"Rüşvet" Suçlamasına Tutuklu İş İnsanı Ali Üner’den Savunma: “Tek Bir Somut Delil Yok”
Tutuklu iş insanı Ali Üner, 17 Mart 2026 tarihli duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki rüşvet suçlamalarını reddederek, dosyada somut delil bulunmadığını öne sürdü. Yaklaşık 10 aydır tutuklu olduğunu belirten Üner, hem kendisinin hem de ailesinin ciddi mağduriyet yaşadığını söyledi.
Tutuklu iş insanı Ali Üner, 17 Mart 2026 tarihli duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki rüşvet suçlamalarını reddederek, dosyada somut delil bulunmadığını öne sürdü. Yaklaşık 10 aydır tutuklu olduğunu belirten Üner, hem kendisinin hem de ailesinin ciddi mağduriyet yaşadığını söyledi.
Mahkeme heyetine hitap eden Üner, iddianamede yer alan suçlamaların varsayıma dayandığını savunarak, “Savcılık, ‘Diğer iş insanları rüşvet verdiyse Ali Üner de vermiştir’ şeklinde bir değerlendirme yapıyor. Ancak rüşvet verdiğime dair herhangi bir ispat yok. Böyle bir anlaşma da yapmadım” dedi.
“Tanıkların Hiçbiri Doğrudan Suçlamıyor”
Dosyada kendisi hakkında beyan veren dört kişi bulunduğunu ifade eden Üner, bu kişilerin hiçbirinin rüşvet verdiğine dair doğrudan bir ifade kullanmadığını belirtti. Gizli tanık ve diğer sanıkların ifadelerinin “duydum”, “hatırladığım kadarıyla” gibi varsayımlara dayandığını söyleyen Üner, bu beyanların delil niteliği taşımadığını vurguladı.
Adem Yavuz isimli kişiyi tanımadığını dile getiren Üner, şirketinde kısa süreli danışmanlık yapan bir mimarın başka bir kurumda çalışmasının, kendisinin o kurumdan iş almasıyla ilişkilendirilemeyeceğini kaydetti.
“İfade Değişiklikleri Dikkat Çekici”
Üner, sanık Ümit Polat’ın ifadelerinde zaman içinde değişiklik olduğunu öne sürerek, ilk beyanlarında yer almayan bazı iddiaların daha sonra eklendiğini savundu. Bu durumun “etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma amacı taşıdığını” iddia etti.
Kendisine yöneltilen “para talebi” iddiasını da reddeden Üner, “Böyle bir durum olsaydı bunu gidip üçüncü bir kişiye anlatmam hayatın olağan akışına aykırıdır” dedi.
Avukat: “İddianame Varsayıma Dayalı”
Üner’in avukatı Taylan Polat da savunmasında iddianamenin somut delillere değil, varsayımlara dayandığını ileri sürdü. Dosyada yer alan tanık beyanlarının hiçbirinin doğrudan görgüye dayanmadığını belirten Polat, “Ceza yargılamasında varsayımla suç isnadı kurulamaz” ifadelerini kullandı.
MASAK ve HTS Kayıtları Tartışma Konusu
Savunmada, dosyada yer alan MASAK raporuna da değinildi. Avukat Polat, şirket hesaplarından yapılan nakit çekimlerin ticari faaliyetlerin doğal bir sonucu olduğunu savunarak, bu hareketlerin rüşvetle ilişkilendirilemeyeceğini söyledi.
HTS kayıtlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Polat, Üner ile ilgili bir şirket yöneticisi arasında dört yılda 36 görüşme tespit edildiğini, bunun iş ilişkisi kapsamında olağan olduğunu belirtti.
Tahliye Talebi
Savunmaların ardından Üner ve avukatı, tutukluluğun ölçüsüz olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu. Üner, yargılama sonunda beraatini istedi.
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.