Ertuğrul Özkök: Ramazan fenomeni “Kabe'de hacılar üçlüsü” bizi ifrit mi ediyor

Ertuğrul Özkök: Ramazan fenomeni “Kabe'de hacılar üçlüsü” bizi ifrit mi ediyor

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Ramazan fenomeni “Kabe'de hacılar üçlüsü” bizi ifrit mi ediyor" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Ramazan öncesinde benim için müzikte haftanın sürprizi Aleyna Tilki’nin “Oyuncak Gibi” şarkısı oldu.
“Kasımpaşalı Güllü’nün” 1994’te çıkan ve çok tutulan şarkısını, 32 yıl sonra yeniden söyledi.
Yorumladı diyemeyeceğim, çünkü aslına çok sadık biçimde yeniden söyledi.
Damardan bir arabesktir.
Gerçek manada damardan…

f3ad3a3c-d61a-4234-8376-325ebba37ddb.jpg

 

ALEYNA’YA “MİLLİ VE YERLİ DEĞİL”
DİYENLERE GİTSİN BU ŞARKI

Türkiye’de arabeskin öldüğünün söylendiği, pop müziğin patladığı yıllardı… Tarkan’ların, Kenan Doğulu’ların, Yıldız Tilbe’lerin, Burak Kut, Harun Kolçak, Mustafa Sandal’ların 2-3 milyon kaset sattığı öyle bir dönemde, bu arabesk parça patlamıştı.
Şimdi Aleyna Tilki, bu şarkıyı aynı keyifle söylüyor.
Şarkı çıkalı daha bir hafta olmadı, videosu YouTube’da 2,7 milyon kere seyredilmiş, dinlenmiş.
Ferah Zeydan’ın diliyle söyleyeyim;
Aleyna Tilki’ye “Milli ve yerli değil” diyenlere gitsin bu şarkı.”

AMA BUGÜNÜN FENOMENİ KABEDE
HACILAR’I SÖYLEYEN “POP İLAHİCİLER”

Ancak Ramazan öncesinin en “viral” fenomeni Aleyna Tilki değil.
Benim “Kabe'de Hacılar Üçlüsü” dediğim bir “pop ilahiciler” grubu.
Onlara ilk defa bir ay kadar önce Instagram’da rastladım.
Mutlaka siz de seyretmişsinizdir.
Celal Karatüre isimli, Samsunlu “Hacı-Umreci karşılayıcısı” yerel bir şarkıcı.
Birden popüler olunca öğrendik ki, Anadolu’da böyle Umre’ye ve Hac’a gidenleri dönüşte karşılama geleneği varmış.
Bunu da beste ve güftesi Abdurrahman Önül’e ait “Kabe’de Hacılar” ilahisi ile yapıyorlarmış.

7143c3d7-c29b-47b7-ab83-7dcfbb8618c0.jpg

INSTAGRAM VE TİK TOK’UN
RAMAZAN TRUBADURU

Abdurrahman Önül bunu amacına uygun bir “ağırbaşlılıkla” söylüyor.
“Celal Karatüre Trio” ise bu ilahiyi alıp, ondan adeta bir “Ramazan eğlencesi” çıkardılar.
Şimdi bir Instagram ve “TikTok trubaduru” (gezginci) gibi, çeşitli şehirleri, mekânları gezerek, dükkânların önünde bu şarkıyı söylüyorlar.
Bir bakıyorsunuz bir baklavacının önünde.
Bir bakıyorsunuz bir otobüs şirketi yazıhanesinde veya bir berber dükkânında.

TAM BİR “POP KÜLTÜR” OLAYI
INSTAGRAM’DA 900 BİN TAKİPÇİ

Sosyal medyada son yılların en başarılı “viralleşme” kampanyalarından biri diyebilirim.
Bir ay kadar önce Instagram’da ilk defa seyrettiğimde takipçi sayısı 100 bin bile değildi.
Dün baktım 900 bini geçmiş.
Avrupa ölçüleriyle bakarsanız tam bir “mega fenomen”…
Bugünün “pop kültürü”nün bütün unsurlarını kullanıyor.

HİP HOPÇULAR GİBİ ORTAK YAPIM:
YOUTUBE’DA 3,7 MİLYON

Mesela pop müzik ve hip hop’ta son yıllarda “ortak kayıtlar” çok ön plana çıktı.
Birçok ünlü yan yana gelip birlikte bir şarkı çıkarıyorlar.
Celal Karatüre de “Kabe’de Hacılar”ı, bestecisi Abdurrahman Önül’le birlikte söyledi.
Bu ikilinin videosu YouTube’da 3,7 milyon kere seyredildi.
Büyük bir rakam tabii ki…

20d84735-9dba-4eb9-b4fd-0e7874a0672b.jpg

CELAL KARATÜRE’Yİ ÖNCE KİM KEŞFETTİ
MUHAFAZAKÂRLAR MI SEKÜLERLER Mİ

Celal Karatüre’yi önce muhafazakârlar mı, yoksa siyasallaşmış sekülerlik veya muhafazakârlık gibi tanımlarla ilgisi olmayan sosyal medya takipçileri mi keşfetti?
Benim sosyolog gözlemim ve hissiyatım, ikinci kesimin onu siyasal muhafazakârlardan önce keşfettiğini söylüyor.
Bu da normal…
Çünkü o kesim sosyal medyada çok daha etkili ve aktif.

INSTAGRAM, YOUTUBE, TİK
TOK’TA 25 MİLYON İZLENME

Son günlerde sosyal medyanın muhafazakâr gençleri de bu olayın farkına vardı ve birden bunun üzerine atladılar.
Çünkü Celal Karatüre’de, uzun süredir aradıkları bir psikolojik tatmini buldular.
Sosyal medyada ilk defa “dini temalı” bir paylaşım, hem de muhafazakâr bir kişilik etrafında popülerleşiyor ve viral hâle geliyordu.
Kesin verilere ulaşamadım ama yaptığım genel ve biraz da tahmini bir araştırma şunu ortaya koydu.
“Kabe'de Hacılar Üçlüsü”nün bu ilahisi, Instagram, YouTube ve TikTok’ta aşağı yukarı 25 milyon kere dinlenmiş, seyredilmiş.
Müthiş bir rakam bu.

“LAİKLERİ GICIK ETTİN YA
HELAL OLSUN SANA”

Muhafazakâr siyasal kesimin bazı medya fanlarının yaptıkları paylaşımlardan şöyle bir sonuç çıkardım.
Sanki bu şarkının “seküler kesimi ifrit ettiği, asabını bozduğu, gıcık ettiği” gibi bir duyguya sahipler.
Bu da Celal Karatüre’yi bu muhafazakâr kesimin gözünde bir “sosyal medya kahramanı” hâline getiriyor.
Gülerek izliyorum bu tartışmayı…
Çünkü anlamadıkları bir şey var.
Yahu arkadaşlar, ben seküler bir insanım. Dindar değilim.
Ama bilin ki, seküler kesim de seviyor viral olan bu paylaşımları.

HÜRRİYET YEMEKHANESİNDE
BİR RAMAZAN ÖĞLE VAKTİ

Anlamadıkları da şu. Seküler insanların fanatik olmayanlarının Ramazan’la, ilahilerle bir meselesi yok.
Bunun size çok çarpıcı bir örneğini anlatayım.
1992 yılında Hürriyet’in yeni binasına taşındık. Orada çok güzel bir yemekhanemiz vardı.
Ramazan sırasında bir öğle yemeği saatinde o yemekhanedeyken bir şeyi fark ettim.
Etraf boştu.
Yemek hizmetini veren şirketin başındaki arkadaşımızı çağırıp sordum.
“Ramazan’da verdiğiniz öğle yemeği sayısında azalma oluyor mu?”
“Evet, ilk 15 gün yüzde 55 civarında azalıyor” dedi.
Düşünün Hürriyet.
Algı olarak “laiklik” ve “sekülerlik” konusunda Türkiye’nin en duyarlı kurumlarından biri.
Personelin yüzde 55’i oruç tutuyor veya tutmasa bile öğle yemeğinde görünmek istemiyordu.

RAMAZAN DÖNEMİNİN DEVLET
RADYOSU MÜZİĞİ BİZİM DE SESİMİZ

Türkiye’de “Ramazan dönemi”nin kendine ait bir müziği vardır.
Çocukluğumuzdan beri bizler de o müzikle büyüdük.
İftar vakti radyoda dinlediğimiz “ney-bendir-kudüm” sesi hayatımızın parçasıdır.
Biraz kasvetli buluruz ama severiz.
Ancak “Kabe'de Hacılar Üçlüsü”nün bir başka özelliği var.
“Eğlenceli bir şey” bu…
Biliyorum, şimdi “eğlence” kelimesini işitince bir takım muhafazakârlar hemen diklenecek.
Diklenmeyin.

İSTER KABUL EDİN İSTER ETMEYİN
BU EĞLENCELİ BİR “POP İLAHİ”

Bu çağın en önemli kavramı “entertainment”tır. (Eğlence)
BBC bile artık kendini “bir entertainment şirketi” olarak gösteriyor.
New York Times geçen gün gelir kaynaklarının dağılımı ile ilgili bir tablo açıkladı.
Artık ana geliri haberden ve reklamdan değil, “eğlence” kabul edilen hizmetlerinden geliyordu.
Siz isteğinizi söyleyin, istediğiniz “klişe kelimelerle” sinirlenin.
Celal Karatüre’nin “Kabe'de Hacılar” paylaşımları artık bir “pop ilahidir”…
Bu sadece bizde değil…
Ünlü DJ David Guetta’nın geçen cuma çıkan şarkısı “Prayer” da bir tür “pop ilahidir”…

DİNDARLAR DA POP KÜLTÜRÜN
TADINI ALMAYA BAŞLADI

Aslında “inanç” ve “din”, kökeni itibarıyla dünyanın en “popüler” olgularıdır.
Ama popülerlik kavramı artık değişti.
Camide veya kilisede bir ilahi okumak popülerleşme için yeterli değil.
Gerçek popülerleşme sosyal medya ve streaming platformlar aracılığıyla oluyor.
“Kabe’de Hacılar” gösterdi ki, şimdi muhafazakârlar da “pop kültür”ün keyfini almaya başladı.

AHMET ÖZHAN HAVALİMANINDA
MAGAZİN MUHABİRLERİNE NE DEDİ

Geçen gün Instagram’da Ahmet Özhan’la ilgili bir paylaşım gördüm.
Umre dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda magazin muhabirleri onun görüntülerini çekiyordu.
Ahmet Özhan da gayet yumuşak bir sesle “Çocuklar yapmayın, Umre’den geliyoruz. Bu magazinlik bir konu değil” diyordu.
Ama hâline, mimiklerine, sesinin tonuna, sevecenliğine ve özellikle de yüzündeki memnuniyete bakınca kolayca anlıyorsunuz ki bu “magazin ilgisinden” hiç de şikâyetçi değil.
Haklı.
Çünkü o da bugünün insanı.
Cebinde akıllı telefonu, Instagram, YouTube, Facebook hesabı var.
O da her gün buralara bakıyor.

MUHAFAZAKÂRLARIN
ASIL BÜYÜK KOMPLEKSİ

Muhafazakâr kesimin “kültür alanında hâlâ üzerinden atamadığı bir kompleks” var.
Kültür ve popüler kültür alanında seküler kesimi yakalayamama duygusunu yaşıyorlar.
O nedenle “Kabe'de Hacılar” fenomenini olabilecek en ciddi ve kompleksli tarafından yakalamaya çalışıyorlar.
Adeta intikam alır gibi “Ey laikler; bu ilahinin başarısı sizi hasta ediyor değil mi” duygusunun keyfini çıkarıyorlar sanki.
Bence asıl büyük kompleksleri işte bu.
Çünkü sosyal medyada “eğlenmenin” keyfini çıkarmada bir türlü seküler kesimin insanlarına yaklaşamıyorlar.
Bundan bile bir siyasi başarı hikâyesi çıkarmaya çalışıyorlar.

SİYASİ SEKÜLERLERİN DE
ASIL BÜYÜK KOMPLEKSİ BU

Ancak dikkat…
Siyasallaşmış “seküler” kesimde de bu işi çok ciddiye alıp gerçekten “Ne oluyor bu ilahiler, şeriat mı geliyor” kaygısına kapılanlar var.
Ama bir “pop sosyolog” olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, toplumun popüler kültürünü keyifle yaşayan insanlar çoğunlukta ve onlar bu tür “sosyal medya fenomenleri”nin aidiyetlerine, inançlarına, siyasi kökenlerine bakmadan keyfini çıkarıyorlar.

MUHAFAZAKÂR ARKADAŞ YAHU SEN DE
DOĞU DEMİRKOL’UN KEYFİNİ ÇIKAR

Evet, isteseniz de istemeseniz de sosyal medya “Kabe'de Hacılar”ı güzel bir “Ramazan eğlencesi”ne dönüştürdü.
Muhafazakâr arkadaşlara son sözüm şu olacak.
Nasıl “siz” diye gördüğünüz “biz”; Cem Yılmaz’ın “Beyaz Türkleri ti’ye” alan parodilerini gülmekten yerlere yıkılarak seyrediyor, avuçlarımızı çatlayıncaya kadar alkışlıyorsak; “bizim” “siz” diye gördüğümüz, “siz” de Doğu Demirkol’un harika parodilerinden keyif almayı bir deneyin.
Vallahi çok eğleneceksiniz.
Anlayacaksınız ki, “kendimizle dalga geçebilmek” harika bir keyif.

BÜYÜK STAND-UP’CI CÜBBELİ’NİN
TAKİPÇİ SAYISI 1,7 MİLYONU GEÇTİ

Bakın Cübbeli Ahmet’in YouTube takipçi sayısı 1,7 milyonu buldu.
Siz sanıyor musunuz ki, bu 1,7 milyon onu o tuhaf vaazları için izliyor?
Hayır… Eğleniyor insanlar…
Bu da iyidir…
Yani diyeceğim, Celal Karatüre’nin “Kabe'de Hacılar Üçlüsü” bizi ifrit etmiyor.
Hele hele Ramazan’da seyretmekten gerçekten keyif alıyoruz.
Tek farkımız…
Biz eğleniyoruz da…
Çünkü o sadece bir ilahi söylemiyor…
Her paylaşımda bir “muhafazakâr fashion show” yapıyor.
Her gün kılık değiştiriyor.
Her gün bir başka mekânda, bizi farklı insanlarla buluşturuyor.

BİZİM ÇAĞDAŞ RAMAZAN
DAVULCUMUZ O ARTIK

Bizim çağdaş Ramazan davulcumuz o artık…
Yani sakin olun…
İlle de bundan bile saçma sapan bir iftihar vesilesi, bir kutuplaşma keyfi çıkarmaya kalkmayın.
Tam aksine birleştirici bir şey görün.
İsterseniz sadece bir ilahi gibi görüp huşu içinde izleyin.
İsterseniz bizim gibi, bize eski Ramazanlarımızın eğlenceli yanını hatırlatan bir “pop sanatçı” gibi izleyin.
İftar sofralarını seçim kürsüsüne çeviren siyasetçilerden çok daha huzur verici, çok daha eğlendirici, samimi ve sahici bu insanlar…
Hep birlikte keyfini çıkaralım.
Bakın Instagram’da modern seküler kızlar da “Kabe’de Hacılar” paylaşımları yapıyorlar.

ARKADAŞ! TÜRKİYE’NİN EN ÇOK
DİNLENEN ŞARKISININ ADI NE

Ama bu polemiğin seküler ve muhafazakâr taraflarına son bir sözüm var…
Hiçbiriniz böbürlenmeyin, ikinizden de büyük Blok3 var.
Bir şarkısı 250 milyon kere dinlendi…
Ne diyor o harika şarkının adı…
“Sevmeyi denemedin…”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.