Dolar ve Euro 2026’ya yükselişle başladı: Piyasada o eşik aşıldı!

Dolar ve Euro 2026’ya yükselişle başladı: Piyasada o eşik aşıldı!

Dolar ve Euro yeni güne hareketli bir seyirle başlarken piyasaların odağında iç borçlanma programı yer alıyor. Yatırımcılar hem Hazine ve Merkez Bankası adımlarını hem de küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından izliyor. Vergi düzenlemeleri ile enflasyon beklentileri de gündemin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.

İstanbul serbest piyasada dolar 43,0270 liradan, Euro ise 50,6110 liradan güne başladı. Çarşamba günü doların satış fiyatı 42,9610 lira, Euro’nun satış fiyatı ise 50,5390 lira seviyesinde bulunuyordu.

PİYASALAR İÇ BORÇLANMA PROGRAMINI İZLİYOR

Piyasalarda, önümüzdeki hafta başlayacak ve yılın ilk çeyreğinde 1,32 trilyon TL’ye ulaşması öngörülen iç borçlanma programı yakından takip ediliyor.

TL’nin dolar karşısında aralık ayındaki değer kaybı yüzde 1,1 olurken, 2025 genelinde kayıp yüzde 17,7 olarak gerçekleşti. TL, 2024 ve 2025 yıllarını reel değer kazancıyla tamamladı.

HAZİNE VE TCMB ADIMLARI ÖNE ÇIKIYOR

Hazine, ocakta 488 milyar TL, şubatta 520 milyar TL ve martta 313 milyar TL olmak üzere yılın ilk üç ayında toplam 1,32 trilyon TL iç borçlanma öngördü. Yoğun itfa dönemi öncesinde Merkez Bankası (TCMB), Açık Piyasa İşlemleri (APİ) kapsamında nominal 262,3 milyar TL seviyesindeki Hazine tahvil portföyünü önümüzdeki yıl 450 milyar TL’ye çıkaracağını açıkladı.

Bu süreç, Hazine’nin yılın en yoğun borçlanma döneminde tahvil piyasasına olası etkileri açısından piyasalar tarafından izleniyor. TCMB, doğrudan alım işlemlerinin APİ portföyünün itfa profili ve piyasa likidite koşulları dikkate alınarak yıl içinde "dengeli ve öngörülebilir" bir çerçevede yürütülmesinin hedeflendiğini belirtti.

Ekonomistler, tahvil portföyünün TCMB bilançosuna oranının tarihsel ortalamalara yakın bir seviyeye çıkarılmasının, sürecin parasal gevşeme anlamına gelmeyeceği görüşünde birleşiyor.

KÜRESEL PİYASALARDA DÜŞÜK HACİM

Küresel yatırımcılar, yapay zekâ öncülüğündeki yükselişin test edileceği, ABD Merkez Bankası’nda (Fed) yönetim değişikliğinin yaşanacağı ve Donald Trump’ın başkanlığı döneminde piyasalarda yeni dalgalanmaların görülebileceği bir döneme hazırlanıyor.

Yeni yıl tatili nedeniyle küresel piyasalarda işlem hacmi düşük seyrederken, bankacılar önümüzdeki haftadan itibaren hem küresel hem de yerel piyasalarda hacimlerin yeniden artmasını bekliyor.

İç gündemde ise bugün saat 10.00’da açıklanacak aralık ayı imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verisi öne çıkıyor. Yıl sonlarında yapılan düzenlemelerin enflasyon üzerindeki etkileri de piyasalar tarafından yakından izleniyor.

VERGİ DÜZENLEMELERİ TAKİP EDİLİYOR

Akaryakıtta yapılan düzenlemeyle maktu ÖTV tutarı yüzde 6,95 oranında artırıldı. Sigarada maktu ÖTV tutarı ise 16 TL’den 17,27 TL’ye yükseltildi.

Kazançlara uygulanan gelir vergisi dilimleri yeni yıl itibarıyla yeniden belirlendi. Buna göre 190 bin TL’ye kadar kazançlarda yüzde 15190 bin–400 bin TL arası kazançlarda yüzde 20400 bin–1,5 milyon TL arası kazançlarda ise yüzde 27 oranında gelir vergisi uygulanacak.

Bu kapsamda cep telefonu hatlarının ilk tesisinde alınan özel iletişim vergisi (ÖİV), yeniden değerleme oranı olan yüzde 25,49 oranında artırılarak 700 TL’ye çıkarıldı. Düzenlemeyle yurtdışı çıkış harcı 710 TL’den 1,250 TL’ye yükseltilirken, cep telefonu IMEI kayıt ücreti de yeni yıl itibarıyla 54 bin 258 lira olarak belirlendi.

Ekonomi yönetimi, enflasyon üzerindeki etkisi yüksek olan bazı vergi ve harç kalemlerinde yeniden değerleme oranının altında artış yapılacağını daha önce açıklamıştı.

ENFLASYON VE FAİZ BEKLENTİLERİ

Ekonomistler, asgari ücret ve vergi artışlarını enflasyona etkileri nedeniyle yakından izliyor. Şu ana kadar yapılan düzenlemeler, ekonomistlerin 2026 sonu için yaklaşık yüzde 22 seviyesindeki tahminlerinde belirgin bir değişikliğe yol açmadı. Bu oran, hükümetin yüzde 16 olan hedefinin üzerinde bulunuyor.

Önümüzdeki hafta ihaleler ve enflasyon verileri gündemin odağında olacak. Reuters anketine göre Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) aralık ayında gıda ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle aylık artışın yüzde 0,98’e düşmesi bekleniyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 31 seviyesinde.

TCMB, enflasyondaki düşüşün yeniden hız kazandığını gösteren TÜFE verilerinin ardından enflasyonun ana eğiliminde iyileşme olduğunu vurgulayarak geçen ay 150 baz puanlık faiz indirimi yaptı. Bir sonraki faiz kararı ise 22 Ocak’ta açıklanacak.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.