Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan enflasyon analizi: 'Dezenflasyonun hızı yavaş seyrediyor'

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan enflasyon analizi: 'Dezenflasyonun hızı yavaş seyrediyor'

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, hizmet enflasyonundaki yüksek seyrin nedenlerini ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Merkez Bankası değerlendirmesinde, özellikle yerel ve rekabeti sınırlı hizmetlerde fiyatlama gücünün arttığına dikkat çekildi. Analiz, bu yapının dezenflasyon sürecini zorlaştıran önemli unsurlardan biri olduğunu ortaya koydu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) blog sayfası Merkezin Güncesi’nde yayımlanan analizde, hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna kıyasla daha kalıcı bir seyir izlediğine dikkat çekildi. Özellikle şehiriçi ulaştırma gibi yerel nitelikli hizmetlerde, fiyat artışlarına rağmen talebin devam edebildiği vurgulandı.

Analizde, bu tür hizmetlerde tüketicilerin ikame imkânlarının sınırlı olması nedeniyle fiyat rekabetinin düşük kaldığı belirtilerek, “Bu özellikler, hizmeti arz edenlerin fiyatlama gücünü artırarak hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna kıyasla daha kalıcı bir seyir izlemesine neden oluyor” ifadelerine yer verildi.

HİZMET FİYATLARI MERCEK ALTINDA

TCMB Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü’nde Yardımcı Ekonomist Aysu Çelgin ile Kıdemli Ekonomist Fethi Öğünç tarafından hazırlanan “2025 Yılı Hizmet Fiyatlarına Yakın Mercek: Alt Kalemler Ne Anlatıyor?” başlıklı çalışma, Merkezin Güncesi blogunda yayımlandı.

Analizde, tüketici enflasyonunun 2025 yılını yüzde 30,9 ile tamamladığı hatırlatıldı. Aynı dönemde mal enflasyonunun yüzde 25, hizmet enflasyonunun ise yüzde 44 seviyesinde gerçekleştiği belirtilerek, hizmet grubundaki yüksek seyrin nedenleri ayrıntılı biçimde ele alındı.

Beşli düzeydeki fiyat endeksleri incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek fiyat artışı gösteren ilk 30 kalemin 19’unun hizmet grubunda yer aldığı vurgulandı. Hizmet tarafında ise üç ana grubun öne çıktığı ifade edildi; eğitim, kira ve yerel nitelikli, rekabetin görece sınırlı olduğu hizmetler.

EĞİTİM HİZMETLERİNDE ARTIŞ ÖNE ÇIKTI

Analizde, 2025 yılında en yüksek artış gösteren hizmet kalemleri arasında eğitim hizmetlerinin ilk sırada yer aldığı belirtildi. Daha uzun vadeli bir karşılaştırmada, 2019 sonuna kıyasla tüketici fiyatlarının yaklaşık 8 kat arttığı, eğitim hizmetlerinde ise artışın 10 kata ulaştığı ifade edildi.

Bu dönemde üniversite ücretlerinin 15,1 kat artışla endeks içinde en yüksek artış gösteren dördüncü alt kalem olduğuna dikkat çekildi.

YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ VE ENDEKSLEME ETKİSİ

Eğitim ücretlerindeki artışlarda, geçmiş enflasyona endeksleme mekanizmalarının belirleyici olduğu vurgulanan analizde şu değerlendirmelere yer verildi:

Örneğin, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği yakın döneme kadar 12 aylık ortalama tüketici ve yurtiçi üretici fiyat artışlarını esas alan, fiilen son 24 ayın etkisini içeren bir çerçeve sunuyordu. 5 Eylül 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle cari yıla ait yıl sonu fiyat artışına dayalı; son 12 ayın etkisini yansıtan bir değişikliğe gidildi. Eski çerçevede ekonomideki beklenmedik gelişmelerin fiyatlara yansıması daha uzun bir zamana yayılıyordu. Enflasyonun yükseliş sürecinde fiyatını hızlı biçimde uyarlayamayan kurumlar dezavantajlı duruma düşüyordu. Öte yandan şokların etkisi zayıfladığında, fiyat ayarlamaları geçmiş 24 ayın etkisini içeren yüksek enflasyona endekslendiği için dezenflasyonun hızı yavaş seyrediyordu. Bu açıdan son düzenleme değişikliğini, endeksleme mekanizmasını görece zayıflatarak dezenflasyon sürecini destekleyecek bir adım olarak okumak mümkün.

KİRA ENFLASYONU DİĞER HİZMETLERDEN AYRIŞIYOR

Hizmet enflasyonunda yüksek seyriyle öne çıkan bir diğer kalemin kiralar olduğu belirtildi. Analizde, deprem, kentsel dönüşüm, demografik unsurlar, kira artış sınırlamaları ve sözleşmelerin çoğunlukla geçmiş enflasyona endeksli yenilenmesinin kira enflasyonundaki ataleti artırdığı ifade edildi.

Bu çerçevede para politikasının konut piyasasına etkisinin gecikmeli gerçekleşebildiği, arz yönlü politikaların etkisinin ise orta ve uzun vadede görüldüğü vurgulandı. Bu nedenle kira enflasyonunun yavaşlamakla birlikte, diğer hizmet kalemlerine kıyasla bir süre daha ayrışabileceği değerlendirildi.

YEREL VE REKABETİ SINIRLI HİZMETLERDE FİYATLAMA DAVRANIŞI

Analizde, kira ve eğitim gibi hizmetlerin enflasyona etkisinin yalnızca tüketim payı üzerinden oluşan doğrudan katkıyla sınırlı olmadığı, hanehalkı bütçeleri üzerinden ikincil etkiler de yaratabildiği belirtildi.

Yerel nitelikli ve rekabetin görece sınırlı olduğu hizmetler; berber ve kuaför, gündelikçi, veteriner hizmetleri, kuru temizleme, ayakkabı tamiri ile şehiriçi ulaştırma kalemleri olarak sıralandı. Bu hizmetlerin ortak özelliğinin emek yoğun yapıda olmaları ve fiyatlama süreçlerinin çoğu zaman idari ya da yarı idari kararlarla şekillenmesi olduğu ifade edildi.

Analizde şu değerlendirmeye yer verildi:

Bu hizmetlerin önemli bölümü emek yoğun ve fiyatları doğrudan hizmeti üreten kişinin gelirini oluşturuyor. Bu bakımdan bu tarz hizmetlerde faaliyet gösterenler için satın alma gücündeki aşınmayı telafi etme çabası ya da kişinin gelir ve enflasyon beklentisi önemli.

ENFLASYONA KATKI HALEN YÜKSEK

Üç ana grubun tüketici enflasyonuna katkısının 11,3 puan ile 2024 yılının Mayıs-Haziran döneminde zirveye ulaştığı belirtilen analizde, 2025 yılı sonunda bu katkının 7,8 puana gerilediği ancak hâlen yüksek seviyede olduğu vurgulandı.

Yıl sonu itibarıyla kira, eğitim ve yerel nitelikli hizmetlerin enflasyona katkısının sırasıyla 4,21,5 ve 2,1 puan düzeyinde gerçekleştiği kaydedildi. İncelenen hizmet kalemlerinin, toplam tüketici enflasyonunun yaklaşık dörtte birini oluşturduğu belirtildi.

DEZENFLASYON SÜRECİ İÇİN KALICILIK RİSKİ

Analizde sonuç olarak, 2025 yılında hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde eğitim ve kira kalemlerinin yanı sıra yerel ve rekabeti görece sınırlı hizmetlerin belirleyici olduğu ifade edildi.

Eğitimde yapılan son düzenleme değişikliğinin dezenflasyon sürecini destekleyici bir adım olarak değerlendirildiği belirtilirken, kira tarafında ana eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret edildi. Buna karşın şehiriçi taşımacılık ve diğer yerel hizmetlerde gözlenen fiyat artışlarının, enflasyonun seyrini zorlaştıran yapısal katılıklar barındırdığı vurgulandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.