İmamoğlu’nun tutuklu avukatından çarpıcı savunma: “Burada olmamın nedeni avukatlığım”

İmamoğlu’nun tutuklu avukatından çarpıcı savunma: “Burada olmamın nedeni avukatlığım”

Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan, mahkemede yaptığı kapsamlı savunmada yargı sürecini sert sözlerle eleştirdi. Pehlivan, dosyadaki suçlamaların “delil değil bahane” olduğunu vurguladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, 22 Nisan 2026 tarihli duruşmada yaptığı savunmada dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 10 aydır yüksek güvenlikli cezaevinde bulunduğunu belirten Pehlivan, yaşadığı süreci “tutukluluk değil, kapatılma” olarak nitelendirdi.

Savunmasına yargılama sürecine yönelik eleştirilerle başlayan Pehlivan, suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, “Ortada delil yok, bahane var” ifadelerini kullandı.

Pehlivan, tutuklanmasının nedeninin Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesi olduğunu öne sürdü. Bu görevi bilinçli bir tercih olarak kabul ettiğini belirten avukat, “Burada bulunmamın nedeni Sayın İmamoğlu’nun avukatı olmamdır” dedi.

“İFTİRALAR DELİL DEĞİL”

Dosyada yer alan tanık beyanlarını ve suçlamaları da eleştiren Pehlivan, bazı ifadelerin çelişkili olduğunu ve gerçeklerle örtüşmediğini savundu. Özellikle tanık beyanlarının zaman ve içerik açısından tutarsız olduğunu belirten Pehlivan, bu durumun soruşturmanın güvenilirliğini zedelediğini dile getirdi.

Pehlivan, “Tanık beyanı, itirafçı beyanı… Bunlar delil değil, yalnızca bahanedir” sözleriyle iddialara tepki gösterdi.

“SİYASİ TASFIYE” İDDİASI

Savunmasında yargı sürecinin siyasi bir amaç taşıdığını ileri süren Pehlivan, İmamoğlu’nun hedef alındığını iddia etti. Sürecin “yargı yoluyla tasfiye” girişimi olduğunu öne süren Pehlivan, benzer örneklerin tarih boyunca yaşandığını söyledi.

Pehlivan, bu kapsamda Antik Yunan’dan Orta Çağ Engizisyonu’na ve modern dönemde “lawfare” (yargının siyasi araç olarak kullanılması) kavramına kadar uzanan örnekler vererek, mevcut davayı bu çerçevede değerlendirdi.

“İDDİANAME İTİRAFÇI BEYANLARINA DAYANIYOR”

İddianamenin büyük ölçüde itirafçı beyanlarına dayandığını belirten Pehlivan, bu durumun hukuki açıdan sorunlu olduğunu savundu. “İddianameyi yazanlar da açıkça ‘etkin pişmanlık hükümlerinden faydalananların beyanları’na dayandıklarını söylüyor” diyen Pehlivan, bunun tek başına yeterli delil sayılamayacağını ifade etti.

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI TARTIŞMASI”

Savunmasında yargı bağımsızlığına ilişkin eleştiriler de yer veren Pehlivan, hakim ve savcıların siyasi etkiden bağımsız hareket etmediğini öne sürdü. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısına dikkat çeken Pehlivan, Türkiye’de tarafsız bir yargıdan söz etmenin zor olduğunu savundu.

“HÜKÜM BAŞTAN VERİLMİŞ”

Pehlivan, yargılamanın sonucunun baştan belirlendiğini iddia ederek, “Bir yerde savunma yoksa, hüküm peşindir” dedi. Yargı sürecinin adil olmadığını savunan Pehlivan, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini vurguladı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.