900 kilogramlık balkabağı yetiştiren Kaliforniyalı çiftçi: “Balkabağıma sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum, büyümeye devam et”

900 kilogramlık balkabağı yetiştiren Kaliforniyalı çiftçi: “Balkabağıma sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum, büyümeye devam et”

Leonardo Urena, Kaliforniya-Napa’lı bir çiftçi. Bir şaraphanesi ve bir çiftliği var. Çiftliğinde her sene dev balkabakları yetiştirerek yarışmalara katılıyor. 2019’da dev balkabağı yetiştirme rekorunu yaklaşık 986 kilogram ağırlığındaki balkabağı ile kırdı.

Leonardo Urena, sadece bir özel numune içeren küçük bir plastik torbayı göstermek için avucunu açtı. Pürüzsüz ve beyaz bir tohum, henüz dikkat çekici değil ama olacak çünkü dev bir balkabağı filizlendirme potansiyeline sahip. Urena, “Onlara sihirli tohumlarım diyorum” dedi gülümseyerek, “Çünkü dev balkabakları yetiştiriyorlar.”

Urena, doğanın belirlediği sınırları test eden seçkin bir küresel çiftçi grubunun parçası ve Kaliforniya-Napa’da bir şaraphane ve çiftlikten oluşan Hudson Ranch’in üretim müdürü. 

Deneyimli çiftçi, çeşitli meyve, sebze ve çiçekler yetiştiriyor. Urena’nın çiftliğinde mini su kabaklarından pancarlara kadar pek çok ürün bulunsa da en dikkat çekicileri yüzlerce kilo ağırlığındaki balkabakları. 

Urena’nın bitkileri onun ailesi gibi

Urena, tüm bitkilerine ailesinin bir parçası gibi davranıyor ve başarısının sırrı bu olabilir. Napa/Sonoma sınırına yaslanmış 2 bin 200 dönümlük arazideki çiftlikte, özenle sarılmış üzüm asmaları, meşe yüklü tepeler ve balkabaklarının yetiştiği bir bahçe bulunuyor. Bahçede sıra sıra çiçekler, sulu parlak domatesler ve bir su kabakları tüneli var. 

Bu yıl, Urena, yaklaşık 900 kilogram ağırlığındaki Kaliforniya’nın en büyük balkabağı ile Half Moon Bay’deki Safeway Dünya Şampiyonası’nda birinci oldu. Fakat ekim ayının başlarında yapılan Super Bowl yarışmasında Vaşington eyaletinden bir balkabağı onun balkabağını geçti. Urena, en son 2019’da balkabağı rekorunu yaklaşık 986 kilogram bir balkabağı ile kırdığında 15 bin dolar ödül kazanmıştı. 

Balkabağının takma adı: “Kaplumbağa”

Urena, “Kaplumbağam. Yavru kaplumbağam, bu benim favorilerimden biri” dedi, bir eliyle kocaman balkabağını okşayarak. Balkabağının tepesi Urena’nın büyürken onu sıcak tutmak için üzerine koyduğu bir battaniyenin sayesinde yemyeşil. Urena balkabağının ortasından çıkan boyun benzeri bir gövde için kaplumbağa adını kullanıyor. Balkabağına yakından bakarsanız küçük bir yüzü bile var.

Kaplumbağa büyümeyi ve rekabet etmeyi bitirmiş olsa da işi henüz bitmedi. Büyük gövdesinin içinde bir gelecek yatıyor. Genetik kodlar, dev balkabaklarını mümkün kılan şey. Urena, balkabağı tohumlarını dünyanın dört bir yanındaki çiftçilerle paylaşacak. Balkabağı tohumlarının dev balkabakları olmasını umuyor. 

Urena, sihirli tohumlarını çiftçilere ücretsiz veriyor

Urena’nın sihirli tohumları satılık değil, onları başka çiftçilere ücretsiz olarak veriyor. Bunun, zanaatın öncüsü, mükemmel tohumları üretmek için onlarca yıl harcayan Howard Dill adındaki çiftçinin onuruna yaptığını söylüyor. Şimdi “Kabak Kralı” olarak bilinen Dill, 2008’de öldü ancak tohumları hala yaşıyor. Dill bu işe başladığında, 250 kilograma yakın bir balkabağı yetiştirmek başarıydı.

Minnesotalı bir adam, Urena’nın rekorunu, Urena’nın kendi ürettiği bir tohumdan yetişen bir balkabağıyla kırdı

Minnesotalı bir adam, geçen yıl, Safeway Dünya Şampiyonası’nda yaklaşık bin kilogram ağırlığındaki dev bir balkabağı ile Urena’nın rekorunu kırdı.

Urena buna üzülmedi. Çünkü çiftçiler ve onların yarattıkları birbirine bağlıdır. Koltuğunu çalan balkabağı Urena’nın kendi topladığı bir tohumdan geldi. Urena bunu kendi balkabağının kardeşi gibi gördüğünü belirterek “Kutlarım çünkü bu benim tohumum. Ailenin bir parçasının bir numara olduğunu görmek gibi” dedi.

Ancak doğru tohumla bile dev kabaklar yetiştirmek kolay değil. İşler ters gidebiliyor ve hassas ve balkabağının yumuşak cildindeki küçük bir hasar bile balkabağının rekabet etmesini engelleyebiliyor.

Bitkileriyle sohbet ediyor

Urena Amerika’ya çalışmaya geldiğinde henüz çok gençti. Orta Meksika’da küçük bir kasabada doğan babası, o gençken ölmüş ve Urena geniş ailesine destek olmak istemiş. Çocukken, ne zaman alışveriş için bir başka köye gitse, güzel meyve ağaçlarıyla çevrili bir meyve bahçesinin yanından geçermiş. Çok geçmeden de bahçenin yaşlı sahibinin bitkilere nasıl baktığını izlemek için gizlice içeri girmeye başlamış.

“Onlarla konuşurdu” diye hatırlıyor Urena. “Nasılsın Bay Guava ağacı? Elma ağacım, portakal ağacım” diye konuşurdu. Hepsine ‘günaydın’ diyerek ve meyvelerine, onların güzelliğine hayran kalarak”.

Güzellik ve merak ona ilham verdi ve şimdi bunu içinde taşıyor. “Bitkilerimle de konuşuyorum” dedi. Onlara güzel olduklarını söylüyor ve ürettikleri güzel meyveler için teşekkür ediyor. Belki de bu yüzden her yıl Urena’nın balkabağı büyüyor.

“Çadıra giriyorum ve balkabağına sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum. Büyümeye devam et”

Urena, yarışmalarla ilgili duygularını ise şöyle anlatıyor: 

“Çadıra giriyorum ve balkabağıma sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum. Büyümeye devam et. Ölçüleceğini biliyorum, herkes seni alkışlayacak.Yarışmada rakamları görmüyorsunuz çünkü sahnedesiniz, sayıları sadece kalabalık görüyor. Kalabalıktan büyük bir çığlık duyduğunuzda balkabağınızın bir numara olduğunu anlıyorsunuz”.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.