SGK uzmanından emekli ve asgari ücretlilere kötü haber: Yüksek prim ödeyenleri bekleyen sessiz tehlike!

SGK uzmanından emekli ve asgari ücretlilere kötü haber: Yüksek prim ödeyenleri bekleyen sessiz tehlike!

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, en düşük emekli maaşındaki artışa rağmen sistemdeki gelir dengesinin bozulduğunu belirtti. Yüksek prim ödeyen emeklilerin yeterince korunamadığına dikkat çeken Erdursun, bu tablonun sosyal güvenlik sistemi açısından yeni riskler doğurabileceğini vurguladı. Emekli maaşları arasındaki farkın giderek kapanması tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

En düşük emekli maaşının 20 bin TL'ye yükseltilmesi tartışmaları beraberinde getirirken, yüksek prim ödeyen emeklilerin bu artıştan sınırlı biçimde yararlanması dikkat çekti. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, köşe yazısında, emekli maaşları arasındaki farkın giderek kapandığını ve bu tablonun sosyal güvenlik sistemi açısından yeni riskler barındırdığını ifade etti.

EMEKLİ MAAŞLARI ARASINDAKİ FARK DARALIYOR

Erdursun, son dönemde yapılan düzenlemelerin ilk bakışta olumlu görünebileceğini ancak tabloya yakından bakıldığında yapısal sorunların öne çıktığını belirtti. Erdursun, “Ocak ayı itibarıyla asgari ücret 22.104 TL'den 28 bin 75 TL'ye çıkarıldı. Aynı dönemde en düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL'den 20.000 TL'ye yükseliyor. İlk bakışta bu artışlar önemli gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

HAYAT PAHALILIĞI VE MAAŞ ARTIŞLARI

En düşük emekli aylığı idari bir kararla yükseltilirken, bu tutarın üzerinde maaş alan milyonlarca emeklinin aylığında yalnızca yüzde 12,19 oranında artış yapıldığına işaret eden Erdursun, bu oranın resmi enflasyon farkını yansıttığını ancak hayat pahalılığını telafi etmediğini vurguladı.

Erdursun, en düşük emekli aylığına yüzde 12,9 yerine yüzde 18,48 oranında artış yapılmasının da alım gücünü artırmadığını belirterek, en düşük aylık dışında kalan emeklilere yönelik ek bir düzenleme yapılmamasının sistemde yeni bir denge değil, yeni bir bozulma yarattığını söyledi.

YILLARA GÖRE EMEKLİ AYLIKLARINDA DEĞİŞİM

Paylaşılan verilere göre, Ocak 2019’da hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 1.000 TL, ortalama emekli aylığı ise 2.090 TL seviyesindeydi. Bu dönemde iki maaş arasındaki fark yüzde 109 olarak kayda geçti.

Temmuz 2025’te en düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL’ye, ortalama emekli aylığı ise 20 bin 992 TL’ye yükseldi. Bu dönemde fark yüzde 24’e kadar geriledi. Ocak 2026’da ise en düşük aylığın 20 bin TL’ye, ortalama aylığın yaklaşık 23 bin 551 TL’ye çıkması öngörülürken, farkın yüzde 18’e indiği hesaplandı.

Bu tabloyu değerlendiren Erdursun, “Yani sistem, ortalama emekli aylıklarını yukarı taşımıyor; en düşük aylığa doğru aşağı çekiyor. Bu tabloya refah artışı demek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM BEKLENTİSİ

Asgari ücret artışlarına da değinen Erdursun, 2026 yılı için açıklanan hedef enflasyon doğrultusunda temmuz ayında ara zam yapılmasının güçlü bir ihtimal olmadığını belirtti. Erdursun, “2026 yılı için açıklanan hedef enflasyon doğrultusunda, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılması büyük ihtimalle gündeme gelmeyecek” dedi.

Ocak ayında yapılan artışın yılın tamamını kapsayacağını ifade eden Erdursun, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesi halinde reel kaybın kaçınılmaz olacağını söyledi. Erdursun, “Ocak ayında yapılan zam, tüm yılın yükünü taşıyacak. Enflasyon hedefin üzerinde gerçekleşirse, reel kayıp kaçınılmaz olacak. Asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanlar da yıl içinde zam alamayacak. Yani yalnızca asgari ücretliler değil, orta gelir grubu da alım gücü kaybı yaşayacak” değerlendirmesinde bulundu.

SGK SİSTEMİNE YÖNELİK UYARI

Sorunun en düşük emekli aylığının artırılması olmadığını vurgulayan Erdursun, “Sorun, ortalama emekli aylığının ve ortalama ücretin korunamaması” dedi. Yüksek prim ödeyen kişilerin enflasyon karşısında yeterince korunamadığı bir yapıda, daha fazla prim ödemenin anlamsızlaştığını belirten Erdursun, bu durumun 2026 yılı sonrasında SGK sistemi açısından ciddi sorunlar yaratabileceği uyarısında bulundu.

Erdursun, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

Ücretler artıyor olabilir; ancak alım gücü korunmuyorsa, bu artışların toplumsal karşılığı yoktur. Gerçek refah, nominal zamlarla değil, reel gelirlerin korunmasıyla sağlanır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.