye talepleri reddedilmişti.

'Hukuki kriz, hayati krize dönüştü'

Kahraman'ın avukatı Cansu Çiftçi, yüksek yargı kararının uygulanması için çağrı yaptı. Çiftçi, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi: "Yeniden yargılama kararının yerel mahkeme heyetince uygulanmamasıyla başlayan hukuki kriz, hayati bir krize haline gelmiştir. Bugüne dek her türlü hukuki yolu kullandık, kullanacağız. Ancak yasaların uygulanmasını bir kez de buradan zorunlu olarak talep ediyoruz. Bir an önce Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmalı."

'Telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir'

Tayfun Kahraman'ın hastaneye kaldırılmasının ardından 'tahliye' çağrıları yapıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen: Açık konuşalım. Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmaması, 'herhangi bir sorun'muş gibi görüldüğü ve küçümsendiği sürece bu adaletsizliğin sonunun iyi bir yere varma olasılığı yok. Anayasa’nın bir maddesini kafanıza göre çöpe atamazsınız, herkesin masum olduğunu bildiği bir insanın sağlığıyla göz göre göre oynayamazsınız!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu: Birçok katil ve adi suçlu salıverilirken, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına rağmen hasta bir tutuklunun hapiste tutulması adalete de vicdana da sığmaz. Tayfun Kahraman derhal tahliye edilmeli, tutuksuz yargılanmalıdır.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: Yaşamını tehdit eden ağır bir nörolojik hastalığı vardır ve cezaevi koşullarında tutulmaya devam edilmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Böyle bir durumda sorumluluk, bu hukuksuzluğa rağmen gereğini yapmayan herkesin üzerinde olacaktır.

Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi: 3 yıl 8 aydır özgürlüğünden yoksun, serbest bırakılmasını gerektiren AYM kararına rağmen tutukluluğu süren üyemiz Tayfun Kahraman hocamız, sağlık durumunun ağırlaşması sonucu Cerrahpaşa Hastanesine kaldırıldı. Hocamızın sağlık ve yaşam hakkı korunsun,

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut: Tayfun Kahraman’ın maruz bırakıldığı bu muamele, yalnızca bireysel bir haksızlık değil; hukukun üstünlüğüne, insan onuruna ve yaşam hakkına yönelmiş açık bir ihlaldir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.