Mahir Polat'ın sağlık sorunları sürerken MHP'li Feti Yıldız: 'Yaşam hakkı tüm hakların önündedir'

Mahir Polat'ın sağlık sorunları sürerken MHP'li Feti Yıldız: 'Yaşam hakkı tüm hakların önündedir'

İmamoğlu operasyonunda tutuklanan Mahir Polat'ın sağlık sorunları devam ederken MHP'li Feti Yıldız, “Hayati tehlikesi bulunan tutuklunun tedavisinin yapılması yasal bir zorunluluktur. İnfaz daha sonra yapılabilir. Yaşam hakkı tüm hakların önündedir” dedi.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonda tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.

Kamuoyundan, operasyonun hedefindeki isimlere düşman ceza hukuku uygulandığı eleştirileri yükseldi ve sağlık sorunları nedeniyle Mahir Polat’ın serbest bırakılması talebi dillendirildi.

'Tedavisinin yapılması yasal bir zorunluluktur'

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda düşman ceza hukuku eleştirilerini reddetti. Masumiyet karinesini hatırlatan Yıldız, “Hayati tehlikesi bulunan tutuklunun tedavisinin yapılması yasal bir zorunluluktur. İnfaz daha sonra yapılabilir. Yaşam hakkı tüm hakların önündedir” dedi.

‘Mutlak zorunluluk yoksa, tutuklama yerine başka tedbirler düşünülmelidir’

MHP’nin önemli kurmaylarından Feti Yıldız’ın paylaşımı şöyle:

“Ceza muhakemesi, suça konu fiilin işlenip işlenmediği, işlenmişse failin kim olduğu ve faille eylem arasındaki bağın ne olduğunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek eyleme uygun hangi yaptırımın uygulanacağı sorularının cevaplandığı ve bu surette maddi gerçekliğe ulaşmanın hedeflendiği uzun ince bir yoldur.

Son aylarda en çok duyduğumuz şey, masumiyet karinesi ve düşman ceza hukuku terimleridir.

Anayasa 38/4’e göre suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılmaz. Söz konusu düzenleme bir karineyi ifade eder.

Karine aslında Ceza Muhakemesine yabancıdır. Ceza Muhakemesiyle çelişmeyen ilke şüpheden sanık yararlanır ilkesidir.

Çoğu koruma tedbirinin özellikle kamu menfaati amacıyla hürriyeti kısıtlamanın, tutuklama koruma tedbirinin masumiyet karinesi ile ne ölçüde bağdaştığı aslında akademik bir tartışma konusudur.

Ceza Yargılamasında “ölçülülük” ilkesi ayaklar altında kalmıyorsa, mutlak zorunluluk yoksa, tutuklama yerine başka tedbirler düşünülmelidir.

Tutuklulara Düşman Ceza Hukukunun uygulandığı iddiası iğrenç bir iftiradan ibarettir.
Türkiye’de düşman ceza hukuku yoktur. Yeri gelmişken bir kez daha dile getirelim….

Hayati tehlikesi bulunan tutuklunun tedavisinin yapılması yasal bir zorunluluktur. İnfaz daha sonra yapılabilir. Yaşam hakkı tüm hakların önündedir.
Hayırlı Bayramlar.”

 

Polat ifadesinde sağlık sorunlarını anlatmıştı

Mahir Polat emniyetteki ifadesinde sağlık sorunlarını şöyle anlatmıştı:

“Son olarak iki hafta önce anjiyo oldum ve toplam 6 stentim bulunmaktadır. Bunun dışında iki damarımın tıkanıklığı mevcuttur. İki hafta sonrası içinde buna ilişkin yeni bir anjiyo planlanmıştı. Hali hazırda tedavim devam etmekte olup kullanmakta olduğum ilaçlar mevcuttur. Yine tiroid kanseri geçirmem sebebiyle düzenli pet çekimleri vücudumda başka noktada kanser çıkıp çıkmadığı takip ve tedavisi yapılmaktadır. Bunların yanında uyku apnem bulunması dolayısıyla cihaza bağlı olarak uyuyan bir yaşam koşulundayım. Hipertansiyon ve şeker hastalığım da mevcuttur.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.