Facianın üzerinden 2 yıldan uzun süre geçti... Çorlu tren katliamı davasında 7. duruşma!

Facianın üzerinden 2 yıldan uzun süre geçti... Çorlu tren katliamı davasında 7. duruşma!

Çorlu tren katliamı davasının 7. duruşması bugün görülüyor. Facianın üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen failler hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor.

Uzunköprü-Halkalı seferini gerçekleştiren trenin 8 Temmuz 2018 tarihinde seyir halindeyken Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi mevkiinde devrilmesi sonucu 25 kişi hayatını kaybetmiş, 328’de kişi de yaralanmıştı. Başından itibaren skandallarla dolu bir soruşturma ve adli sürecin işletildiği Çorlu tren katliamı davasının 7. duruşması bugün Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

İleri Haber'den Tugay Candan'ın aktardığına göre duruşma öncesinde aileler, yağışa rağmen Çorlu Santral'de toplanarak davanın görüleceği Çorlu Halk Eğitim Merkezi'ne yürüdü. Hayatını kaybedenlerin yakınları, TCDD eski Genel Müdürü İsa Apaydın, TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun ve TCDD Servis Bakım Müdür eski Vekili Mümin Karasu'nun fotoğraflarının olduğu dövizleri taşıyarak dosyaya TCDD üst yönetiminin dahil edilmemesini protesto etti.

Duruşmayı izleyenler arasında ise TİP Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Barış Atay, Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, CHP'li vekiller Sera Kadıgil, Ali Şeker, Candan Yüceer, İlhami Özcan Aygün, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt ve TİP Çorlu İlçe Başkanı Barış Saygın bulunuyor.

7. duruşmada, TCDD'nin davaya katılma taleplerine hem sanık, hem katılan vekilleri itiraz etti. TCDD'nin davaya delil sunmasına itiraz edildi. TCDD Genel Müdürlüğü'nün katılma ve delil sunma talebi mahkeme tarafından "TCDD'nin taraf olmadığı" gerekçesiyle reddedildi.

Ardından, müşteki ve mağdurlar söz almaya başladı. 

15 yaşındaki kızını ve kız kardeşlerini kaybeden Zeliha Bilgin: 982 gündür adalet bekliyoruz. Çıkan raporlarda her şey ortadadır. Üst düzey, gerçek sorumluların buraya gelmesini istiyoruz.

Oğuz Arda Sel'in dedesi Mehmet Öz: Ben torunumu kaybettim. Bu davada doğru gitmeyen birçok şey görüyorum. Sizden devlet olarak tüm sorumluları yargı önüne getirmenizi istiyorum.

Melek Tuna'nın eşi Ekrem Tuna: Tren şeflerinin kazadan sonra olay yerinde tanınmamak için üzerine mont giydiklerini gördüm.

Sena Köse'nin annesi Aysun Köse: Kazaya neden olan menfez sonradan yapıldı. Peki yolcu tren hala neden çalışmıyor? Neden çekiniyorlar öyleyse?

Emel Duman'ın eşi Erkan Duman: Oğlumun doğum gününü yalnız kutladık. Parka değil, eşimin mezarına gidiyoruz. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Babam kanser oldu.

Serhat Şahin'in babası Hüseyin Şahin: Ben beklerdim ki üst düzey sorumluları karşımıza dikmenizi beklerdim. TCDD kendisini aklamaya çalışacağına, sorumlu olanları teslim etmeliydi.

Faciadan yaralı kurtulan Hediye Bülbül: Ölümden kurtuldum, belim kırık. Ölenler var. Nurdan arkadaşımın kolu koptu. Ben adalet istiyorum. Benim çocuklarım gelemiyor, otobüs pahalı. Tren neden çalışmıyor?

Eşini, 6 aylık bebeğini, baldızını ve diğer baldızının kızını kaybeden Melih Kurtuluş: 3 yıl içinde geldiğimiz nokta, bugün vereceğiniz kararla davayı yeniden başlatacak bir nokta.

Hasta olduğu için duruşmaya gelemeyen ve oğlunu kaybeden Mısra Öz, avukatı aracılığıyla beyanda bulundu: Ölüm döşeğinde bile olsam son nefesimde adalet diyeceğim. Ben yargılanırken, 25 kişinin katilleri yargılanmadı bile.

Avukatlar, bilirkişi raporlarındaki hususların açıkça üst yönetimi sorumlu olarak işaret ettiğine dikkat çekti. Bilirkişi raporunda kusurlu bulunan makamlardakilerin tespit edilmesi, organizasyon şemasının belirlenmesi ve suç duyurusunda bulunulması talep edildi.

Avukat Onur Şahinkaya, görüntülü bir sunum yaptı. Sunumda, TCDD'nin mahkemeye sunmak istediği ama reddedilen delillerden biri hattın yol bekçisi kontrol grafiği. TCDD belgelerinde bu belge okunamaz durumda. Şahinkaya ise "Bu TCDD'nin zavallılığıdır" dediği grafiğin yeniden çizilmiş halini sundu.

Birtakım müşteki avukatı Av. Zübeyde Arslan, bilirkişi raporunda asli sorumlu olarak gösterilen makamlarda görev alan kişileri açıkladı ve raporda işaret edilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Raporda yalnızca görev tanımları yazan fakat isimleri belirtilmeyen kişilerin isimlerini de açıklayan Arslan, hakkında suç duyurusunda bulunulmasının talep edildiği 26 ismi şöyle sıraladı: 

- Genel Müdür İsa Apaydın, 
- Genel Müdür Yardımcıları İsmail Çağlar, İsmail H. Murtazaoğlu, Mustafa Çav,
- AR-GE/DERY Daire Başkanı Erol Tuna Aşkın,
- Bölge Demiryolu Emniyet ve Risk Yönetimi Müdürü Cemal Yaşar Tangül,
- TCDD Demiryolu Bakım Dairesi Başkanı Fahrettin Yıldırım,
- TCDD İnsan Kaynakları Daire Başkanı Korkmaz Koçer,
- TCDD Demiryolu Yapım Daire Başkanı Başar Kahraman,
- DATEM İşletme Müdürü Güven Kandemir, 
- TCDD Demiryolu Modernizasyon Daire Başkanı Hasan Hüseyin Güney,
- TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Veysi Kurt,
- TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erol Arıkan, 
- TCDD Taşımacılık A.Ş. Yolcu Daire Başkanlığı Erol Aslan,
- TCDD I. Bölge Müdürü Nihat Aslan,
- TCDD I. Bölge Müdür Yardımcısı Muammer Levent Meriçli,
- TCDD I. Bölge Müdür Yardımcısı Halil Korkmaz,
- TCDD I. Bölge Demiryolu Bakım Müdürü Mümin Karasu, 
- TCDD I. Bölge Demiryolu Bakım Müdür Yardımcısı Levent Kaytan
- Devlet Demir Yolları İşletmesi Yönetim Kurulu’nun 27.06.2008 tarih ve 11/132 sayılı kararında ve 02.06.2010 tarih ve 11/78 sayılı kararında imzası bulunan Süleyman Karaman, Talat Aydın, Şükrü Kutlu, Ümit Ulvi Canik, Veysi Kurt ve İsa Apaydın
- Katliamın meydana geldiği dönemde, 1. Bölge Müdürlüğünde Demiryolu Bakım Servis Müdürlüğü Bölge Müdür Yardımcısı bulunan Levent M. Meriçli; Demiryolu Bakım Servis Müdür Vekili Mümin Karasu, alt yapı iilerinden sorumlu olan Demiryolu Bakım Servis Müdür Yardımcısı Nizamettin Aras; üst yapı işlerinden sorumlu olarak Demiryolu Bakım Servis Müdür Yardımcısı Levent Kaytan; bütün elektrik işleri, teftiş ve turneden sorumlu Demiryolu Bakım Servis Müdür Yardımcısı Vekili Mehmet Özekmek; sinyalizasyon, telekomünikasyon, gsmr, kablo, santral bakım onarım işleri ve hak ediş ve personel hareketlerinden sorumlu Demiryolu Bakım Servis Müdür Yardımcısı Vekili Ali Başpınar

Savcı mütalaasını açıkladı. Mütalaada, mevcut bilirkişi heyetine hukukçu ve İSG uzmanı atanarak mevcut sanıkların kusurlu olup olmadığının araştırılmasını, katılan avukatlarının verdiği ve içerisinde üst sorumluların yer aldığı dilekçenin savcılığa gönderilerek tefrik dosyasına ihbar sayılması istendi.

EK BİLİRKİŞİ RAPORUNDA İHMALLER VE ASLİ KUSURLULAR SIRALANDI

7. duruşmanın öncesinde, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine altı uzman tarafından tren katliama ilişkin 3 yıl sonra hazırlanan ek bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Raporda su ve hava geçişini sağlayan menfezlerin yetersiz olduğu, hidrolik yapıların ise günümüz mühendislik hizmetine uygun olmadığı saptandı. Ayrıca gerekli sayıda yol ve geçit kontrol memuru çalıştırılmadığı belirtildi. Raporda, demiryolu altyapısı ve sanat yapılarında olağanüstü hava koşulları ile ilgili önlemleri almayan ve meteorolojik durum ile gerekli koordinasyonu sağlamayan TCDD Genel Müdürlüğü Ar-Ge Birimi, Merkez ve 1. Bölge Demiryolu Emniyet ve Risk Yönetimi müdürlüklerinin asli kusurlu olduğu vurgulandı. Demiryolu altyapısını yenilemelere uygun hale getirmeyenlerin, yeterli yol ve geçit kontrol memuru istihdam etmeyenlerin de asli kusurlu olduğu belirtildi.

NE OLMUŞTU?

8 Temmuz 2018 günü 25 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan ihmaller zinciriyle tren kazası gerçekleşmişti.

Katliam sonrası atanan bilirkişiler Mustafa Karaşahin ile Bekir Sıddık Binboğa Yarman’ın Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD ile iş ilişkilerinin bulunduğu ortaya çıkmış, hazırlanan raporda ise tüm ihmallere rağmen üst düzey sorumlular yer almamıştı.

Ardından savcı Galip Özkurşun tarafından TCDD’nin 4 alt düzey çalışanı hakkında kovuşturma kararı verilmişti.

Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’deki üst düzey sorumlular için ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararı vermişti.

Bunların üzerine acılı aileler adalet nöbetine başlamış, Anayasa Mahkemesi (AYM) önündeki nöbete ise polis saldırmıştı.

3 Temmuz’da gerçekleşen duruşmanın ardından ailelere saldıran polisler hakkında değil, acılı aileler, avukatları ve basın emekçileri hakkında soruşturma açılmıştı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.