İstanbul Barosu: Suriye’de yaşananlara sessiz kalınamaz
İstanbul Barosu, Alevilere yönelik saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada "Suriye’de yaşananlara sessiz kalınamaz" dedi. Baro, BM Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı.
Suriye’de önceki hafta Alevilerin yoğun olarak yaşadığı kıyı bölgelerinde cihatçı HTŞ yönetiminin silahlı gruplara çatışması, sivillere yönelik toplu saldırıya dönüştü. Bölgeden çok sayıda sivilin öldürüldüğü ana ait görüntüler büyük tepki çekiyor.
İstanbul Barosu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı. Baronun yazılı açıklaması şöyle:
"Suriye’de silahlı gruplar tarafından Alevi toplumuna ve diğer inanç topluluklarına yönelen saldırılar, medyaya yansıyan işkence ve yağma görüntüleri, başta yaşam hakkı olmak üzere temel insan haklarının yok edilmesidir. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Cenevre Sözleşmesi başta olmak üzere, uluslararası düzeyde kabul edilen insancıl hukuk normları, sivil halkın korunmasını zorunlu kılmaktadır. Ortadoğu coğrafyasının içinde bulunduğu kan ve şiddet sarmalı hepimizin ortak meselesidir. Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı binlerce sivilin öldüğü katliamın ardından şimdi de Suriye’de yaşananlara sessiz kalınamaz.
Bu çerçevede, başta BM Güvenlik Konseyi gelmek üzere uluslararası toplumun sivillere yönelik saldırılara seyirci kalmaması, kınamakla yetinmeyip, etkili ve somut adımlar atması gerekmektedir. Barış, adalet ve insan haklarını savunmak tüm insanlık ailesinin ortak sorumluluğu, uluslararası hukuk normlarını hatırlatmak ve savunmak tüm hukuk kurumlarının görevidir. Suriye'de yaşananlar üzerinden Türkiye'de bazı sosyal medya platformlarındaki paylaşımlar, halkın bir kesiminin etnik kimliğine ve inançlarına yönelik ayrımcı söylemler içermekle Anayasamıza ve iç hukuk düzenlemelerimize aykırı şekilde nefret suçu oluşturmaktadır.
Bu paylaşımlar aynı zamanda ayrımcılık yasağını ihlal etmekte ve toplumsal barışa zarar vermektedir. İstanbul Barosu olarak şiddete ve nefret söylemlerine karşı insanlığın ortak hukuki değerlerini, herkesin yaşam hakkını, inanç özgürlüğünü, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz."
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.