Ekrem İmamoğlu'nun Babası Hasan İmamoğlu: Allah’tan başka kimseden korkumuz yok

Ekrem İmamoğlu'nun Babası Hasan İmamoğlu: Allah’tan başka kimseden korkumuz yok

Gözaltında olan Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, Saygı Öztürk'e konuştu. Hasan İmamoğlu yaşanan süreci değerlendirdi ve "Allah’tan başka kimseden korkumuz yok" açıklamasında bulundu.

Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğluna yönelik iddialara karşı sert tepki gösterdi. Sözcü'den Saygı Öztürk'e konuşan Hasan İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun üniversite süreciyle ilgili iddiaları yalanladı ve şirketlerine el konulmasıyla ilgili haberleri basından öğrendiğini söyledi. Vergi borcu veya devletle mali ilişkilerinin olmadığını belirten Hasan İmamoğlu, oğluna yönelik suçlamaları "iftira" olarak nitelendirdi.

Sözcü'de yer alan röportaj şöyle:

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sorgusu devam ederken, aile şirketlerine el konulduğu haberleri de yayıldı. Bir babayı üzen bundan çok, oğlunun ağır bir suçluymuş gibi gözaltına alınış biçimi ve hakkındaki suçlamalar oldu. Partisinin Cumhurbaşkanı adayı olacakken, Ekrem İmamoğlu’nun önünde belirsiz bir süreç ortaya çıktı.  Ekrem İmamoğlu’nun babası, Hasan İmamoğlu, oğlunun özellikle sağlık durumu, morali hakkında İmamoğlu’nun avukatlarından bilgi almaya çalışıyor. Ekrem Bey’in, Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne yatay geçişi için şunları söylüyor: “Yatay geçiş yapan sadece benim oğlum değildi. O zaman aynı fakülteden sanırım bir hafta 10 gün içinde yaklaşık 11 kişi daha nakil yapmış. Bu nakiller şahsa ait bir durum değil. Yasadışı bir durum söz konusu değil. İki üniversite arasında yapılan bir geçiş. Ayrıca bu oğluma özgü bir durum da değildi. Diplomasının iptalinin ne amaçla yapıldığını kamuoyu değerlendiriyordur.” 

ONLARA, “MÜSLÜMAN” DİYEMİYOR

İmamoğlu’nun babası olmak zor. Ne yaparsa yapsın ister istemez dedikodular da çıkar. Hasan Bey, kısa süre önce bana şu örneği anlatmıştı: “Benim için Altınoluk’ta 500 dönüm arazi aldığımı yayıyorlar. Hayır, ben 500 dönüm değil, üç ortaklı olarak 25 dönümü Ahmet’ten, Mehmet’ten aldım. 1968’den beri ticaret yaparım. Ben devletten, belediyelerden bir kuruşluk ne mal aldım ne ihalem oldu ne bir şeyim oldu. Bu yalanları, iftiraları atanlara artık Müslüman da diyemiyorum. Çünkü benim bildiğime göre Müslüman yalan konuşmaz. Başka bir şey demiyorum. Öyle bir şey olmadığına senet veririm onlara. Geçmişte bir gazeteci benimle ilgili yazıyordu. Bir gün kendisini arayıp, ‘Şu yazdıklarınızın hepsi yalan. Bir tanesi doğruysa neyim var neyim yok hepsini noter aracılığıyla yarın size vereyim. Ben hazırım’ dedim. Tabi gelmedi. Bazılarına yaranmak için kişiliğini kaybedenler var.”

BENİM İÇİN ÖNCE TÜRKİYE GELİR

Baba Hasan İmamoğlu, oğlunun asla hak etmediği bir durumla karşı karşıya olduğunu belirtti ve şunları söyledi: “İsnat edilenler suç değil, ‘iftiralar’ karşısında gerçekten çok üzgünüm. Yalnız biz değil, sülalem böyle iftiralarla karşılaşmamıştı. Ama ne yapalım sülalemin yaşadığı çağa uygun değil. Şu anda ne yapalım, bunlara sabırla katlanacağız, bekleyeceğiz. Benim için her şeyden önce oğlum değil, önce Türkiye gelir. Yeter ki Türkiye’ye faydamız olsun. İnşallah olur ne diyeyim Saygı Bey?”

İmamoğlu’nun aile şirketine soruşturma kapsamında el konulduğuna ilişkin haberler yayımlandı. Hasan İmamoğlu, “Bu konuyu ben de sizin gibi basından öğrendim. Ayrıca bir bilgiye sahip değilim.

NE VERGİ BORCUM, NE İHALEM

Benim hayatımda ne bir kuruş vergi borcum oldu ne bir kuruş devlet ihalem oldu. Ben 1968 yılında lise talebesiyken şirketi kurdum. Şirketimizle ilgili böyle bir şeyle ilk kez karşı karşıya kalıyoruz. Muhasebecimizden, avukatımızdan ‘El konulunca ne yapacaklar?’ diye bilgi topluyorum. Size bir anımı anlatayım: 1980 ihtilalinde pazarlamacılık yapıyorum. Arabayı yükleyip Artvin tarafına pazara gidiyordum. Sabah karanlık. Bir amca yanıma yaklaşıp, ‘Nereye gidiyorsun?’ diye sorduğunda pazara gideceğimi söyledim. ‘Aç bakalım radyoyu’ dedi. Açtım ki radyodan sıkıyönetim bildirisi okunuyor. Bütün banka hesaplarına el konulduğunu duydum. ‘Amca ben yatmaya gidiyorum’ deyince nedenini sordu. ‘Ne güzel banka hesaplarına el konulmuş, ne borcum var ne alacağım’ dedim. Valla şimdi onu diyorum. ‘Kayyum atanırsa ne yapar?’ diye soruyorum. Borcum da onların, alacağım da onların, bana da bir harçlık versinler yeter.

HESAP VEREMEYECEĞİMİZ BİR ŞEY YOK

Ben yabancılarla pek ortaklık yapmadım. Aile şirketimiz benimle oğlumun. Hesap veremeyeceğim hiçbir şey yok. Mehmet Cengiz benim çok samimi arkadaşımdı. Aşağı yukarı ticari hayatımız aynı tarihlerde başlar. Malum nedenlerden uzun süredir aramazdı. Şimdi ben diyorum Böyle bir şey olursa Mehmet’e bakın onunla beraberdik ticari hayatta ama Allah ona ‘Yürü kulum’ dedi benim öyle çok yükseklerde işim olmaz. Butik çalıştım, alnımın akıyla da hepsinden de çıktım. Allah’a şükür bundan da çıkacağım.”

OĞLUMLA GÖRÜŞMEK İÇİN RANDEVU

Oğlunun Adana, Bursa mitinglerine gitti. Uzaktan izledi. Onunla gurur duydu. “Çarşamba günü saat 13:00 civarında uygunsa birkaç dakikalığına yanına gidecektim. Nasip olmadı. Özel kalemini aradığımda hiç değilse 10 dakika müsait olabileceği şekilde zaman bulmalarını rica etmiştim. Maalesef onu götürmüşler. Hâlâ buluşacağız bakalım. Bir şey söyleyeyim mi Saygı Bey; hayatta beddua etmem. Bedduayı da dua gibi ediyorum. Diyorum ki ‘Kanunsuz, haksız, hurafeli, yalan iş yapanlara Allah öyle bir ceza versin ki evine gittiği zaman en sevdiğinin ciğerini kessin onu öldürerek ondan medet umsun.’ Beni öyle yaktılar. Hak etsem vallahi üzerinde durmayacağım. Hak etmedik. Ne o etti ne biz. Ama böyle.

BU ÜLKE KOLAY KAZANILMADI

Geçici olarak hep kârlıdırlar. Ama uzun vadede hep zarardadırlar. Ben başka bir şey demiyorum. Bu ülke kolay kazanılmadı. Bu ülkeye de benim dedem, iki tane kardeşi şehit gitti. Yani o zaman ben soruyorum: Niye şehit oldular? Şimdi kalktık, şuraya bakar mısın? Rejim değiştirmek için neler yapılıyor. Ben 1960 ihtilâlini ilkokulda yaşadım. 1980 ihtilâlini yaşadım. Bir sürü darbe girişimleri de oldu. Ben böyle bir şey görmedim. 1960 ihtilâlinde ilkokul talebesiyken, bizi bağırttılar ‘Olur mu böyle olur mu kardeş kardeşi vurur mu?’  şarkılarını söylettiler. Halâ kınıyorum. Şimdi, iyi niyet-kötü niyet bilmem ‘Ben dedim oldu’ deyip Ahmet’i alın, Mehmet’i alın diyor. Niçin?

ALLAH’TAN BAŞKA KİMSEDEN KORKUMUZ YOK

Allah’tan başka kimseden korkum yok, korkumuz yok. Allah’a şükür biz tarladan geldik. Eker, biçer yeriz. Hiç sıkıntı yok. Bu günlerde hayırlısıyla geçer.” Ekrem İmamoğlu’nun babası üzgün, kırgın ama hem kendisinin hem oğlunun Allah’tan başka kimseden bir korkusunun olmadığını üzerine basa basa belirtiyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.