Halkın gündemi ekonomi: Halk pazarında taksitle meyve sebze dönemi!

Halkın gündemi ekonomi: Halk pazarında taksitle meyve sebze dönemi!

Datça Pazarı’ndan çekilen fotoğraf, ekonomik krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. “Sebze ve meyveye 5 taksit” yazısını değerlendiren CHP’li Bulut, “Milyonlar en temel gıda ihtiyaçlarını bile borçlanarak karşılayabiliyor” dedi.

Türkiye’deki derin yoksulluk, milyonlarca yurttaşı sosyal yardıma mahkûm etti. Resmi verilere göre, Türkiye’de milyonlarca yurttaş, en temel ihtiyaçlarına dahi ancak sosyal yardımlar ile ulaşabildi.

Muğla'nın Datça ilçesindeki semt pazarından çekilen fotoğraf ise “Türkiye’nin yoksulluk fotoğrafı” oldu. CHP Milletvekili Burhanettin Bulut’un gündeme getirdiği fotoğraf, “Halk sebze meyveye de ancak borçla ulaşabiliyor” yorumlarının haklılığını ortaya koydu.

TAKSİTLE MEYVE SEBZE

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Datça Pazarı’ndaki bir meyve-sebze standına taksitle satış yapıldığına yönelik duyuru asıldı. Yurttaşın taneyle alışveriş yaptığı Türkiye manzarasına ayna tutan duyuru afişinde, “Sebze ve meyveye beş taksit” yazıldı.

DOYMAK İÇİN BORÇLANMA

Fotoğrafa yönelik BirGün’e değerlendirmelerde bulunan CHP’li Burhanettin Bulut, “Fotoğrafı bir tanıdığım, Muğla'nın Datça Pazarı’nda çekmiş. Tek bir kare, Türkiye ekonomisinin bugün geldiği noktayı anlatmaya yetiyor” dedi. Taksitin eskiden televizyon, buzdolabı ve otomobil gibi pahada yüksek ürünlere yapıldığının altını çizen Bulut, Bugün ise vatandaş, mutfağına koyacağı domatesi, biberi, meyveyi kredi kartına taksitle almak zorunda bırakılıyor. Yıllarca, ‘Ekonomimiz büyüyor, Türkiye şahlanıyor, çağ atlıyoruz’ denildi. Ama bugün iktidarın memleketi getirdiği noktada insanlar yatırım yapmak için değil, karnını doyurabilmek için borçlanıyor. Çarşıda, pazarda, markette yaşanan gerçekler; ekranlarda anlatılan pembe tabloların aksini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

UTANÇ FOTOĞRAFI

Asgari ücretin ve emekli aylıklarının giderek eridiğini vurgulayan Bulut, sözlerini şöyle noktaladı:

“Sefalet ücretine mahkum edilen emeklinin maaşı ilk gün bitiyor. Asgari ücretli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Gençler gelecek hayali kuramıyor. Çiftçi artan maliyetler altında eziliyor, üretici kazanamıyor, tüketici ise aldığı her lokmanın hesabını yapmak zorunda kalıyor. Bir ülkenin gerçek zenginliği sarayların ihtişamıyla değil, vatandaşının sofrasındaki ekmekle ölçülür. İnsanlar meyveyi, sebzeyi taksitle almak zorunda kalıyorsa ortada övünülecek bir ekonomik başarı değil, ağır bir geçim krizi vardır. Vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısını inkâr edenler, enflasyonun altında ezilen milyonları görmezden gelenler, bu tablonun siyasi sorumluluğundan kaçamaz.

Bu tablo yanlış ekonomi politikalarının, israfın, liyakatsizliğin sonucudur. Bu fotoğraf sadece bir pazar tezgâhını göstermiyor, milyonlarca insanın yaşadığı ekonomik sıkışmışlığı gözler önüne seriyor. Bu fotoğraf utanç fotoğrafıdır.”

YOKSULLUK SAHA ÇALIŞMALARINDA

TÜİK’in makyajlı verileri ve siyasetçilerin çizdiği pembe tablolara karşın Türkiye’deki derin yoksulluk, gizlenemiyor. CHP Lideri Özgür Özel’in masasına konulan ankete göre, temel ihtiyaçların karşılanabilme durumuna yönelik soruya, “Kısmen zorlanıyorum” ya da “Zorlanıyorum” diyen AKP seçmeninin oranı yüzde 60’a, MHP seçmeninin oranı ise yüzde 56’ya dayanıyor. Türkiye genelinde gerçekleştirilen 2 bin 94 örnek büyüklüğüne sahip araştırmaya katılanların yüzde 59’u, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtiyor.

YOKSULLUĞU GİZLEME BÜTÇESİ

Türkiye’de 15 milyon yurttaşı sosyal yardıma mahkûm eden yoksulluğu gizlemek amacıyla kullanıldığı savunulan Yoksullukla Mücadele bütçesi de çözüm üretmiyor. 2026 yılının Mayıs ayında 45,4 milyar TL olmak üzere, Ocak-Mayıs 2026 döneminde gerçekleştirilen yoksullukla mücadele harcaması 190,5 milyar TL ile ifade ediliyor.

TEMEL HAKLARDAN YOKSUNLUK

Türkiye’deki ekonomik krizden doğan derin eşitsizlik, en temel yurttaşlık haklarını da tehdit ediyor. Türkiye’de, “Şanslı azınlık” olarak nitelendirilen kesim birden fazla lüks konut sahibi olurken 2019-2025 döneminde 168 bin 732 ev, “Oturulamayacak derecede eski” olarak işaretleniyor.

Ailesi yoksulluk çeken 1 milyon 525 bin 508 çocuk, okula gidebilmek için sosyal yardım alıyor. Benzer bir tablo sağlık hizmetlerine erişimde de yaşanıyor. Nüfusun en yoksul kesiminde yer alan ailelere 0-6 yaş arası çocuklarını düzenli olarak sağlık kontrollerine götürmeleri şartı ile yapılan düzenli nakit para yardımından yararlanan sayısı 803 bin 70’e ulaşıyor.

Ailesi yanında en temel ihtiyaçları dahi karşılanamayan ve ailesinden alınma riski bulunan toplam çocuk sayısı da yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verilerine göre, ailesi tarafından bakılamadığı için Sosyal ve Ekonomik Destek Programı’na alınan çocuk sayısı kayıtlara, 262 bin 229 olarak yansıyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.