Dilek İmamoğlu’nun Kardeşi Ali Kaya Soruşturmasına Tepki: “Delilsiz Tutuklama, İtibar Suikastine Dönüştü”
Ali Kaya hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan gelişmeler, “hukuka aykırılık” ve “itibar suikastı” iddialarını beraberinde getirdi. Ali Kaya adına yayımlanan basın bilgilendirme notunda, gözaltı ve tutuklama sürecine sert eleştiriler yöneltildi.
Ali Kaya hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan gelişmeler, “hukuka aykırılık” ve “itibar suikastı” iddialarını beraberinde getirdi. Ali Kaya adına yayımlanan basın bilgilendirme notunda, gözaltı ve tutuklama sürecine sert eleştiriler yöneltildi.
Açıklamaya göre Ali Kaya, 4 Şubat 2026 günü sabaha karşı ailesiyle birlikte yaşadığı evde gözaltına alındı. Gözaltı süreciyle birlikte, soruşturmanın gizliliğine rağmen kamuoyuna çeşitli ithamların servis edildiği, bu durumun masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkını açıkça ihlal ettiği savunuldu.
Basın notunda, Ali Kaya’ya yöneltilen suçlamaların tek bir soyut tanık beyanına dayandığı belirtilirken, söz konusu beyanı veren kişi hakkında avukatları aracılığıyla “suç uydurma” ve “iftira” suçlarından suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi.
İki gün ifadesi alınmadı, dosya olmadan sorgulandı iddiası
Açıklamada, Ali Kaya’nın iki gün boyunca Halkalı Narkotik Büro’da tutulduğu, bu süre içinde ifadesinin alınmadığı; 6 Şubat’ta ise Çağlayan Adliyesi’nde yetkili savcı yerine başka bir savcı tarafından ifadesinin alındığı öne sürüldü. Savcının elinde soruşturma dosyası bulunmadığı, yalnızca tanık beyanına dayalı bir ifade metni olduğu iddia edildi.
Ali Kaya’nın ifadesinde, suçlamaların muhatabı olan kişiyi tanımadığını, hayatı boyunca Bitez’de konaklamadığını ve hiçbir şekilde uyuşturucu madde kullanmadığını söylediği aktarıldı.
Testler negatif çıktı, yeni test istendi
Basın bilgilendirme notunda dikkat çekilen bir diğer başlık ise adli testler oldu. Ali Kaya’dan gözaltı sırasında kan ve idrar örneği alındığı, kendisinin saç ve tırnak örneği de verilmesini talep ettiği ancak bu talebin “gerek yok” denilerek reddedildiği belirtildi.
Buna rağmen, 23 Şubat 2026 tarihinde kan ve idrar testlerinin her ikisinin de negatif çıktığı açıklandı. Ancak savcılığın bu sonuçları yeterli bulmayarak, bu kez vücut kıllarından örnek alınmasını istediği ve bunun tutukluluk süresini uzatma amacı taşıdığı iddia edildi.
Açıklamada, “Negatif çıkan test sonuçlarına rağmen yeni test talep edilmesi, soruşturmanın amacına dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır” ifadelerine yer verildi.
Siyasi bağ vurgusu
Basın notunun en dikkat çeken bölümünde ise soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğü iddia edildi. Ali Kaya ve ağabeyi Cevat Kaya’nın tek “suçunun”, Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olmak olduğu öne sürüldü. İmamoğlu’nun, Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı adayı olduğuna dikkat çekilerek, sürecin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Yapılan açıklamanın tamamı ise şöyle:


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.