Ertuğrul Özkök: Jandarma önceki akşam Bebek’i basarken Madonna ne yaptı?

Ertuğrul Özkök: Jandarma önceki akşam Bebek’i basarken Madonna ne yaptı?

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Jandarma önceki akşam Bebek’i basarken Madonna ne yaptı?" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Cuma akşamı Jandarma 200 kişi ile Bebek’te eğlence mekanlarını basarken ben 1960’ların çok ünlü bir şarkısını dinliyordum.
Bu şarkıyı o sabah Madonna bütün dünyaya yaymaya başlamıştı.
O sabahtan başlayayım.

CUMA SABAHI NİKBİN BİR RUH
HALİYLE UYANMAK İSTEMİŞTİM

Cuma sabahı eskilerin deyimiyle “Nikbin” bir ruh haliyle uyanmak isterdim.
Yani, “Olumlu düşünen, her şeyin iyi yanını görmeye çalışan, geleceğe umutla bakan” bir ruh haliyle.
Ama olmadı…
Tam aksine, onun zıddı bir ruh haliyle, “Bedbin” uyandım.
Ülkemde ve dünyada iyi giden bir tek şey yoktu çünkü…

BİR ANDA İKİ SÜRPRİZ
BİRDEN GELDİ

Sonra iki şey birden geldi.
Önce Spotify’a yeni bir şarkı yüklendi.
Sonra çok hoşuma giden ve o gün paylaşılan bir video klibin hemen başındaki o Türk ismini gördüm.
Ve ruh halim değişti…
Güne “Nikbin” bir ruhla devam ettim.

SABAH SPOTİFY’DA BRUNO
MARS’IN YENİ ŞARKISI

Önce her Cuma olduğu gibi Spotify’a girip o gün yeni konan şarkılara baktım.
Bir sürpriz vardı.
Bruno Mars’ın çıkacak yeni albümünden ilk parça paylaşılmıştı.
“I Just Might…”
Çok klasik bir perküsyon ile başlıyordu.
Tipik bir Bruno Mars şarkısıydı…

SANTANA ALIN BANTLI
BİR TONY MANERO

Videosu harikaydı.
Üzerinde yelekli, vintage bir yeşil takım elbise vardı.
Gömleğinin yakaları gençliğimizde “Antoine yaka” dediğimiz türden alabildiğine geniş…
Sanki “Saturday Night Fever” filminde John Travolta’nın oynadığı Tony Manero…
Başında Carlos Santana tarzı bir alın bandı…
Uzaktan bakınca Prince’i andırıyor.
Bittim şarkıya…
Albümün adını da çok sevdim.
“Romantic…”

84d1e154-7352-486a-9bc6-9606d3f1be9e.jpg

TRUMP’IN ZALİM GERÇEKLİK ÇAĞINDA
ADI “ROMANTİK” OLAN BİR ALBÜM

Vicdansız bir popülizm… Egosundan başka hiçbir güç tanımayan zalim liderler ve bize “Yeni gerçek” diye kabul ettirmeye çalıştıkları “Yeni cehennem…”
Böyle bir dünyada “Romantik” kelimesini duymak bile güzel geliyor insana.
Şarkıyı ve Instagram’da paylaşılan videosunu beş altı kere üst üste dinledim, seyrettim…
Aynı dakikalarda yine Instagram’da İran paylaşımları akıyordu.
Adele’in “This is the end” diye başlayan Skyfall şarkısı, İran’ın küresel fon müziği haline gelmiş gibiydi.
Öyle bir günde bu şarkı bana gerçekten romantik geldi.
Çok sevdim.
Ayrıca “Romantik” adı altında bir Amerika ve Avrupa turnesine çıkıyormuş.

AYNI DAKİKALARDA MADONNA
İLGİNÇ BİR PAYLAŞIM YAPTI

Aynı dakikalarda Instagram’da Madonna’nın bir paylaşımı geldi.
Yeni bir videosuydu.
Birden viral olmuştu.
Ve videoda beni çok şaşırtan bir şey vardı.
Daha girişinde siyah bir zemin üzerinde büyük harflerle bir isim okunuyordu:
“MERT ALAŞ…”
Madonna’nın Dolce&Gabbana için yaptığı yeni reklam filmiydi.
Ama Dolce&Gabbana kelimesinden hemen sonra bu Türk ismi okunuyordu.

3d4fdedc-b993-4859-9beb-1a7260e11c53.jpg

KİMDİR BU MADONNA VİDEOSUNA
ADINI YAZDIRAN MERT ALAŞ

Mert Alaş çok ünlü bir fotoğraf sanatçısı.
Daha önce de Madonna’nın fotoğraflarını çekti.
Ama ilk defa Madonna’nın bu kadar iddialı bir yapımında yönetmen olarak adını yazdırıyordu.
Nereden çıkmıştı şimdi onun adı bu videoda…
Madonna hep ünlü fotoğrafçılarla çalıştı.
Mesela “2010 İlkbahar/Yaz” koleksiyonu için hazırlanan kampanyanın fotoğraflarını ünlü fotoğrafçı Steven Klein çekmişti.
Brad Pitt, Angelina Jolie, Kate Moss, Naomi Campbell, Rihanna ve David Bowie gibi dev isimlerin fotoğraflarını çeken bir sanatçıydı.
Daha önce Mert Alaş’la da çalışmıştı.
Ama onlar film değil, fotoğraf kampanyalarıydı.

4e1693bc-bc36-4514-9adb-d89f979a2088.jpg

JENERİKTE MARKASININ İSMİNİN YANINA
NASIL BİR TÜRK SANATÇININ ADI KONDU

Şirketler, marka reklamlarında genellikle filmi çeken kişinin adını pek koymazlar.
Hele hele girişte hiç konmaz.
Çünkü başka hiçbir ismin markanın önüne geçmesi istenmez.
Ancak Michael Jackson’un ünlü Thriller klibinde olduğu gibi John Landis gibi bir yönetmen çektiğinde isim konur.
Veya Tarantino gibi bir isim çekerse girişte yer alır.
O nedenle bu reklam klibinin daha başında bir Türk sanatçısının adını görünce şaşırdım.
Çok da hoşuma gitti…
Ama şu soruyu sormadan da edemedim.
Dolce&Gabbana gibi dev bir marka, daha klibin başında bir Türk isminin kendi markasıyla rol paylaşmasına izin verdi.

BİZ BU İSMİ SON DEFA NE
ZAMAN NEREDE GÖRDÜK

Şimdi yazacağım bir bilgiye dayanmıyor.
Tamamen bir tahmin.
Bazılarınız komplo teorisi de diyebilir ve ben de hiçbir şey demem.
Türkiye, Mert Alaş’ın adını son defa 20 Aralık 2025 tarihinde duydu.
O gün savcılık uyuşturucu operasyonları çerçevesinde Mert Alaş hakkında da işleme başlamış, ancak kendisinin yurt dışında olduğu anlaşılınca hakkında “Yakalama” kararı çıkartmıştı.
Yani Türkiye’de hakkında yakalama kararı çıkartılan bir kişiydi.
O karardan tam 20 gün sonra Madonna işte onun adını daha girişte gösteren bu klibi paylaşıyordu.

21fcb37c-be99-4839-83e4-4a4cacf856ad.jpg

MERT ALAŞ FİLMİYLE BİRLİKTE
PATLAYAN LA BAMBOLA ŞARKISI

Bütün dünya 72 saatten beri Dolce&Gabbana’nın “The One” parfüm serisinin reklam videosunu Mert Alaş ismi ile seyrediyor.
Bu sadece bir reklam videosu değil.
Aynı zamanda müzik klibi.
Çünkü Madonna klipte geçmişin çok ünlü bir şarkısı olan “La Bambola”yı kendine ait bir tarzda yeniden söylüyor.
La Bambola, İtalyan şarkıcı Patty Pravo’nun söylediği bir hit parça.
1968 yılında yayınlandı.
Bütün dünya Fransa’da başlayan öğrenci olaylarını izliyordu.
La Bambola, dünyada birçok şeyi değiştiren 68 yazının, Akdeniz’i baştan başa dolanan şahane şarkısıydı.
Akdeniz’in Doğu ucunun cayır cayır yandığı şu günlerde Madonna bu şarkıyı yine devreye sokuyordu.

b65e39e3-a862-461a-b643-82eba2d46caf.jpg

BANA GÖRE BU MADONNA’NIN MERT
ALAŞ’LA DAYANIŞMA HAREKETİ

Aynı soruya geliyorum.
Madonna böylesine iddialı bir video klibini, markanın adından rol çalma pahasına, niye daha girişte büyük harflerle yazıyordu?
Benim yorumum şu.
Bu Madonna’nın iyi arkadaşı Mert Alaş’la dayanışmasını gösteren bir hareket.
Madonna “O benim çok saygı duyduğum bir sanatçı ve arkadaşım” demek istiyor bu hareketi ile.
Amaç o olmasa bile, şu anki bir zamanlamada algılanması öyle olacaktır.
Nedir o zamanlama…

AYNI GÜN JANDARMA
BEBEK’E İNİYOR

Madonna’nın videosu bütün dünyada dolaşıma girerken, aynı gün İstanbul’da Jandarma’ya ait 200 güvenlik görevlisi Bebek’teki eğlence ve yeme içme mekanlarına tam bir gece operasyonu başlatıyordu.
Türkiye’de pek alışık olduğumuz bir tablo değildi.
Bu operasyonda bütün dünyada tanınan bir başka ünlü Türk daha gözaltına alınıyordu.
Can Yaman…
Özellikle İtalya ve İspanya’da çok iyi tanınan bir Türk oyuncusu…
Neyse ki dün akşam serbest bırakıldı.

SEMBOLİK MEKANLARA MI
OPERASYON YAPILIYOR

Son operasyonlar şu soruyu da beraberinde getiriyor.
Bu operasyonların gerçek amacı ne?
Gerçekten uyuşturucu ile mücadele ise söyleyebileceğimiz bir şey yok.
Güvenlik güçleri elbette uyuşturucu ile mücadele edecek.
Ama o zaman biz de aynı samimiyetle yöntemlerini konuşalım.
En azından benim çevremde şu soru sorulmaya başlandı:
Bebek ve Boğaz’da sadece sembolik yerlere mi yapılıyor bu operasyonlar?

BELLİ BİR EĞLENCE TARZINI
ENGELLEME GİRİŞİMİ Mİ

Bunları yazma nedenim şu.
Uyuşturucu ile mücadeleye aklı başında kimsenin diyeceği bir şey yoktur ve olmamalı.
Ama Türkiye 40 milyondan fazla turist ağırlayan bir ülke…
Eğlence yerlerine böyle 200 güvenlik görevlisi ile yapılan baskınlar “Belli bir eğlenme biçimini engelleme” girişimi olarak yorumlanmaya müsait.
Kamu yöneticileri belki duymuyorlar ama bu soruların derin bir fısıltı halinde yayıldığını söylemek isterim.
O nedenle diyorum ki;
Aman dikkat…
İnsanlar giderek eğlence yerlerine gitmekten tedirgin olacak bir ruh haline girmesinler.

KÜTÜPHANE’NİN SAHİBİNİN
DİKKATİ ÇEKTİĞİ BİR NOKTA

“Şunun şurası Bebek, kaç kişiyi ilgilendiriyor ki” deyip küçümseyebilirsiniz.
Böyle düşünenlere şunu hatırlatmak isterim.
Bu sektör sadece Türk müşterilerden ibaret değil.
Rasim Ozan Kütahyalı geçen gün Etiler’de operasyon yapılan “Kütüphane” adlı mekanın sahiplerinden Yılmaz Efe ile ilginç bir mülakat yaptı.
“İstanbul’a gelen büyük basket ve futbol takımlarının oyuncuları buralara geliyor. Ünlü yabancı sanatçıları sık sık burada görüyoruz” diyor.
Bu insanların her biri ülkelerinde birer “Influencer…”
Herhalde gittikleri yerlerin polis ve jandarma ile basılmasından pek mutlu olmazlar.

ON BİNLERCE İNSAN BU
MEKANLARDAN EKMEĞİNİ KAZANIYOR

Bu mekanların bir de çalışanları var.
Binlerce insan, tedarikçi ekmeğini oralardan kazanıyor.
Yani büyük bir ekonomi o sektör.
Ama en önemlisi bu mekanlar bir ülkenin modernitesinin ve çekiciliğinin sembolleri.
Yanı başımızda İran halkı modern yaşam biçimi için mücadele verirken Türkiye’nin sahip olduğu modern imajı hakkında soru işareti oluşturacak uygulamalara dikkat etmek gerekir.

EĞLENCE VE YEME İÇME MEKANLARI
PORSELEN EŞYA DÜKKANI GİBİDİR

Sonuç;
Madonna’nın klibinin başındaki Türk ismi bence bir erken uyarı olarak görülmeli.
Bu konu, özellikle Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Ersoy’u da çok yakından ilgilendiriyor.
Uyuşturucuya karşı mücadeleye bir kere daha evet.
Vatandaş olarak etkili bir mücadeleye gönülden destek veririz.
Ama bilelim ki, eğlence ve yeme içme mekanları porselen eşya dükkanı gibidir.
Girerken dikkatli davranmakta hepimiz için yarar var.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.