NATO Irak’tan çekilme kararı aldı: 'TSK personelimizin tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir'
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir" dedi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Basın Bilgilendirme Salonu'nda haftalık basın toplantısı düzenledi.
21 Mart'ta Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'e, ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline başsağlığı dileyen Aktürk, "İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle gerçekleştiği değerlendirilen olayın meydana geliş nedeni Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda kesinleşecektir. Yine, 24 Mart'ta Doğubayazıt/Ağrı'da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan kahraman silah arkadaşlarımız Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel'e bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz" ifadelerini kullandı.
"SON BİR HAFTADA İKİ PKK'LI TERÖRİST TESLİM OLDU"
Terörle mücadeleye ilişkin Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde iki PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" bilgilerini verdi.
Aktürk, "Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan ikisi terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur" dedi.
NATO makamları tarafından bölgede son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında NATO Irak Misyonu'nun çekilmesinin kararlaştırıldığını bildiren Aktürk, "Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" diye konuştu.
"İSRAİL'İN SURİYE'NİN GÜNEYİNDEKİ FAALİYETLERİ, ÜLKENİN EGEMENLİĞİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ İHLAL ETMEKTE"
Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in devam eden saldırganlığı Orta Doğu'daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. Türkiye; tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmektedir.
Diğer yandan İsrail'in; Lübnan'da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta; Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan'a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir.
Ayrıca İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria'da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz."
"EUROFİGHTER TYPHOON UÇAĞI TEDARİKİ KAPSAMINDA TEKNİK VE LOJİSTİK DESTEK SÖZLEŞMESİ İMZALANDI"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in temaslarına ilişkin bilgi veren Aktürk, "24 Mart'ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı’nın resmi davetlisi olarak İngiltere'ye giden Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır" ifadelerini kullandı.
Aktürk, Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında; Yunanistan Donanma Komutanı'nın 31 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Gölcük/Kocaeli'de Donanma Komutanı'nı ziyaret etmesinin planlandığını bildirdi. Aktürk ayrıca, Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantıları kapsamında, 24 Mart’ta Brezilya’da başlayan Türkiye-Brezilya toplantısı 28 Mart'ta tamamlanacağını ve Türkiye-İtalya toplantısının 1-2 Nisan'da Türkiye'de yapılacağını belirtti.
Envantere giren yeni silah sistemlerine ilişkin bilgi veren Tuğamiral Aktürk, "Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası daha envantere alınmış, muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır" dedi.
MSB: SÖZLEŞME PİLOT VE ÖĞRETMEN PİLOT, YEDEK PARÇA, TEST EKİPMANLARI VE YER DESTEK CİHAZLARINI KAPSIYOR
Bakan Güler'in İngiliz mevkidaşı John Healey ile imzaladığı Eurofighter teknik ve lojistik destek sözleşmesine ilişkin Bakanlık'tan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında 20 adet Eurofighter Typhoon uçağı, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşme 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Sayın Keir Starmer tarafından imzalanmıştı. Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı Sayın John Healey tarafından dün Londra'da Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzalanmıştır.
Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır."
"KARADENİZ'DE SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİNİN TEHLİKEYE ATILMAMASI KONUSUNDA UYARILAR YAPILMAKTA"
Bakanlık Ordu'da sahilde bulunan insansız deniz aracı (İDA) parçalarına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"21 Mart'ta Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İDA, SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya-Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir.
Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı unsurlar, Karadeniz'de deniz yetki alanlarımızın korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam etmektedir. Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye atılmaması konusunda muhataplarımızla görüşülmekte ve gerekli uyarılar yapılmaktadır."
"KAZA KIRIMIN KESİN NEDENİ KATAR MAKAMLARINCA YÜRÜTÜLEN İNCELEME SONUCUNDA BELİRLENECEK"
Katar'da bir TSK mensubu ve iki ASELSAN teknisyenin şehit olmasıyla sonuçlanan helikopterin kaza kırıma uğramasıyla ilgili, "Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurt dışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır" açıklaması yapıldı.
"ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGAHI'NIN BÖLGEMİZDE MEYDANA GELEN SON GELİŞMELERLE BİR İLGİSİ YOK"
Türkiye'de kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı'na ilişkin MSB'den şu bilgiler paylaşıldı:
"Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargahı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO'ya beyan edilmiştir. Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargahın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, milli çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır.
Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargahı'nın görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir.
Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargahı'nın bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır."
"KATAR'DAKİ PERSONELİMİZLE İLGİLİ OLUMSUZ BİR DURUM YAŞANMADI"
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye'nin Katar'daki unsurlarının güvenliğine ilişkin, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan personelimizin güvenliği, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlanmaktadır. Şu ana kadar olumsuz bir durum yaşanmamıştır" denildi.
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.