Ertuğrul Özkök: Türk devlet ajansının geçtiği çok “sıradan” bir İran devlet televizyonu haberi

Ertuğrul Özkök: Türk devlet ajansının geçtiği çok “sıradan” bir İran devlet televizyonu haberi

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Türk devlet ajansının geçtiği çok “sıradan” bir İran devlet televizyonu haberi" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Gökhan Çınkara, Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyesi.
Orta Doğu konusunda uzmanlaşmış bir bilim insanı.
Onun tek başına hazırladığı bir haber bülteni var.
Tanıdığı insanlara WhatsApp yoluyla iletiyor.
Benim çok işime yarayan bir bülten; çünkü Orta Doğu konusunda hiçbir yerde bulamadığım çok ilginç haber ve analizler geçiyor.
Dün yine işte böyle bir haberi onun bülteninden öğrendim.

DEVLET TELEVİZYONU SEÇİLMİŞ
CUMHURBAŞKANININ YAYININI KESİYOR

Haberin kaynağı ilginç…
Anadolu Ajansı.
Yani Türkiye’nin resmî devlet ajansı.
Dün sabah saat 08 sularında abonelerine, İran’dan çok dikkatimi çeken bir haber geçiyor.
Kısa bir haber ve başlığı şöyle:
“İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın açılış programının yayınını kesti…”

SAYIN BAŞKAN KISA
KESERSENİZ SEVİNİRİZ

İlk bakışta sıradan bir haber gibi görünüyor.
Ama burasının İran olduğunu düşünürseniz…
Hiç de sıradan değil, hatta çok sıra dışı…
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan bir açılış töreninde konuşurken İran televizyonunun muhabiri yanına geliyor ve kendisini resmen uyarıyor:
“Canlı yayındayız, zamanı doğru yönetirseniz memnun oluruz…”
Dil nazik gibi, ama muhabir Cumhurbaşkanına resmen “Fazla uzatma” diyor.

ÖNEMLİ DEĞİL KESİN BİZ
KENDİ İŞİMİZİ YAPARIZ

İran Cumhurbaşkanı sitemkâr bir sesle muhabire şunu söylüyor:
“Yayınlamayın, önemli değil; biz kendi işimizi yaparız…”
Peki muhabir ne yapıyor?
Cumhurbaşkanının bu tepkisi üzerine yayını o an kesiyor…
Bu, şu an İran’da yaşanan gizli iktidar savaşının ne olduğunu en çarpıcı şekilde anlatan olay.

BİR TARAFTA SEÇİLMİŞ BAŞKAN ÖTEKİ
TARAFTA SEÇİLMEMİŞ MOLLA

İran’ın tepesinde şu an iki güç var.
Biri halk tarafından direkt oyla seçilen Cumhurbaşkanı…
Pezeşkiyan…
Öteki ise halk tarafından seçilmeyen bir ruhani lider…
Hamaney…
Millî iradeyi kim temsil eder?
Halk tarafından seçilen bir insan mı…
Dini kurul tarafından seçilen bir ruhani lider mi…
Bize öğretilen, tabii ki halk tarafından direkt seçilen kişinin millî iradeyi temsil ettiği…

DEVLET RADYO TELEVİZYONU KİME
BAĞLI, SEÇİLMİŞE Mİ SEÇİLMEMİŞE Mİ

İran’da öyle değil…
Halkın seçtiği insanın yetkileri sınırlı.
Ve Devlet Radyo Televizyonu direkt olarak dini lider Hamaney’e bağlı…
Başındaki kişi direkt onun tarafından atanıyor.
Yani halkın seçtiği Cumhurbaşkanı, devlet televizyonunun bir memurunun gözünde hiçbir şey ifade etmiyor.

HALK TARAFINDAN SEÇİLEN
HALKA HESAP VERİYOR

Pezeşkiyan son seçimde Hamaney’in desteklediği adayı yenerek Cumhurbaşkanı seçildi.
Halka hesap veren bir insan olduğu için Pezeşkiyan, gösterilere katılan insanlara karşı daha vicdanlı.
Daha merhametli.
Bence açılış töreninde yaşanan bu olay, İran’da başlayan yeni bir siyasi çatışma döneminin ilk işaretlerinden biri.
Önümüzdeki günlerde İran’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı ile seçilmemiş dini lideri arasındaki çatışma büyürse şaşırmayacağım.

DİNİ LİDER PAZAR AKŞAMINDAN
İTİBAREN İKTİDAR SAVAŞINI BAŞLATTI

Dini lider, Pazar gecesinden itibaren bu savaşı başlatmış görünüyor.
Pazar günü İran’ın reformcu hareketinin liderleri tek tek evlerinden alınarak Evin Hapishanesi’ne götürüldü.
Bu, muhalif kesimlere ilk gözdağı hareketiydi.
Seçilmiş Cumhurbaşkanına karşı ilk hareket ise önceki günkü açılışta yaşanan bu olaydı.
Belli ki dini lider, seçilmiş Cumhurbaşkanının görünürlüğünü azaltmak istiyor.

İRAN’IN DIŞ TEMSİLCİLİKLERİNDE
İLTİCA İSTEYEN DİPLOMATLAR

Ancak ok yaydan çıktı.
İran’da muhalefet yavaş yavaş apolitik kesimlere de kayıyor.
İran’ın yurt dışındaki temsilciliklerinin, yanılmıyorsam 4’ünün başındaki diplomatlar son gösterici katliamından sonra bulundukları ülkelerden sığınma hakkı istedi.
Bugüne kadar sessiz kalan birçok insan, yapılan son katliamdan sonra sesini yükseltmeye başladı.

SEÇİLMEMİŞ LİDER YERALTINDA
SEÇİLMİŞ BAŞKAN TOPLANTILARDA

Katliam emrini veren seçilmemiş dini lider, kendisi açılış törenlerine katılamıyor.
Ama halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı açılış toplantılarına gidip konuşmaya başlayınca, yer altına inen dini lider onun da sesini susturmak için mikrofonu elinden aldırıyor.
Söyler misiniz, bu daha ne kadar devam eder?

TÜRKİYE’NİN TONUNDA NÜANS

Geçmişte söz konusu Suriye, Mısır, Suudi Arabistan, İsrail olunca sesini miting meydanlarında bile yükselten Türkiye, İran konusunda temkinli gidiyor.
Bence de gitmesinde yarar var.
Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen gün CNN Türk’te Ahmet Hakan’la yaptığı sohbette söylediği bazı sözlere bakınca, Ankara’nın da kafasında bazı tereddütlerin doğmaya başladığını hissettim.

FİDAN BU REJİM BOMBALAMA
İLE YIKILMAZ DİYOR AMA

Fidan, bu rejim bombalama ile yıkılmaz diyor.
Ama Hamaney’in emriyle yapılan katliamın boyutları konusunda tereddütlü.
İran Dışişleri Bakanı, hayatını kaybeden insanlarla ilgili Fidan’a düşük bir rakam vermiş.
Fidan, “O bile çok yüksek bir rakam” diyor.
Orta Doğu konusunda iyi istihbarata sahip olduğu bilinen Fransa’nın Dışişleri Bakanı ise Hakan Fidan’a 30 bine yakın insanın öldürüldüğünü söylemiş.

BİR MÜSLÜMAN, BUNCA İNSANIN CESEDİ
ÜZERİNDE HUZURLA OTURABİLİR Mİ

Son olaylarda rejimin öldürttüğü insan sayısı ile ilgili kesinleşmiş rakamlara bakılırsa 7 bine yakın insan katledilmiş.
Ama İran konusuna çalışan bazı kuruluşlar 30 bine yakın insanın katledildiğini söylüyor.
Söyler misiniz, halkın seçmediği bir insanın emriyle yapılan bir katliam üzerinde kim huzur içinde oturabilir?
Zaten halkın oylarıyla seçilen bir lider olsaydı, böyle vicdansız, gayri insani bir katliam emrini asla veremezdi.
Bazıları “Bu rejim yıkılmaz” diyor.
Ben de diyorum ki;
Hiçbir rejim 30 bin insanının kanı üzerinde huzur içinde oturamaz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.