Ertuğrul Özkök: Wagner Sahnesindeki bir “Dj Tavşan” operadaki Hitler hayaletini nasıl kovdu
Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Wagner Sahnesindeki bir “Dj Tavşan” operadaki Hitler hayaletini nasıl kovdu" başlıklı yazısını kaleme aldı.
Geçen pazar dilimi uçuklatan, beni hayretler içinde bırakan bir şeyi gördüm.
Almanya’nın Bayreuth kasabasındaydım.
Ertesi akşam Wagner’in “Rienzi” operasını izlemeye hazırlanıyordum.
Festival 25 Temmuz günü başlamıştı ve Rienzi, 150 yıldan beri Bayreuth Wagner Festivali çerçevesinde ilk defa sergilenecekti.
Bayreuth, Wagner’le yaşayan, adeta her şeyi Wagner’e borçlu ve ekonomisi onun sayesinde yaşayan bir kasaba.
Festivalin merkezi, Wagner’in bizzat planını çizdiği ve inşa ettirdiği Festspielhaus opera binası.
Beni hayretler içinde bırakan olay işte o binada yaşandı.

WAGNER SAHNESİNDE BİR DJ VE
DİBİNE KADAR ELEKTRONİK MÜZİK
Festival bu yıl 150’nci yılını kutluyor.
Dünyanın opera kültürü bakımından geleneklerine en bağlı yeri burası.
2 Ağustos gecesi işte o opera binasının üstü kapalı ön tarafında bir gösteri vardı.
Görenler gözlerine inanamadılar.
Çünkü sahnede dünyaca ünlü bir DJ vardı.
DJ Alle Farben sahnedeydi ve çılgınca bir elektronik müzik Wagner duvarlarını yıkıp geçiyordu.
DJ’Yİ ORAYA BİZZAT WAGNER’İN
TORUNU DAVET ETMİŞTİ
Onu buraya bizzat festival yönetimi davet etmişti.
Yani bu yönetimin başındaki Wagner’in torunu Katharina Wagner’di onu bizzat davet eden.
Üstelik festivalin resmî programına da dâhil edilmişti.
Farben saat 20.00’de sahneye çıktı ve gece saat 01.00’e kadar çaldı.
2 bine yakın genç insan onu izledi…
Tabii bu, Bayreuth Festivali'nin her yıl biraz daha yaşlanan ve ertesi akşam Rienzi’yi dinlemeye hazırlanan geleneksel takipçileri için pek hoş bir sürpriz olmadı.
Ama festival yönetimi artık gençleri de Wagner dinlemeye teşvik etmek istiyordu.
ALLE FARBEN’İN KIRIK CENNETİ
VE ODYSSEUS ŞARKISI
Alle Farben benim sevdiğim bir DJ’dir.
En çok dinlenen şarkısı “Supergirl”dür ama ben “She Moves”u tercih ederim.
Bu şarkı Nr 1 FM’de her pazar yaptığım “Top 20” programımda uzun süre listede kalmıştı.
Herkesin kendine göre yorumlayacağı bir “kaçış” şarkısıdır.
“Güneşin hiç doğmadığı uzak bir ülkeden” bahseder.
“Kırık bir cennettir” orası. “Kusurlu bir dünyadır.”
İşte oranın girişinin bir “tavşan deliği” olduğunu söyler.
Alice Harikalar Diyarında romanındaki gibi bir tavşan deliği yani.
İnsanın bilinmeyen iç dünyasına bir tür “Odysseus”u anlatır şarkı.
WAGNER’İN MEZARINA 2 KM
UZAKTA 3 SAAT ELEKTRONİK MÜZİK
O gece DJ Alle Farben’in 3 saat boyunca sahnede kaldığı yer, Wagner’in evinin ve mezarının bulunduğu yere 2 km mesafedeydi.
25-30 dakikada yürüyerek gidilebiliyor.
O evden festival binasına giden yola “Wagner Rotası” deniyor.
Veya “Wagner Yürüyüşü…”
Wagner’in torunu o gece festivalin 150 yıllık geleneğinde en sağlam ve muhafazakâr mevziyi işte böyle kendi elleriyle yıktı.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ “DER RING”
UYGULAMASI İSTER MİSİNİZ
Wagner’in torununun bu yıl yaptığı tek şaşırtıcı şey bu değildi…
Dedesinin “Der Ring des Nibelungen” (Nibelungen Yüzüğü) denilen ve 4 operadan oluşan dev opera serisinin yapay zekâ destekli bir prodüksiyonunu yaptırdı.
“DJ-Yapay Zekâ ve Wagner…”
Asıl büyük tartışma DJ’den çok bunun üzerine patladı.
Tabii bunlara bir de Wagner’in o binada oynanmasını yasakladığı “Rienzi”nin 150 yıl sonra sahneye konmasını eklediğinizde bu yılki büyük değişimi anlayabilirsiniz.
20 NİSAN 1939 GÜNÜ HİTLER 50
YAŞINA GİRERKEN YAŞANAN OLAY
Çok cesur bir karardı bu Wagner’in torunu için…
Çünkü “Rienzi”nin sahnelenmesi, Wagner ailesi üzerinde hâlâ dolaşan Hitler hayaletinin tekrar konuşulmaya başlaması demekti.
Nitekim daha o gece Bayreuth kulislerinde Hitler hikâyeleri yeniden anlatılmaya başlandı.
Bunların içinde en ilginci 20 Nisan 1939 günü yaşanan bir olaydı.
Bu hikâyenin adı “Rienzi’nin Kayıp El Yazmaları” idi.
WAGNER’İN KENDİ ELİYLE YAZDIĞI
RİENZİ PARTİSYONLARI HEDİYE EDİLİYOR
Hitler 20 Nisan 1939 günü 50 yaşına girdi.
O gün gücünün doruğundaydı ve Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlatmasına 6 ay vardı.
Etrafındaki hayran Nazi Partisi üyeleri kendisine bir doğum günü sürprizi yaptı o gün.
Wagner’in kendi el yazısıyla yazdığı “Rienzi Operası”nın orijinal partisyonlarını Hitler’e hediye etti.
Hitler için çok büyük bir hediyeydi.
Hatta hayatında en çok istediği şeydi.
16 YAŞINDA RİENZİ’Yİ İLK DİNLEDİĞİNDE
BİR TEPEYE ÇIKIP NUTUK ATMIŞTI
Çünkü Rienzi Operası’nı ilk defa Linz’de henüz 16-17 yaşlarındayken dinlemişti.
Çocukluk arkadaşı August Kubizek’in anılarında anlattığına göre temsil sonrasında Hitler büyük bir heyecan içindeydi ve bir tepeye çıkarak Almanya’nın geleceği hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.
Yıllar sonra, 1939’da Bayreuth’ta Kubizek bu olayı hatırlattığında Hitler’in şu cevabı verdiğini de yazdı:
“İşte her şey o saatte başladı….”
BU EL YAZMALARI BAVYERA
KRALI II. LUDWIG’DEYDİ
Bu el yazmaları Bavyera Kralı II. Ludwig’in koleksiyonunda bulunuyordu.
Daha sonra devlet kurumlarının kontrolüne geçmişti.
Nazi Almanyası’nın Reichswirtschaftskammer’i (Reich Ekonomi Odası) bu paha biçilmez el yazmalarını satın aldı ve 20 Nisan 1939’daki 50. doğum gününde Hitler’e yaş günü hediyesi olarak sundu.
Hediye yalnızca Rienzi değildi; Die Feen, Das Liebesverbot, ayrıca Ring döngüsünün ilk iki operasının özgün el yazmaları da paketin içindeydi.

HİTLER BU OPERAYI
NİYE BU KADAR SEVDİ
Hitler neden bunu bu kadar istiyordu diye sorarsanız.
Bunlar Hitler için basit birer müzik notası değildi.
Rienzi’nin konusu onu alıp götürüyordu.
Operanın kahramanı Cola di Rienzo, halkı arkasına alarak Roma’yı yeniden büyük yapmaya çalışan karizmatik bir halk lideriydi.
Hitler, bu karakterde kendini görüyordu.
O EL YAZMALARININ İZİ
30 NİSAN 1945 GÜNÜ KAYBOLDU
Hitler 30 Nisan 1945 günü “Führerbunker” denilen sığınakta intihar etti.
Öldüğü güne kadar bu el yazmalarını bunkerde yanında tuttu.
Bir iddiaya göre o gün Berlin düşüp intihar ederken el yazmaları hâlâ yanındaydı.
İntihar sahnesi, o el yazmalarının da son günüydü.
Çünkü o günden sonra Rienzi’nin Wagner’in elinden çıkan el yazması partisyonlarından hiçbir haber alınamadı.
Geriye sadece bazı tahminler kaldı.
Bazı tarihçilere göre, Führerbunker’in çevresindeki yangınlarda yanmıştı.
Başka bazılarına göre ise Sovyet askerleri tarafından ganimet olarak götürülmüştü.
Peki 3 Ağustos gecesi benim izlediğim Rienzi nasıl sahneye kondu?
Elde kalan kopyalar, piyano indirgemeleri ve erken dönem nüshalar kullanılarak yeniden oluşturuldu.

PERDE KAPANIRKEN HİTLER’İN
HAYALETİ Mİ CASPER MI DAHA MUTLUYDU
3 Ağustos gecesi biz Rienzi’yi seyrederken, Hitler’in hayaleti de sahnenin üzerinde dolaşıyordu.
Ama salonda benim üzerimde, Alle Farben’in tavşan deliğinden geçmiş Casper gibi sempatik DJ hayaleti de fink atıyordu.
Peki o gece hangi hayalet hangisini o sahnenin üzerinden kovdu?
Hitler’in hayaletinin o gece perde kapanırken 20 Nisan 1939 günü kadar mutlu olduğunu hiç sanmıyorum.
Çünkü sahnede Hitler’in hiç ama hiç hoşuna gitmeyecek bir Rienzi vardı.
Casper’in daha hoşuna gidecek bir Rienzi’ydi bu.
BİR HALK KAHRAMANININ
DÖNÜŞÜMÜNÜN HİKÂYESİ
Rienzi, 14’üncü yüzyılda geçen bir hikâye… Roma’da yaşamış Cola di Rienzo isimli bir halk kahramanını anlatır.
Rienzo, kaosa gömülen Roma’da iktidarı ele geçirir ve düzeni yeniden kurar.
Soylular ona karşı suikast girişiminde bulunur ama o kurtulur.
Ama işe çok iyi başlayan Rienzo, sonradan yavaş yavaş gücünü kaybetmeye başlar.
Operanın konusu halkın desteği ile iktidara gelen bir liderin zamanla yalnızlaşmasıdır.
Halkın sevgisinin nasıl hızla nefrete dönüşebileceğini anlatır.
ORTA ÇAĞ ROMASI YERİNE
21’İNCİ YÜZYIL DÜNYASI
Ancak 150 yıl sonra ilk defa oynanan Rienzi, Hitler’in hayaletini hiç de mutlu edecek bir yorum değildi.
Bir kere 14’üncü yüzyıldaki olay, 21’inci yüzyıla taşınmıştı.
Orta Çağ Roması yok, 21’inci yüzyıl dünyası vardı.
Oradaki halk liderinin yerini popülist bir lider almıştı.
Hikâye 21’inci yüzyıl popülist siyasetini anlatan distopik, zaman zaman komik bir hikâyeye dönüşmüştü.
Demokrasilerin nasıl otoriterleştiğini anlatıyordu.
Rienzi’nin trajik sonu, aslında Hitler’in bunkerdeki hâlinden farklı değildi.
HERKESİN ELİNDE BİRER AKILLI
TELEFON, ANA GÜÇ SOSYAL MEDYA
Ama asıl çarpıcı olan yenilik şuydu:
Artık ortada bir halk konsülü yok, sosyal medya vardı.
Bütün oyuncuların, aktörlerin, koro üyelerinin elinde birer akıllı telefon görüyorduk.
Her yer LED ekranlarla doluydu.
DJ, yapay zekâ Ring dörtlemesi, sosyal medya, akıllı telefonlar…
Sahne kapanırken bize bıraktığı soru ise şuydu:
Bütün bunlardan yeni bir Hitler mi çıkar…
Yoksa bir demokrasi mi…
Onu bilmem ama o gece DJ Alle Farben’in hayaletinin Hitler’in hayaletini kovduğundan eminim.
AÇILIŞTA DAVETLİLERİ
KARŞILAYAN ÜÇ KİŞİ
Bu yıl aynı zamanda Wagner ailesinin festivale vedası gibi bir hava vardı.
Aile festivalin yönetimini artık Bavyera Devleti'ne bırakıyor.
Artık devlet desteğine ihtiyaç var.
Nitekim bu yılki açılışta davetlileri karşılayan üçlü heyette, Katharina Wagner’in yanında Bayreuth Belediye Başkanı Thomas Ebersberger ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder de vardı.
ESKİ VE YENİ ŞANSÖLYE
İLE CEM ÖZDEMİR YAN YANA
Almanya’nın eski Başbakanı Angela Merkel de epeydir ilk defa ortaya çıktı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Kültür Bakanı Wolfram Weimer, Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir, Thüringen Eyalet Başbakanı Mario Voigt gibi isimler de açılıştaydı.
BUGÜNE KADAR HİÇ BU KADAR
COŞKULU BİR ALKIŞ GÖRMEDİM
10 yıla yakın bir süredir Bayreuth’a gidiyorum.
Bugüne kadar hiçbir oyunun sonunda bu kadar coşkulu bir alkış görmedim.
Ayrıca bugüne kadar izlediğim her oyundan sonra arkada 25-30 kişilik yuhalayan bir grup olurdu.
Bu defa onlar da yoktu.
21’inci yüzyıla taşınan Rienzi, gerçekten her şeyi ile olağanüstüydü.
Geçen pazar sormuştum:
Çok rahatsız tahta bir koltuk üzerinde 6 saat izlemeye değer mi?
Çok değermiş.

HİTLER’İN KALDIĞI OTELİN
ÖNÜNDE BİR SABAH KAHVESİ
Ertesi sabah, 10 yıldır kaldığım Goldener Anker Oteli'nin önündeki masaya oturdum.
Güneşli güzel bir gündü.
Bir zamanlar her yıl davet edildiğim Davos hayatımın parçası olmuştu.
Orada Thomas Mann’ın “Büyülü Dağ” romanını yazdığı odada kalırdım.
Şimdi Bayreuth ve Wagner hayatımın parçası hâline geldi.
Çok güzel operalar izledim bu kasabada.
Eski kitapçıları gezdim.
150 YIL SONRA SERGİLENEN RİENZİ’Yİ
SEYRETMEK İÇİN KAÇ EURO ÖDEDİK
150 yıl sonra sergilenen Rienzi’yi seyretmek benim için bir şanstı.
Bu şansı da gazeteci arkadaşım Kai Diekmann’a borçluyum.
Bilet bulmanın çok zor olduğu bu festivale 10 yıldır hep birlikte gidiyoruz.
Umuyorum merak etmişsinizdir.
Böyle tarihî bir operayı dinlemenin fiyatı nedir?
Biz üçüncü sırada tam ortada harika bir yerden izledik.
Online biletimin üzerinde 423 Euro yazıyordu.
Yani 23 bin TL…
Bir Taylor Swift konserinde tribün fiyatı diyebilirsiniz.
Veya bir El Clasico maçında VIP olmayan bir koltuk.
HİTLER BU OTELDE KALMIŞ
AMA BÜTÜN İZLERİ SİLİNMİŞ
Arkamdaki otele baktım.
Burası bir zamanlar Bayreuth’a geldiğinde Hitler’in de kaldığı oteldi.
Ama, o muazzam insanlık suçunu işleyen adamın bıraktığı utanç nedeniyle, izi otelin her yanından adeta santim santim kazınmış, bir parmak izi bile bırakılmamıştı.
Hitler’in hayaleti bu otelden kovulmuştu ama Rienzi, o hayaleti yeniden Bayreuth’a taşıdı.
Neyse ki DJ Alle Farben, yapay zekâ uygulamaları, bugüne taşınan Rienzi, bir ay boyunca o uğursuz hayaleti şehirden kovmak için çalışacak.
ODYSSEUS OLUP TAVŞAN
DELİĞİNDEN SÜZÜLMEK
3 Ağustos gecesi Rienzi’yi seyrederken, başlatılan soruşturma nedeniyle çok üzgündüm.
Ama seyrettiğim oyunun güzelliği üzüntümü biraz olsun unutturdu.
Böyle anlarda sanat ve müzik hep yardımıma koşar.
Benim acil servisimdir o dünya.
Bir espresso ısmarladım. Kulaklığımı taktım. Alle Farben’in “She Moves”unu koydum.
Odysseus kılığına bürünüp, tavşan deliğinden süzüldüm…
Ve bu “kusurlu dünyadan”, “kırık bir cennete” doğru uzun sürecek yolculuğuma başladım…
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.